BIST 100
14.501,49 -0,09%
DOLAR
48,0768 0,09%
EURO
56,0930 -0,03%
GRAM ALTIN
7.174,94 0,95%
FAİZ
40,11 -1,81%
GÜMÜŞ GRAM
105,95 -0,57%
BITCOIN
78.788,00 1,79%
GBP/TRY
65,5691 0,04%
EUR/USD
1,1663 -0,14%
BRENT
92,12 -2,40%
ÇEYREK ALTIN
11.731,02 0,95%
Diyarbakır Açık
Diyarbakır hava durumu
31 °
  • ANASAYFA
  • DÜNYA
  • Öcalan ile Kandil heyetinin görüşme notları: ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Öcalan ile Kandil heyetinin görüşme notları: ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

IMG_1659

Birinci ve ikinci bölümünü yayınladığımız Öcalan ile Kandil heyetinin (Helin Ümit, Duran Kalkan, Sabri Ok…) 1-2 Şubat’ta yapıldığı iddia edilen ve üç bölümden oluşan görüşmenin üçüncü bölümünü de yayımlıyoruz.

 Sevgili Rastî takipçileri ve okurları, 1-2 Şubat 2026’da Abdullah Öcalan, devlet yetkilileri ve Kandil heyeti arasında gerçekleştiği iddia edilen ve elimize geçen görüşmeye dair notlarının iki bölümü sizinle paylaştık. Şimdi de üçüncü bölümü sizinle paylaşıyoruz.


İşte ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


2 ŞUBAT 2026 SABAHI 9.34’TE BAŞKAN GELDİ.

BAŞKAN GELDİ AYAK ÜSTÜ KONUŞTU…

Yatmadan önce yoğunlaşıyorum. Bir iki proje üretmezsem nefes alamıyorum. Şimdi bunu tartışacağız, göreceksiniz, dedi.

Önderlik ayrıca arkadaşlar gelsin öyle başlayalım, onlar gelmeden başlamayacağız, dedi.

Sonra arkadaşlar geldi.

Hamili: Arkadaşları selamlıyorum. Sizi burada görmek çok tarihi bir şey. Hoş geldiniz.

Başkan: Bunlar benden çok Duran Kalkan’cı. Gerçek budur. Gerçeğe sadığım ben. Biraz da Osmancılar. Biraz Osmancı biraz da sizin çizginizdeler. Daha önce de söyledim bunu.

Şimdi yeniden başlayalım. Yönteme ilişkin ciddi bir hata yapıyoruz. Yöntem belirleyelim. Ne dedi Bahçeli, gerekirse uçakta söylediğinin gereğini yap, meclise gel konuş ve umut hakkı uygulansın dedi. Gücün varsa yap diyor. Yetkili siyasete tepkilisin diyordu. Kızmayayım da ne yapayım. Burada devlet başkadır. Toplumun en üstündeki özetidir. Çok dikkat etmek lazım. Siyasiler aşağı tabakadır. Devletin büyüklüğünü onlara da dayatmalıyız.  (Kilim haberinin olduğu kupürü aldı eline)

