BIST 100
13.458,10 1,24%
DOLAR
47,5017 0,09%
EURO
54,8195 0,08%
GRAM ALTIN
6.175,37 -1,31%
FAİZ
42,05 0,12%
GÜMÜŞ GRAM
87,99 -2,27%
BITCOIN
63.429,00 1,31%
GBP/TRY
64,1335 0,23%
EUR/USD
1,1548 0,17%
BRENT
87,93 1,21%
ÇEYREK ALTIN
10.096,73 -1,31%
Diyarbakır Açık
Diyarbakır hava durumu
33 °
  • ANASAYFA
  • GENEL
  • Zazaca tehlikede: “Asimilasyon politikaları dilimizi yok oluşun eşiğine getirdi”

Zazaca tehlikede: “Asimilasyon politikaları dilimizi yok oluşun eşiğine getirdi”

IMG_1240

Dilbilimci ve yazar Mesut Asmên Keskin, Zazacanın bugünkü durumu, karşı karşıya olduğu asimilasyon politikaları ve dilbilim penceresinden Zazaca üzerine Zazaki.de sitesine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Keskin, dilin korunması için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Zazacanın kökeni ve yapısal özelliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Keskin, dilin maruz kaldığı baskılara değindi. Yüzyıllardır süregelen politikaların Zazacanın kamusal alanın dışına itilmesine neden olduğunu belirten Keskin, şu ifadeleri kullandı:

Bir dili konuşanlar kendi dillerine sahip çıkmadığı ve onu hayatın her alanında kullanmadığı sürece dış müdahalelerle yok olması kaçınılmazdır. Zazaca bugün sadece ev içine hapsedilmiş durumda; bu durum kabul edilemez."

Akademik çalışmaların ve modern eğitim imkânlarının Zazaca için hayati önem taşıdığını kaydeden Keskin, yeni nesillerin anadillerini öğrenmesi için ailelere ve yerel kurumlara büyük sorumluluk düştüğünü belirtti. Söyleşinin devamında Zazaca edebiyatın gelişimi ve dilbilimsel araştırmaların geldiği aşama ele alındı.

Röportajın tamamını şu şekilde:

Sizi tanıyabilir miyiz; okurlarımız için bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Ma be xêr di, merhaba! İlginiz ve benimle söyleşi gerçekleştirme isteğiniz beni çok sevindirdi. Önceki söyleşilerinizi de heyecan ve ilgiyle okudum. Emeğiniz ve çabanız için teşekkür ederim.

İstanbul’da, Pülümürlü bir ailenin çocuğu olarak doğdum. 2 yaşımdan beri Almanya’da yaşıyorum. Anadilim Zazacayla 1993 yılında yoğun olarak ilgilenmeye başladım. Frankfurt Goethe Üniversitesi’nde Zazaca üzerine yürütülen araştırmalara ve imlâ ile sözlük çalışmalarına önceleri amatörce katıldım.

1995-2000 yılları arasında Zazaca, Türkçe ve Almanca çıkan Ware dil ve kültür dergisinin redaksiyonunda görev aldım. 1999 yılında birkaç yazar ve üniversite öğrencileri olarak www.zazaki.desitesini kurduk. Asmêno Bêwayir mahlasıyla Ware, Tija Sodıri, ZazaPress, Miraz, Piltan ve çeşitli dergi ve internet sitelerinde ağırlıklı olarak Zazaca üzerine makale, çeviri ve derlemeler yayımladım. Bazı Zazaca şiir, hikâye ve roman kitaplarını redakte ettim.

 

2002 yılında Frankfurt’ta kurulan Enstitüyê Zazaki’nin kurucu üyelerindenim ve hâlâ yönetiminde görev alıyorum. 1999’dan itibaren derneklerde, 2006-2020 yılları arasında Frankfurt Goethe Üniversitesi’nde, sonraki yıllarda ise çevrim içi Zazaca dersleri verdim. 2020’den sonra online ders vermeye devam ettim. Bunun dışında 2019’dan bu yana yabancı diş hekimleri ve eczacılar için C1 düzeyinde Almanca kursları veriyorum.

Makine Mühendisliği eğitimim sırasında ön lisanstan sonra 2005 yılında Frankfurt Goethe Üniversitesi Karşılaştırmalı Hint-Avrupa Dilbilimi bölümüne geçiş yaptım ve 2009 yılında “Zazacanın Şivesel Yapısı Üzerine” başlıklı yüksek lisans (Master of Arts.) tezimle mezun oldum. Aynı bölümde bir dönem araştırma görevlisi olarak çalıştım. Zazaca üzerine Almanya, Avusturya, Dersim, Bingöl, Erivan ve Paris’te düzenlenen sempozyum ve konferanslarda, ayrıca etkinliklerde bildiriler sundum.

Antoine de Saint-Exupéry’nin Küçük Prens adlı eserini Zazacaya Şazadeo Qıckek (2009) adıyla çevirdim. Ayrıca Almanca açıklamalı Zonê Ma Zanena? (2012) ve şiveler üstü ortak yazı dili anlayışıyla Türkçe hazırlanan Şıma Zazaki zanenê? (2017) adlı Zazaca ders kitaplarını yayımladım.

Yıllar içinde MA, Vengê Welatê Zazayan, Piltan ve Zaza u Zazaki dergisinin redaksiyonunda görev aldım. Hâlen www.zazaki.de ve bazen Zazaca Wikipedia sitelerinin editörlüğünü sürdürüyor, Enstitüyê Zazaki tarafından hazırlanan Zazaca-Türkçe sözlüğün redaksiyonunda yer alıyorum. Sözlüğümüz 2025 yılında yayımlandı; Türkçe-Zazaca baskısı hazırlık aşamasındadır.

