BIST 100
13.703,13 0,11%
DOLAR
47,5723 0,09%
EURO
54,9471 0,20%
GRAM ALTIN
6.490,24 4,16%
FAİZ
41,54 0,31%
GÜMÜŞ GRAM
95,05 4,43%
BITCOIN
64.590,00 0,46%
GBP/TRY
64,0671 0,13%
EUR/USD
1,1545 0,12%
BRENT
79,14 -0,28%
ÇEYREK ALTIN
10.611,55 4,16%
Diyarbakır Açık
Diyarbakır hava durumu
34 °
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • 12 Yıl Geçti, Fermanlar Bitmedi: “İnsanlık Suçunun Hesabı Sorulmalı!”

12 Yıl Geçti, Fermanlar Bitmedi: “İnsanlık Suçunun Hesabı Sorulmalı!”

0bef5657-ee4f-46f8-a522-ffc9aeaa045d

Almanya’nın Kalkar kentinde bir araya gelen Êzîdîler ve Kürt kurumları, 3 Ağustos 2014 Şengal Soykırımı’nın 12’nci yılında uluslararası topluma hesap sorma çağrısı yaptı. Mala Ezdiyan ve Almanya Kürt Toplumu öncülüğündeki anmada, katliamın sadece bir geçmiş hesaplaşması olmadığı, Efrin’den Şengal’e süren fermanların bugünün gerçeği olduğu vurgulandı.

Almanya Kürt Toplumu ve Mala Ezdiyan (Êzîdîler Evi), IŞİD terör örgütünün 3 Ağustos 2014’te Şengal’de gerçekleştirdiği katliamın 12’nci yıl dönümünde Kalkar Ezidiler Evi’nde kapsamlı bir anma programı düzenledi. Bölge siyasetçilerinin, Alman parlamenterlerin ve çok sayıda davetlinin katıldığı tören, sanatçı Bedil Brahim’in kurbanlara ithaf ettiği eserle başladı.

Almanya’dan gazeteci Ruken Hatun Turhallı’nın aktardığı habere göre açılış konuşmalarını, Mala Ezdai Kalkar Başkanı Pîr Brahîm Şaro ile Almanya Kürt Toplumu Genel Sekreteri Cahit Başar yaptı. Her iki konuşmacı, soykırımın unutulmaması gerektiğini, hayatta kalanlarla dayanışmanın önemini ve Êzîdî toplumunun korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladılar.

Cahit Başar konuşmasında, Şengal Soykırımı'nın Êzîdî inancına mensup topluma yönelik yüzyıllardır süren baskı ve yok etme girişimlerinin bir devamı olduğunu ifade etti. Kürt ve Ezidi öz savunma güçlerinin IŞİD'e karşı gösterdiği cesur direnişi övgüyle anan Başar, yalnızca hatırlamanın yeterli olmadığını belirtti. Soykırımın tanınmasının aynı zamanda siyasi sorumluluk anlamına geldiğini belirterek Ezidilerin korunması, Şengal'in yeniden inşası ve İslamcı aşırıcılıkla kararlı bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Almanya'ya, çok sayıda soykırım mağdurunu kabul ettiği ve IŞİD'e karşı mücadeleye verdiği destek nedeniyle teşekkür etti.

Programa katılan diğer siyasetçiler ve konuşmacılar da on iki yıl önce Şengal'de işlenen insanlık suçlarını hatırlatarak, soykırımın ve mağdurların yaşadığı acıların asla unutulmaması gerektiğini dile getirdiler. Kalkar Kaymakamı Christoph Gerwers, Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Yeşiller Grubu Başkanı Wibke Brems, CDU Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Günther Bergmann, CDU Eyalet Meclisi Uyum Politikaları Sözcüsü Peter Blumenrath ve gazeteci Tobias Huch, yaptıkları konuşmalarda Almanya'nın ve uluslararası toplumun Êzîdîleri koruma sorumluluğuna dikkat çektiler.

Konuşmacılar ayrıca, Almanya'da yaşayan soykırım mağdurlarına kalıcı oturma hakkı verilmesini, Şengal'in yeniden inşasına destek olunmasını ve bölgede yaşayan insanların güvenli bir geleceğe kavuşması için uluslararası desteğin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Bunun yanı sıra Radikal İslamist terör ve dini aşırıcılığın her türüne karşı kararlı mücadele edilmesi gerektiğini vurguladılar.