Bahçeli kendi dilinden konuşmuş kilimi alırken. Diyor ki refahın yolu buradan geçiyor. AKP için de söyleyeyim tüccar oyunlarına gelmem ben. Daha dün sözcüsü konuşmuş. Ağır konuşacağım ama saygıdan dolayı yapmayacağım. Diyor ki Irak’ta bazı kalıntılar var onları da çözmemiz gerekir. Be hey ahmak adam, be hey ciddiyetsiz. Gizli ajandaları var ve devletin çözümünü zora sokuyorlar bunlar. Türk milliyetçiliğinin arkasına sığınıyorlar ve koca cumhuriyeti bu çarpık hale getirdiler. Güya milliyetçiliği maske yaparak Türkün düşmanı sayılacak olanlara hizmet ediyor. Oysa Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz bunu biliyorlar. Bunu bozmaya çalışıyorlar. Bahçeli refahın yolu buradan geçiyor diyor. Küstah, alçak sen kimsin? Kendi haddini bileceksin! Bu dili terk edecekler ben de sözümün gereklerini yerine getireceğim. Bundan sonra bunlara karşı savaş ilan ediyorum. Sen böyle konuşamazsın. Siz bunları durduracaksınız. Sayısız kripto ve prof çılgınca bana saldırıyorlar. Bu olmaz, hiçbir kitapta bunun yeri ve etiği yok. Ben İran, Suriye ve Irak’ta da çağrımın gereğini yapacağım. Bunun uzatılacak bir tarafı yok. Bahçeli’nin çağrısı ile başlayan sürece devam ediyorum, etmek durumundayım. Ama buna imkân ve olanak verilecek. Yoksa hep saldıracaklar hakaret edecekler. Olmaz böyle. Bu sabah bir alçak diyor ki hepsini yani Irak’takileri de yok etmemiz gerekir. Bunlar devleti ele geçirmiş diyebilirler, bu doğru değil. Kabul etmiyorum. Ben çağrımı yaptım mı, yaptım. Ateşkes ve mesafe koyduk mu, koyduk. Arkadaşlar beni dinleyip bir kurşun atmadılar mı, atmadılar. Bunun karşısında siz de gereğini yapmalısınız. Bunlar nasıl bozarız diye bir kampanya başlatmışlar. Bana saldırılar yapılıyor. Durdurmalısınız. Bence uzatmayayım. Bazen sözünü kesiyorum, yanlış anlaşılabilir diye. Ama kısaca yönteme dair bunları aktarmak istedim. Beni deli Dumrul veya hırbo yerine koyup benim üzerimden kavga edemezsiniz. Sayın diyen ilk kişi Bahçeli ve idamımı istiyordu o kişi. Şimdi diğerleri bana ‘terörist başı’ diyorlar. Terbiyeli olacaksın. İktidarmış, muhalefetmiş bunları yapma hakkınız yoktur. Saygın bir dil kullanacaksınız. Geceden beri yöntem ve çözüm için düşünüyorum. Şöyle bir terslik getiriyorlar. Sabah onu anladım. Apo üzerinden değil de başka yollar üzerinden yapalım deniyor. Bir kere yetenek ve yeterlilik konusunda bir yıldır çalışıyoruz. Yeterli gücüm var. Bu grup geldi. Eleştirilerim oldu. Bu arkadaşlar benden çekinerek kabul edecek halleri yok. Hayatlarını feda etmişler. O yüzden bu tamamlama ve karar verme toplantısı olacak. Soracağız kararlılık var mı yok mu? Gücüm var mı? Göreceğiz. Yarın öbür gün Şahin Cilolar gelir. Yeterli gücümüz var mı yok mu gözlemlersiniz. Bir buçuk yıldır bunu test ediyoruz. Tamamlama toplantısıdır.  Silahlı çatışma örgütüne son verme tartışmamızın karar toplantısı oluyor. Bu gücümü arkadaşlar şahsında göreceksiniz. Siyaseti ikna sizin işiniz. Yarın Irak ve PJAK için de yapacağım. Mektubum vardı. Göndermediler. Yöntem hatam yoktur. Meclise ve devlete gideceksiniz ‘Öcalan yeterli ve yeteneklidir, Öcalan’ın karar gücü tam olarak oluşmuştur’ diyeceksiniz. Siyaseti ve devleti ikna edeceksiniz. Öcalan’ı paravan olarak kullanmaya çalışmak kavatlıktır. Benim yeteneğim, benim gücümdür. Bu yetenek ve yeterlilik bana aittir. Çarpıtmayacaklar. 40 yıllık savaş istediğim gibi olmadı. Bir isyan denemesi oldu elinize gözünüze bulaştırdınız. Eleştirdim. Benim gücüm var. Ama olmazsa köşeme çekilirim ve siz de kendi savaş tarzınız ile yürüyeceksiniz. Ama benim adıma değil. Savaştan kaçmıyorum ama Öcalan tarzını uygulayamadım diyeceksin. Buradayım yeni bir Önderlik ve savaş tarzı geliştiriyorum ama bunu Öcalan adına yapmıyorum diye ilan edeceksin. 40 yıldır katlandım bu tarzınıza. Ama bana sorun nasıl katlandım. Bebek katili tanımlaması yaptılar. Herkese bebek katili denir bana denemez. 40 yıldır acısını çekiyorum ama bana artık çektiremeyeceksiniz savaş tarzınızı. Savaşın da barışın da sahibi siz olacaksınız. İsterseniz tasfiye edersiniz, ama beni kendi savaş tarzınıza alet edemezsiniz. Gidin terör ile mücadele eden siyasetçilerinizle terörü bitirin madem öyle. Harekete de söylüyorum o zaman siz de gidin kendi savaş tarzınızla beni alet etmeden yürütün. Binlerce yanlış var savaş tarzınızda. Savaş makinası ve savaş aygıtı geliyor. 3 ay içinde sonuç alınmazsa Halep gibi olur. Halep’te devlet adına bir kanat harekete geçti. Bu saygı değer yetkililer de harekete geçti. O yüzden kanlı tabloyu durdular diye teşekkür ettim. Robikon nehri geçilir gibi Fırat nehri geçildi. Meşhur bir söz var ya... Robikon geçilince bu savaş engellenemez diye. Ben de dedim ki Fırat geçildiyse bunun böyle bir anlamı var. Neyse çabalarımızla bir mutabakat sağlandı. Ama uygulama yine benim boynumda olacak. Zor bir görev. Ortadoğu’nun kaderini belirleyecek bir görev.

