Filiz Deniz: İnsan biriktirdikleriyle yaşamayı öğrenir…

Aslında hepimiz birbirimizin hikâyesiyiz. Kiminin izi bir selam kadar kısa, kiminin ki bir ömür kadar uzun. Kesişen yollar, birbirine karışan gölgeleriz biz; sonra yine kendi yalnız yolculuğumuza savruluruz. Ben de..

Filiz Deniz: İnsan biriktirdikleriyle yaşamayı öğrenir…
Yayınlanma: Güncelleme: 3 views

Aslında hepimiz birbirimizin hikâyesiyiz. Kiminin izi bir selam kadar kısa, kiminin ki bir ömür kadar uzun.

Kesişen yollar, birbirine karışan gölgeleriz biz; sonra yine kendi yalnız yolculuğumuza savruluruz. Ben de bu yolculukta heybemde nice hikâye biriktirdim, farklı kalplerden…

Her biri, anlatılmayı ve anlaşılmayı bekleyen bir anlatıcı bekliyorlardı.

Şimdi heybem dolu, adımlarım yorgun. Her hikâyede biraz eksildim, biraz çoğaldım. Derler ya, her insanın içinde bir kuyu vardır; benim kuyum da bu biriktirdiklerimle derinleşti.

Hikayelerim önce misafir gibi geldi bana. Sonra yavaşça yerleşti koltuğuma, fincanıma, nefesime. Artık kahvemi onlarla içiyorum. Onlarda kulağıma eğilip fısıldıyor: “Yaşamak, biriktirdiklerini taşımayı öğrenmektir.”

Zaman, içimde bir bulut gibi ağırlaştı. Her damlası bir hikâye, her hikâye başka bir renge boyandı. Ruhumun raflarında, sayfaları sararmış kitaplar gibi biriktirdim hepsini.

Birinin bakışında, birinin kelimesinde, birinin susuşunda saklı hikâyeler dinledim. Her biri bir diğerinin hikayesi anladım.

Her sayfayı yeniden okudukça sessizliğimin bilgeliğine biraz daha yaklaştım.
Sonra o hikayelerden bir yol yaptım yolcusunu bekleyen. Ve biliyorum, bir gün biri gelecek, bir hikâyenin kıyısında kendinden bir parça bulacak.

Anılar öyle çoğaldı ki birini anlatsam diğeri küsüyor.

Heybemdeki hikâyelerin her biri bir yaşam. Her biri kendi içinde derin hüzünler ve acılar taşır. Şimdi anlıyorum insan yürürken yaşadıklarını unutmaz, yaşanmışlıklar silinmez.

Gözlerimi kapattığımda yüzler geçiyor önümden, her biri tanıdık, her biri bir yankı.

Her anı bir anahtar.
Kimi pas tutmuş bir demir, kimi altın parıltısı, hepsi avuçlarımda şimdi, ağır ve kıymetli.

Gecenin koynunda konuşurum onlarla bazen, bazen de suskun bir kalabalığın içinde.
Ölüler ve yaşayanlar, unutulanlar ve hatırlananlar, hepsi bir nehir olup akar içimde.

Ve anlıyorum, yaşlanmak biriktirdiğin hikayelerdir, her anı bir yoldaş, her acı bir sırdaş olur. Zamanın getirdiği bu ağır hazineyi taşımak ise aslolan.

Ve yine anlıyorum ki,

İnsan yaşlandıkça yalnız kalmaz, biriktirdikleriyle yaşamayı öğrenir…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.