
1992 yılında Diyarbakır’da öldürülen Kürt gazeteci ve yazar Musa Anter’in ailesi, cinayet dosyasının yeniden soruşturulması talebiyle Adalet Bakanlığı’na başvurdu. Başvuruda, fiziksel delillerin güncel kriminal yöntemlerle yeniden incelenmesi, JİTEM ve OHAL Bölge Valiliği arşivlerinin araştırılması ile “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’ın MİT’teki sorgusuna ilişkin belgelerin dosyaya kazandırılması istendi.
DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre başvuru, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul cinayet dosyalarının yeniden değerlendirilebileceğine ilişkin açıklamalarının ardından yapıldı.
Musa Anter, 20 Eylül 1992’de Diyarbakır’da uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirmiş, yanında bulunan gazeteci-yazar Orhan Miroğlu ise yaralanmıştı.
Fiziksel deliller yeniden incelensin
Uzun yıllar faili meçhul kalan cinayetle ilgili soruşturma 2012 yılında yeniden açıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 2013’te “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan, emekli Albay Savaş Gevrekçi ve tetikçi olduğu iddia edilen Hamit Yıldırım hakkında dava açtı.
Daha sonra güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya nakledilerek JİTEM Ana Davası ile birleştirilen dosya, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2022 yılında 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürüldü. Karar Yargıtay tarafından da onandı.
Ailenin başvurusunda, soruşturma ve yargılama sürecinde ağırlıklı olarak tanık beyanlarına dayanıldığı, olay yerindeki fiziksel delillerin ise gelişen kriminal tekniklerle yeniden değerlendirilmediği belirtildi.
Dilekçeye eklenen **5 Temmuz 2026 tarihli “Musa Anter Cinayeti Ön Uzman Değerlendirme Raporu”**nda, kovanlar, mermi çekirdekleri, atış yönleri, delil zinciri ve DNA incelemelerinin güncel yöntemlerle yeniden analiz edilebileceği ifade edildi.
JİTEM ve OHAL arşivleri talep edildi
Başvuruda, cinayetin aydınlatılması açısından JİTEM’e ve dönemin güvenlik kurumlarına ait arşivlerin incelenmesinin önem taşıdığı vurgulandı.
Yargılama sırasında talep edilmesine rağmen JİTEM’in kadro ve görev kayıtları ile OHAL Bölge Valiliği arşivlerinin dosyaya getirtilmediği belirtilen dilekçede, Mahmut Yıldırım başta olmak üzere bazı JİTEM mensuplarının OHAL Bölge Valiliği tarafından görevlendirildiğine ilişkin iddiaların bulunduğu, ancak buna ilişkin resmi belgelerin dosyada yer almadığı kaydedildi.
MİT sorgu kayıtları da istendi
Aile, firari sanık Mahmut Yıldırım’ın MİT tarafından sorgulanmasına ilişkin tutanaklar, ses kayıtları ve diğer belgelerin de araştırılarak dosyaya kazandırılmasını talep etti.
Başvuruda, dönemin MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’ün mahkemede verdiği ifadede, Mahmut Yıldırım’ın MİT sorgusunda Musa Anter cinayetine ilişkin bilgiler verdiğini söylediği hatırlatıldı. Yaklaşık 100 sayfalık sorgu evrakından söz edilmesine rağmen bu belgelerin dava dosyasına girmediği belirtildi.
Avukat Alınak: Zamanaşımıyla kapatılamaz
Musa Anter ailesinin avukatı Bişar Abdi Alınak, 1990’lı yıllardaki faili meçhul siyasi cinayetlerin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, “Musa Anter dosyası zamanaşımı kararıyla kapatılabilecek bir dosya değildir.” dedi.
Alınak, kamu kurumlarının arşivlerinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesini, eksik araştırmaların tamamlanmasını ve mevcut fiziksel delillerin güncel bilimsel yöntemlerle yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini söyledi.