Şimdi sonuç olarak; davulu boynuma asıp herkes istediği tokmağı vuramayacak. Varsa yetenekleriniz uygulayabilirsiniz. Komite var, görüşürsünüz yaparsınız. Yok eğer bana mal edecekseniz böyle olmaz. Fatih Sultan Mehmet daha 14 yaşındayken babası 2. Murat’ın tahtı kendisine bırakmasından sonra savaşta zorlanınca babasına şöyle bir mektup yazmış: Ey baba eğer padişah siz iseniz gelin ordunun başına geçin, eğer padişah ben isem size emrediyorum gelin savaşın başına geçin. İkinci Murat Varna savaşını böyle kazanıyor. Ben de şunu söylüyorum: Şimdi eğer siz paşa iseniz, buyurun savaşı siz sürdürün. Yok eğer yapamayacaksınız bırakın bu barışı ben gerçekleştireyim, savaşı ben bitireyim. Siyaset yiye yiye koca imparatorluğu bitirdi, en son 1920’lerle geriye gidiş durdu.

Sen barışı yapamadın, sen savaşı da yapamadın. Siyasetin durumu bu. Şimdi göreve beni çağırdınız. 40 tane tokmak çıkmış davula vur da vur. Bu sese nasıl dayanılır. 2012’deki süreçte demiştim. Bağlamışsınız 150 tane köpek saldırıyor. Bırakın bunlarla savaşayım dedim. Fetö’ye karşı söyledim bunu. Ama gülüp geçtiler. Sonra ne olduğu ortaya çıktı. 40 yıllık kani olur mu yahni... diye bir söz var. Kaçmıyorum, kararlılık oluşmuştur. Karar tam sayısı da yeterli düzeyde çıkmıştır bu toplantıda. Geriye güç, yetenek meselesi kalıyor. Bu barışı sağlamak için çabalamak durumundayız. Bahçeli kilim alırken A noktası Türkiye Cumhuriyeti ise B noktası Kurucu Önderlik’tir diyor. Devlet Bahçeli devlet adına bunu söylüyorsa diğerleri de yapacaklar. Diğer partilerin şarlatanlıklarına bakmam. Başka partiler kendi puan hesaplarına kurban edemez. Devletin hayati meselesidir, bu an o andır. Benden talep edildi, kendileri geldi görüştü. Karar gücüm bu ve yeteneğim ispatlanmıştır. Bir buçuk yıldır bunun için sabrettim. Gidip bu yeterliliği ifade edeceksiniz. Şartımız şudur; gereği olarak Öcalan icranın başına geçmelidir. Bu gereklidir. Bunu siyaset ile mi karar verecekler versinler. Ben özgür irade ile konuşuyorum, buradakiler de baskıdan uzak konuşuyorlar. Okudunuz belgeleri, eksik olan bazı şeyleri de okuyarak tamamladınız. Yeni kararlar verecek durumdasınız. Bu süreç ile ilgili yapacağınız işler var. Fesih kongresini beğendim umduğumdan daha iyiydi. Mektuplar da fazlasıyla olgundu. Ama beklediğiniz adımlar var. Bu konuda haklısınız. Ama siyasette karışıklık var, bir kördüğüm var. Bir iki hafta daha aştırmaya çalışacağım. Ben bu soytarılıklara ve demagojiye tahammül etmeyeceğim. Rantçı devlet yönetimine kesinlikle son. Devleti bu kadar borca batağa sokmaya son. Devlet reforme edilmeli. Bu kurumun da devleti yüz yıllık reforma götürme görevi var. Kurum başkanı davet etti, ben reform desteğine varım dedim. Ortak akıl önerilmişti. Sonuna kadar varım. Örgütün bağlılığı ortadadır. O zaman uzatmaya gerek yok. Siyasi zaaflar, güvenlik zaafları varsa benim elimden gelen neyse yaparım. Bakıyorum siyaset çok kokuşmuş. Müdahale edilmezse büyük zarar görür. Kürt dinamiği harekete geçti, iyi tanıyorum. Tehdit etmiyorum ama bu dinamik devletten kopsa telafisi imkânsız olur. Bu dinamiği devletten koparmadığım için, isyanı durdurduğum için İsrail, Yunanlar bir karış toprak bırakmadılar, durabileceğim. Oslo’ya yönlendirip gel devleti birlikte icra edelim dediler. Ben 93’ten beri onların istediği gibi yapmadım. Peki bu boşa çıkarsa ne olur. En isyankâr halk, 60 milyon dinamiğin savaş gücünden sorumlusunuz.