Frankfurt Goethe Üniversitesinde doktora ve etimoloji çalışmalarımı sürdürüyorum. Sosyodilbilim ve etnoloji alanındaki çalışmam olan Almanca Identitätsdynamik und Ethnizität der Zaza-sprachigen Bevölkerung zwischen Fremdzuschreibung und Selbstverortung (“Zazaca Konuşanların Kimlik Dinamiği ve Etnisitesi: Dış Atıflar ve Öz-Konumlandırma Arasında”) adlı kitabım 2025 yılında yayımlandı.

 

 

Zazaca üzerinden bir Zaza coğrafyası çizmeye çalışalım mı? Bildiğimiz en eski Zaza coğrafyasından ve bugünkü halinden bahsedebilir misiniz? Kuzey Zazacası, merkez vs deniyor; farklılıklarından ve ortaklıklarından bahsedebilir miyiz?

Zazaca, Doğu Anadolu’nun Yukarı Fırat ve Dicle havzasında konuşulan, yaklaşık 4 ilâ 6 milyon konuşura sahip bir dildir. Sayısal olarak Anadolu’da Türkçe ve Kürtçeden sonra en fazla konuşulan üçüncü dil olarak değerlendirilebilir. Son elli yıldaki iç göçler ve Avrupa’ya, özellikle Almanya’ya gerçekleşen göçler ve sığınmalar sayesinde bugün önemli bir diaspora topluluğu tarafından da yaşatılmaktadır.

Zazaca, konuşulduğu bölgede coğrafi bir bütünlük gösterir. En yoğun olarak İç-Dersim, Bingöl, Elazığ, Erzincan ve Diyarbakır’ın kuzey kesimlerinde konuşulur. Bunun yanında Sivas’tan Erzurum’a, Muş’tan Adıyaman’a kadar uzanan geniş bir alanda da çeşitli ağızları bulunmaktadır.

 

Akademik çalışmalarımın önemli bir kısmı Zazacanın tarihsel gelişimi üzerinedir. Dilbilim araştırmaları, Zazacanın Yeni İran dilleri içerisinde kendine özgü bir yere sahip olduğunu gösteriyor. Özellikle Partça ile tarihsel açıdan yakın ilişkiler taşıdığı, bazı yönleriyle ise oldukça arkaik özellikleri koruduğu kabul edilmektedir. Ancak zaman zaman ileri sürüldüğü gibi Zazacayı doğrudan -akraba dil dahi olsa- Avesta diliyle özdeşleştirmek ya da ondan türemiş göstermek bilimsel açıdan doğru değildir.

Zazacanın, Beluçi, Gorani, Güney-Tatça, Sengiseri, Mazenderani, Gileki, Talişi ve Simnani gibi Kuzeybatı İran dilleriyle önemli ortak özellikleri bulunuyor. Bu benzerlikler, Zazaların kökenine ilişkin Deylem teorisini destekleyen dilbilimsel veriler arasında yer alıyor. Bununla birlikte Zazacanın bugünkü coğrafyaya tam olarak ne zaman ulaştığını kesin olarak söyleyemiyoruz. Part İmparatorluğu döneminden, yani en erken 2200 yıldan beri bölgede bulunmuş olabileceği gibi, 9. yüzyılda Deylem bölgesinden gerçekleşen bir göçle de yayılmış olması mümkündür. Zazacanın sahip olduğu lehçe ve ağız çeşitliliği ve birbirinden olan önemli farkları, bulunduğu dağlık coğrafyada epey bir zamandır yer aldığının göstergesidir kanımca.

Dil yapısı bakımından, geçiş ve perifer ağızlarıyla birlikte Zazaca üç ana lehçeye ayrılır: Kuzey, Merkez ve Güney Zazacası. Bu ayrım yalnızca ses ve gramer özelliklerine değil, tarihsel ve kısmen sosyokültürel farklılıklara da karşılık gelir. Lehçeler arasında belirli farklılıklar olsa da dili iyi bilen kişiler günlük iletişimde büyük ölçüde birbirlerini anlayabilmektedir. Özellikle farklı ağızlara aşina olan konuşurlar arasında karşılıklı anlaşılabilirlik oldukça yüksektir.

 

 

Dilbilimsel açıdan Zazacayı akraba olduğu dillerden ayıran temel özellikler nelerdir? Zazacanın söz varlığı ve dil bilgisi özellikleri, konuşurların dünyayı algılama ve ifade etme biçimine dair bize ne söyleyebilir?

İrani dilleri aynı dil grubunun farklı dilleri olarak sınıflandırmakta başvurulan yöntem, bu diller arasında ses, biçim ve kelime dağarcığı açısından birbiriyle olan ilişkileri bugünkü şekliyle (synchronic)değil, tarihsel evrimin (diachronic), yani ayırdedici özelliklerin (özellikle sesbilimsel yönden) farklı tarihsel süreçlerden geçerek bugüne ulaştırılan yazılı eski ve orta dönem İrani dillerle belirli kelimeleri (isoglosses) tarihsel evrimi açısından ayırt edici sesleri ve ses kümeleri ve de morfemleri ve sözcük dağarcığını da karşılaştırılarak göz önünde bulundurulmasıdır. Söz konusu olan Zazacanın özellikle (coğrafyamızda bilinen) Farsça ve Kürtçe gibi diğer İrani dillerle olan ilişkisinin belirlenmesi de bu yöndedir. Dil bilimsel bazı önemli özellikler ise örnekleriyle şunlardır (Gorani, Talişi, Luri, Beluçi, Güney-Tatça vs. gibi diğer İrani dillerle de karşılaştırılsa, benzer bir tablo çıkar):

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?