Kalkar Belediye Başkanı Dr. Alexandra Schacky programa şahsen katılamadığı için, kendisini Kalkar Belediye Meclisi'nden bir üye temsil etti. Anma programının sonunda, IŞİD'in on iki yıl önce Ezidilere karşı işlediği vahşeti, mağdurların ve hayatta kalanların yaşadıklarını anlatan kısa bir belgesel film gösterildi. Film aynı zamanda uluslararası dayanışmayı ve soykırımın asla unutulmaması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

Mala Ezidiyan (Ezidiler Evi) adına Pir İbrahim Şaro yaptığı konuşmada, 3 Ağustos 2014 yılında Şengal’de Ezidi Kürtlere yönelik yapılan 74. Ezidi Fermanın Kürtlere ve Ezidilere yönelik yapılan son Ferman olmadığını Efrin’de yapılan Kürt ve Ezidi Soykırımın günümüze kadar dünyanın gözü önünde sürmeye devam ettiğini belirterek anma vesilesi ile bu sorunu uluslararası toplumun gündemi haline getirmek istediklerini Alman dostlarının ve siyasi kesimlerinin bu soykırım sürecine yönelik desteğini alabilmek ve soykırıma karşı duyarlılığı geliştirmek istediğini vurguladı.

NRW Yeşiller Grubu Başkanı Wibke Brems Şengal Ezidi Soykırımına yönelik şunları belirtti: ‘bu jenosidin tanınmasının çok önemli olduğu kanaatindeyim. Bununla birlikte şu an varolan durumu da doğru analiz etmeliyiz. Şu anki durum ne? Bana göre hiç de sağlıklı bir durum yok. Bu nedenle halen ciddi bir koruma şemsiyesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu korunma şemsiyesi buradan sağlanmalı. Bizde de varolan sağcı partiler koruma ihtiyacı duyan bu insanların sınır dışı edilmesi propagandası yapıyorlar. Biz asla bu tavrı kabul etmiyoruz.’

Almanya Kürt Toplumu Başkan Yardımcısı Mehmet Tanrıverdi yaptığı açıklamada şunları belirtti: ‘Şengal Ezidi Soykırımı nedeniyle Almanya Kürt Toplumu ile Kalkar Ezidler Evi ile ortaklaşa bu anmayı düzenledik ki Ezdi halkımız bilmeli ki onlara yönelik yapılan bu katliamı gündeme alarak hesap sormak sadece onların omuzuna yüklenmiş bir görev değildir. Bu görev hepimizindir. Kürdistan’ın dört bir yanında ve Kürt Diasporasında bu katliama yönelik anmalar gerçekleştiriliyor. Umut ediyorum ki bu soy kırımda Şengalı terk etmek zorunda kalan Ezidi halkımız güvenliği sağlanmış ve yaşamını kendi toprakları üzerinde idame edecek şekilde kendi kutsal topraklarına geri dönüşleri sağlanır. Yine umut ederim ki Şengaldaki silahlı milis güçleri Haşdi Şabi Milis Güçleri ve PKK’ye bağlı Güçler bölgeden çıkartılarak Kürdistan Bölgesi’nin denetiminde ve ekonomik desteğiyle Şengal yaralarını sararak yeniden inşa edilir.’

Alman Gazeteci Tobias Huck, yaptığı konuşmada şu hususa dikkat çekti: ‘Bu soykırım sürecinde Kürt Ezidileri ve Kürtlerle tanıştım. Bu katliamın görünürlüğü için bir gazeteci olarak çalıştım. Yine bu katliamın ardından Kalkar Ezidi Evi’nin inşa edilmesi süreçlerine de katıldım. Radikal İslami terörün Ezidilerin yaşamı üzerinde oluşturduğu tehdidin görünür kılınması gerekiyor. Şengal halkının güvenli bir şekilde mülteci kamplarından geri dönüşleri sağlanarak ekonomik ve sosyal projeler ile desteklenmesi özellikle genç kuşak Ezidi gençlerinin eğitimlerine destek sunulması gerekiyor.’