Bunu siz neden geliştirmediniz. 40 yıldır mücadele ediyorsunuz. Yaşınız ne hale gelmiş. Zavallılar ne hale gelmişsiniz. Kadınlar sizi yürütüyor diyeceğim yanlış anlaşılır. Ben yüzde 90 barışın başarılı olacağını inanıyorum ama diyelim ki siyaset tıkattı. Siz, bu objektif kontra ve kör savaş tarzını terk edip tedbir geliştireceksiniz. Tüsaş nasıl değerlendirilmelidir. 15 Ağustos zamanlaması yanlıştı ve 2 yıl gecikti. Cezaevi vahşetine karşı olmalıydı. Silahlı propaganda gücümüzü Siverek’te yapmıştık. Castro 10 kadro ile Diaz’ı püskürttü. Diyap sizden fazla değil ama Fransızları mağlup ettiler. Hogır yaptı diyorsun. Tamam bunu önlemekten sen sorumlusun. Siyasi komiser sensin. Çok direndin, çok çalıştın. Ömrünüz az kalmış, ölü bir yaşamın ölü bir savaşçısı kazanmaz. Şu anda bana uygulanan manevi işkencedir. Ben savaşı da türkü tadında götürdüm. Sizi yaşatmazlar böyle giderse.  Halep’teki gibi yönelecekler.

Bu yüzden devlet siyasete müdahale etmeli ve doğru çizgiye getirmelidir. Ben de PJAK ve diğer alanlara sirayet edip barış için çabalayacağım. Bahçeli demiş ya ‘refah için bu gereklidir’. Davul boynumda ve her gelen vuruyor. Davul sesi korkunç. Kakofoniden barış sesi duyulmuyor. Ses duyulmuyor. Bunu niye uzatıyoruz. Toplum yüzde 80 barış istiyor. Yöntem desteği ise yüzde 20 deniyor. Bu yöntem yanlış diyor toplum. Yöntemden rahatsız olan toplumu işkenceye tabii tutmayalım. Toparlıyorum. Yol yöntem önerebilirsiniz. Yetkililerin de işi çok zor biliyorum. Süre vs meselesi de yanlıştır. An bu andır.  Gün başarma günü, yeni karar günü ve mücadele günüdür. Mücadeleyi savaşmak gibi anlamayalım. Halep sonrası ne dedim; ‘gün yeni Kuvayi mücadele günü’ dedim. Yani 24 saat çalışalım ve bölgedeki alt üst oluşlar çalışmamızı etkiliyor. 3 ay demek bile yanlış. Zamanı ertelemek kumar oynamaktır. Hemen çalışmak lazım. Trump’ın hemen İran’a ne yapacağı bilinmiyor.

yetkili: Mesele 4 ay önce Amerika’nın Suriye’de böyle yapacağını kimse tahmin edemiyordu. Suriye’de tehlikeli olan şey ise birlikte yaşayacak kadim halklar olan Arap Kürt savaşını da geliştirmeye çalıştılar. Avrupa’da sizinkilerin eylemine bıçaklı saldırı oldu. Yaralılar oldu.

Başkan: Aslında bu çatışma ile Kürt- Türk çatışmasını geliştirmek istiyorlardı. Arap savaşı yan bir konu gibi.

Hamili: Adım atılsa, hukuki zemini konuştunuz mu? Ne olacağını tartıştınız mı?

Başkan: Ya sen ne diyorsun bave min? Adamlar kilitli, siyaset kilitli. Ama biz bunun ötesini konuşuyoruz. Arap milliyetçi kriptoları var. Akademik kimlikler de var. Onlar da kripto.

yetkili: Arap sermayesi yönlendirmeye girdi. Para ve yönlendirme ile Suriye Arap cumhuriyeti olarak tanımlamaya teşvik ettiler. Oysa bu yanlış bir ifadelendirmeydi. Abdullah Bey Suriye Cumhuriyetini önermişti. İran meselesi de öyle oldu. Tazı tavşan meselesi gibi.

