BIST 100
13.458,10 1,24%
DOLAR
47,5119 0,11%
EURO
54,8195 0,08%
GRAM ALTIN
6.175,37 -1,31%
FAİZ
42,05 0,12%
GÜMÜŞ GRAM
87,99 -2,27%
BITCOIN
62.894,00 -0,01%
GBP/TRY
64,0875 0,16%
EUR/USD
1,1527 -0,01%
BRENT
87,93 1,21%
ÇEYREK ALTIN
10.096,73 -1,31%
Diyarbakır Açık
Diyarbakır hava durumu
38 °

Epstein belgelerinde yeni skandal

IMG_1207

Jeffrey Epstein belgelerinde kişisel bilgileri açığa çıkan mağdurlar hâlâ risk altında. DW'nin araştırması, yekililerin düzeltme vaadine rağmen hassas verilerin çevrimiçi kaldığını ortaya koydu.

ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein dosyalarını yayımlarken yaptığı ihmaller, cinsel istismar mağdurlarının kişisel bilgilerini açık etti. Aylardır süren arşiv incelemeleri, gizli kalması gereken isimlerin, ses kayıtlarının ve hassas verilerin hâlâ kamuoyuna açık olduğunu gözler önüne serdi.

Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin milyonlarca sayfalık devlet arşivinin kamuoyuyla paylaşılması, koruma altındaki mağdurlar için yeni bir güvenlik krizine yol açtı. Geçtiğimiz Mayıs ayında ABD Kongresi’ne ifade veren bir cinsel istismar mağduru, yaşadığı çaresizliği "Sürekli arkamı kollamadan yaşayamaz hâle geldim" sözleriyle özetledi.

Adalet Bakanlığı, 30 Ocak tarihinde Epstein’e ilişkin devasa veri setini erişime açtı. Ancak bu hamleden yalnızca üç gün sonra bakanlık avukatları, Federal Mahkeme’ye başvurarak kişisel verilerin yayınlanmasında "insan hatası ve teknik sorunlar" yaşandığını itiraf etmek zorunda kaldı. Bakanlık her ne kadar hatalı belgelerin ayıklanacağını duyursa da, aradan geçen aylara rağmen güvenlik açıkları kapatılamadı.

Aylar Süren İnceleme Tehlikeyi Gözler Önüne Serdi

DW’nin araştırmacı gazetecilik birimi ile inovasyon ve veri ekiplerinin aylar süren çapraz incelemeleri, sistemdeki skandal boyutundaki ihmalleri deşifre etti. Şubat ayı ortalarında 800 binden fazla dosyayı toplamayı başaran ekipler, arşivin sürekli olarak değiştirildiğini, dosyaların silinip yeniden yüklendiğini ve binlerce belgenin iz bırakmadan kaybolduğunu tespit etti.

Her bir belgenin orijinal olup olmadığını doğrulamak için "hash" adı verilen benzersiz dijital parmak izlerini kullanan gazeteciler, aynı isimli dosyaların boyutlarının değiştiğini ve içeriklerine sonradan eklemeler yapıldığını belirledi.

Bir başka vakada ise adı sürekli sansürlenen bir mağdurun kimliği, ifade tutanağının son sayfasında avukata teşekkür ettiği bölümde açıkça bırakıldı.

Ses Kayıtlarında Sansür Fiyaskosu

Mağdur ifadeleri ve ihbar kayıtlarındaki ses dosyaları, Almanya merkezli Fraunhofer Dijital Medya Teknolojileri Enstitüsü (MDS) bünyesindeki Medya Dağıtımı ve Güvenliği araştırma grubu tarafından adli analizden geçirildi.

150’den fazla ses kaydını inceleyen uzmanlar, sansür yöntemlerinin son derece tutarsız olduğunu ortaya koydu. Adli ses analisti Milica Gerhardt, duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Bu ses kayıtlarının içeriğine bakıldığında, çok sayıda kişisel bilginin sansürlenmediği görülebiliyor" dedi.

Örneğin resmi ihbar hattını arayan bir kişinin adı bazı kayıtlarda "bip" sesleriyle gizlenirken, aynı veri setinin farklı bir sürümünde hem kişinin tam adı hem de doğrudan iletişim bilgileri açıkça duyuluyordu. Mağdurlar için uygulanan koruma önlemlerinin tanıklar ve ihbarcılar için geçerli olmadığı anlaşıldı.

MDS araştırma grubu başkanı Patrick Aichroth ise yapılan hatalara tepki göstererek, "Hassas ya da kimliği ortaya çıkarabilecek bilgiler bir kez ifşa edildiğinde, bunun yol açtığı zarardan geri dönüş olmaz" uyarısında bulundu.

Bakanlık Sessizini Koruyor, Hukuki Mücadele Başlıyor

Elde edilen bulgular ve sansürlenmemiş mağdur bilgileri ABD Adalet Bakanlığı ile paylaşılmasına rağmen, kurumdan herhangi bir yanıt alınamadı.

Nisan ayında Adalet Bakanlığı Müfettişlik Ofisi, şeffaflık yasasına uyum süreçlerini denetlemek üzere inceleme başlatırken, Temmuz ayında Kongre üyeleri yeni bir yasa tasarısı sundu. "Epstein Dosyaları Şeffafık Yasası II" adı verilen tasarı, kurallara uymayan Adalet Bakanlığı’na karşı mağdurlara dava açma hakkı tanıyor.

Mayıs ayındaki oturumda yaşadığı mağduriyeti dile getiren istismar kurbanı, sistemin adalet sağlamaktan uzak olduğunu şu sözlerle vurguladı:

"Zenginler ve güçlüler sansürlemeler sayesinde korunurken, benim adım tüm dünyanın önüne serildi. Kanıtlar burada duruyor. Buna rağmen iktidardakiler kendi sorumluluklarını kabul etmek yerine, sosyal, duygusal ve fiziksel olarak yok olmamızı tercih ediyor

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?