
Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) kurucu isimlerinden Sipan Hemo, Suriye’de askeri ve güvenlik entegrasyonunun ardından başlayan yeni sürece ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Başta İsrail olmak üzere bölgedeki hesapları bozulan güçlerin süreci sabote etmeye çalışacağını söyleyen Hemo, “Bu barış ortamını bozmak, yeni fay hatları üretmek adına yeni taktikler deneyecekleri kesin” dedi.
Demokratik Suriye Güçleri’nin Suriye devletinin askeri, güvenlik ve idari kurumlarına entegrasyonunun ardından gözler sürecin siyasi boyutuna çevrildi.
Türkiye gazetesine konuşan DSG’nin kurucu isimlerinden Sipan Hemo, yeni dönemde en önemli risklerden birinin dış müdahaleler ve provokasyonlar olacağını söyledi.
“İsrail yeni taktikler deneyecek”
Başta İsrail olmak üzere Suriye’deki yeni dengelerden rahatsız olan bazı güçlerin süreci sekteye uğratmaya çalışacağını savunan Hemo, barış ortamının korunması gerektiğini belirtti.
Hemo, “Bu barış ortamını bozmak, yeni fay hatları üretmek adına yeni taktikler deneyecekleri kesin. Ama bizler geçmiş yanlışlardan ders alarak geleceğimizi barış ve kardeşlik temelinde inşa etmeye mecburuz” dedi.
Kürtleri bölgede potansiyel bir askeri güç olarak kullanmak isteyen ve farklı hesaplar yapan çevrelerin kaybettiğini savunan Hemo, ortaya çıkan yeni tablonun Türkler, Kürtler ve Araplar açısından önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
“Şam artık hepimizin ortak başkenti”
Hemo, Kürt tarafının askeri ve güvenlik entegrasyonu konusunda üzerine düşeni yaptığını, bundan sonraki sorumluluğun ise siyasi aktörlerde olduğunu belirtti.
Bölgede önemli kırılmalar yaşandığını ifade eden Hemo, yeni dönemin çatışma yerine ortak yaşam üzerinden kurulması gerektiğini söyledi.
“Şimdi bu barış ikliminde kardeşliği büyütme zamanı” diyen Hemo, şöyle devam etti:
“Evet, en zor aşamayı geçtik ancak bundan sonra da zorluklar var. Şam artık hepimizin ortak başkenti.”
Suriye devletinin yapısına dikkat çekti
Hemo, askeri entegrasyonun tek başına yeterli olmayacağını belirterek, Suriye devletinin etnik, dini ve kültürel farklılıklara yaklaşımının bundan sonraki sürecin kaderini belirleyeceğini söyledi.
Ülkedeki farklı toplumsal kesimlerin yeni devlet düzeninde nasıl temsil edileceğinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Hemo, siyasi ve toplumsal düzenlemelerin askeri entegrasyonu tamamlaması gerektiği mesajını verdi.
“Başarımızı kimse çalamaz”
Entegrasyonun samimiyet ve karşılıklı güven temelinde ilerlemesi halinde yeni sürecin başarıya ulaşacağını belirten Hemo, “Samimi ve güvene dayalı bir düzlemde ilerlersek başarımızı, zaferimizi kimse çalamaz” dedi.
Hemo, Şam yönetimi ile Ankara’nın entegrasyona giden süreçte “cesur ve samimi” davrandığını savunarak Kürt tarafının da aynı yaklaşımla karşılık verdiğini söyledi.
DSG’nin entegrasyon süreci
Hemo’nun açıklamaları, DSG ile Şam arasında aylardır devam eden askeri, güvenlik ve idari entegrasyon sürecinin ardından geldi.
Hemo daha önce DSG’nin mevcut yapısıyla “misyonunu tamamladığını” ve Suriye’de “tek devlet içerisinde iki başlılığın olmayacağını” söylemişti.
Süreç kapsamında DSG bünyesindeki birliklerin Suriye ordusuna dahil edilmesi, silahların kayıt altına alınması ve güvenlik kurumlarının merkezi devlet yapısıyla birleştirilmesine yönelik adımlar atıldı.
Hemo da Mart ayında Doğu Suriye’den sorumlu Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.
“Zor bir süreç bizi bekliyor”
Yeni dönemin kolay olmayacağını vurgulayan Hemo, özellikle süreci provoke etmeye yönelik girişimlere karşı tarafların dikkatli davranması gerektiğini söyledi.
Hemo, “Zor bir süreç bizi bekliyor ancak hep birlikte başaracağız” ifadelerini kullandı.