Başkan: Kripto Arap milliyetçiliği diyorum. Katar, Suudi ve Türkiye’de Kürtleri, Suriye’de Türkiye’ye hedef yapan bir anlayış var.

Abbas Ark: Suudiler 4 milyar dolar vermiş.

Başkan: Katar daha fazlasını vermiş. 40 milyar, Katar diyorum. Bu söylemimi ciddiye al. Şara’yı saldırttılar. İğrenç emeller var.

Sabri Ark: Biz de tartıştık. Aynısını söyledik. Özellikle medyanın dili ve devletin dili değişmiyor.

Başkan: Bu dil doğru değil. Devleti suçluyorsunuz. Kriptolar her kanalda dolaşıyor. Türk milliyetçiliğini kışkırtıyorlar diyorum. Siz devlet yaptı diyorsunuz. Bunu devlet yaptırmıyor.

İran üzerinden de kriptolar devrede. Siz daha iyi biliyorsunuz kriptocuları. Kriptocular devleti boşa çıkarmakta ve onu üzerimize salmaktadır. Türkiye devletinin içine yerleşmişler. Van Baeth kim biliyorsunuz. Macaristan’a gidiyor. Siyonist kongresini örgütlüyor. Kürdistan kolu var, Barzaniler... Kripto milliyetçilik başka devletlerin hizmetinde olan milliyetçiliktir. KDP ve Barzani de böyledir. Bilinsin diye söylüyorum. Kürt ve Türkü kafa kafaya çatıştırma var. Onunla savaşın diye söylemiyorum. Haçlı seferinden beri böyle bir durum var.

Abbas Ark: En çok Yahudiler yapıyor bunu.

Başkan: Evet, Selanik üzerinden kripto Türk milliyetçilik, Musul üzerinden kripto Kürt milliyetçiği siyonizmin hizmetine sokulmuştur. Abdulselam’dan beri var. Türk Kürt çatışması İmparatorluğu zayıf düşürmüş, bunu anlamak gerekir. Bunu daha fazla nasıl anlatayım. Kürt ve Türkü savaştırmak istiyorlar. Halep’ten Kürdü sürmek istemişler ve milyon dolar harcamışlar. Misakı Millinin anlamı da budur, Mustafa Kemal taviz vermek zorunda kaldı. Erzurum Valisi Hüseyin Avni taviz veremeyiz diyor. Bunun üzerine M. Kemal; eğer taviz vermezsek Cumhuriyeti kuramayacağız. Devleti kuralım sonra imkân yaratırız diyor. Şimdi siz bu ruha uygun davranmalısınız. Şimdi diyorlar Kürtlere karşı saldırıyı başlattık, kazandık, tamamlayalım...

Yetkili: Suriye’de o iş bitti. Anlaşma sağlandı. Şimdi görüşmeler sürüyor. Suriye uygun bir zeminde yürüyor.  Diğer arkadaşlar da konuşsun bence.

Hamili: Aldığımız kararlara uyacağınızı biliyordum. Teşekkür ediyoruz. Kongrenin böyle geçmesi iyi oldu. Abbas arkadaş için partinin direği ve ideoloğudur dedik.

Abbas: Biz buraya yönetim toplantısı ile geldik. Ortak görüş ile geldik.

Başkan: Kaç kişi ile toplandınız.

Abbas Ark: 13 veya 14 kişi. Hepsinin temsil gücü var. Ortak tartıştık.

Yetkili: Karayılan da çağrı yaptı ve alanlara serhildan için çıkın dedi.

Başkan: Devletteki kriptoları tasfiye etmek kolay değil. Büyük paralar dönüyor. Bizden hatırlatma.

Hamili: Metina hattında karşılıklı mevzilenmede üç nokta vardı. Sorun devam ediyor mu? Orada tedbirler alındı mı?

Abbas Ark: Çatışma riski yok.

Sabri Ark: Önderliğimizin söyledikleri var. Karda kışta iki ayağımızı bir pabuca koyarak olmaz. Karışmadıkları sürece çatışma çıkmaz. Biz hakimiz, tek kurşun patlamadı.