Katliamdan kurtulan Şengal Xane Sor’dan Cemal İsmail Xelil katlaimdan Ezidilerin kurtarılması için Baba Şex ile birlikte Başkan Barzani ile yaptığı görüşmeyi şu şekilde aktardı: ‘Şengal Katliamı olduğunda biz Baba Şex ile birlikte Başkan Mesud Barzani’den yardım talep etmek için görüştük. Serok Barzani çok özgündü Baba Şex ‘Ağlayarak ona sarıldı ve Başkan Barzani’ye Ezidilik bitti’ dedi. Başkan Barzani’de ‘Kürdistan var olduğu müddetçe Ezidilik varolacaktır. Üzerimdeki elbiseleri satsam bile Ezidi kızlarımızın IŞİD’in elinden kurtarılması için elimden geleni yapacam. Elimde şuan bir uçak olabilseydi onu Şengal’a kendim kaldırıp hemen müdahale ederdim. Emin olun ki Şengal özgürleşmeden bende evime dönmeyeceğim ve savaşın ön saflarında ben ve Peşmerge Güçlerimiz birlikte yerimizi alacağız.’ Başkan Barzani verdiği sözü tuttu IŞİD’in elindeki 3 bin kızımızı onların elinden ödenen fidye karşılığında aldı. Irak devleti elindeki bu kadar imkana rağmen kızlarımızın kurtarılması için bir kuruş ödemedi. Almanya da Ezdi jenosidine ilişkin dosyayı ciddi bir şekilde ele aldı ve ilgilendi. Bu nedenle Almanya devletine teşekkürlerimizi belirtiyoruz. Almanya ile birlikte şu ana kadar 23 devlet resmi olarak Ezdilere yönelik jenosidi tanıdı. İlk olarak bu yaşananların jenosid olduğunu resmi olarak kabul eden Kürdistan Bölgesi oldu. Fakat Irak halen bunu kabullenmiş değil. Bu çok acı bir durum. Yani resmi olarak uyruğu sayıldığınız bir ülke size yönelik yaşanan böylesine büyük bir jenosidi halen resmi olarak itiraf etmiyorsa artık onlardan bir beklentiniz de kalmıyor.’

Almanya Bochum Ronahi Derneği Başkanı Xunaf Heco Ezidi Soykırımına ilişkin yaptığı açıklamada, ‘Biz bugün Şengal Ezidi Soykırımın 12. Yılı münasebetiyle bir araya geldik. Herşeyden önce şunu ifade etmek isterim. Biz Kürtler Soykırım süreçlerni aşmış değiliz soykırımlar her bir parçamızda devam ediyor. Biz ilk günden günümüze kadar Alamanya ve Avrupa’nın farklı ülkelerinin siyasi kesmi ile iletişime geçtik bu konuda duyarlılık geliştirerek desteklerini almaya başladık. Biz Kürtler Ezidi toplumumuz ile omuz omuza bu çalışmaları yürüttük. Kürtlere bu soykırımları reva görenlere şunu belirtiyoruz; Kürtlere karşı yürüttüğünüz bu kirli soykırım siyasetinize son verin. Biz yüz yıl sonrasında da Kürt davasından vazgeçmedik ve vaz geçmiyeceğiz. Belki bağımsız büyük Kürdistan’dan bugün için uzağız. Ancak Her parçamızın kendi kendini yönetmesine yakınız. Biz savaş ve af isteyen bir halk değiliz aksine barış içinde yaşamayı ve kendi haklarımız temelinde topraklarımız üzerinde yaşamayı isteyen bir halkız.’

Son olarak Kürdistan Parlamentosu Ezidi İşleri Danışmanı Şeyx Zedo Baadi yaptığı açıklamada şunları belirtti: ‘ISİD'e karşı 4 yıllık savaşta Peşmerge olarak bulundum. Biz dinimizi ve Şengali korumak için elimizden geleni yaptık. Daha sonra Kürdistan Bölgesi Parlamentosu Almanya Danışmanlık görevi için önerildim ve göreve getirildim. Ferman günü Siyah giysili, siyah bayraklı teröristler Ezdilere yönelik çok vahşice saldırılar gerçekleştirdiler. Esir olarak aldıkları binlerce yaşlı, genç, çocuk, kadın ve erkeklerimizi kılıç zoruyla Müslüman olmaları için zorladılar. Kabul etmeyenlerin kafalarını kestiler ve insanlık dışı işkenceler yaptılar. Bana göre Ezdilere karşı bunu yapanlar Saddam'ın dostları ve onun izinden yürüyenlerdi. Bunlar yaptıkları bütün insanlık dışı şeyleri maalesef Müslümanlık adına yaptılar. Amaçları Kürdistan Bölgesinin birliğini bozmak, Ezdiler ile Kürt halkının arasına nifak sokmaktı. Bu amaçlarına ulaşamadılar. Çünkü Bütün Kürt halkı Dukok, Erbil, Süleymaniye, Kerkük, Barzan, Germiyan, Zaxo'da yani Kürtler bütün şehirlerde evlerini bize açtılar, sahip çıktılar. Bu sahiplenme de bize güç verdi ve biz bu güçle direnişe geçtik.’

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?