Başkan: Bence bu arkadaşlar hakim ve görevlerini yerine getiriyorlar. Şahin arkadaşlar da görevlerini yapıyorlar. Disiplin tam. Yarın ne olur bilemeyiz.

yetkili: Duygusal bir hava var. Çatışmışlar sahada. Çekilme, boşaltma devam etmeli. Hakkını teslim etmek lazım daha stratejik alanlardan çekilme oldu. Şimdi söylediğimiz yerden çekilme o kadar stratejik de değil. Daha önce çekilme için zamanı değil dendi. Eksik gediklerle beraber izah ettiler. Sonra çekilme kararı açıklandı olumlu hava yarattı. İHA’lar vs düşürüldü. Ama boşalttığımız alanda cenazeleri beraber aradık. Yan yana. Bu olumlu oldu. Biz tüm siyasi partileri ziyaret ettik. Meclis komisyonuna gitti İ. Bey. Yüz soru geldi. Türkün gururu ve kürdün onuruna zarar verecek bir şey yapmayalım, dedi. Güven verici ve kamuoyuna aktarım için iyi oldu.

Başkan: Samimiyetlerinden kuştu yok. İcranın başında benim olmam lazım. Benim icra durumunda olmam lazım. Stratejik amacım barış ve bunu gerçekleştirmek lazım. Özgürlüğüm diyorsunuz, yanlış sözler ile ifade etmeyin. Bu mesele icra için gerekli. İran’ı götürebilirler ama esas hedef Türkiye. Haçlıdan beri tarihsel planı bozan Kürtlere öfke var. Arapları anti Türk yaptılar. Şimdi başarmaya çalıştıkları şey ise Anti Türk olan bir Kürdü yaratmaktır. Selahattin Eyyübi’den beri böyleler. İngiliz general mezarına geliyor ve diyor ki ‘Ey Selahadin kalk ben geldim’. Karayılan kim? Bir Kürt. Arabanlı. Fransızları bozguna uğratıyor. Suruç aşiretleri büyük direniş gösteriyor. Onlar Fransa’yı gerilettiler. Karayılan türküsünde vurun Kürt uşağı sözü bile değiştirilmiş, vurun Türk uşağı diye... Ortadoğu’dan Anadolu kuşatılıyor. Orta Anadolu’da 50 bin kişilik bir ordu ile sınırlı bir Türk gücü ne yapabilir ki. Ne kadar PKK’ye söversen o kadar Türkçüsün gibi bir anlayış yaymışlar Türkiye’de. Yalan ve sahtekarlık bu. Ne alakası var. Oyunu bozduğum için öfkeliler bana. Bahçeli hediyeler gönderdi bana. Buna karşılık bu halıyı gönderdim. Yalan mı? Hayır. Bahçeli rolümü anlamış ve kilimi alırken ki mesajıyla cevap vermiş. Ben diğer faşist bloğa karşı öz savunmasız kalmam.

yetkili: Öz savunma tehlikeli bir kavram.

Başkan: İşte o hukuki ve siyasi zemini oluşturmak diyorum. Bunun bir sakıncası yok. O olmadan da çözüm olmuyor. Eğer gereken yapılmazsa silahlar bırakılmaz. Bunu bir tespit olarak söylüyorum.

Hamili: Demokratik entegrasyona karşı çıkan oldu mu? Merak ediyorum. Pozitif devrim tartışılıyor mu?

Abbas Ark: Öyle bir durum yok. Pozitif devrim tartışmaları Bir Halkı Savunmak ’tan beri devam ediyor. Bir dönüşüm oldu.

Helin: Bir tartışma ve dönüşüm olmuştu zaten önceden.

Başkan: Evet bir gelişim ve dönüşüm olmuştur. (Başkan eline görüşme taslağını aldı ve ilk maddeyi okudu). TC’ye isyandan entegrasyona ne asimilasyon ne de ayrı ulus devlet. Demokratik entegrasyon. Asimilasyon yöntemi var. 7 T formülü uyguladılar. Mehmet Bayrak bunu anlatmıştı.

İki; Barzanilerin öncülük ettiği ulus devlet projesi. İsrail de bunu hedefliyor. Bunlar ulus devlet dışında bir düşünce savunamaz. Arap emirliklerine benzerdir. Ulus devletçiliği ret ettik. Diğer bir sebep ise Barzani ile bir mücadelem var ilkel milliyetçiliğe karşı durdum. Beni ikinci İsrail’i kurmakla suçluyorlar kriptolar. Oysa ben yıllar önce ret ettim. Türkiye devleti içinde adamları var onlar kuruyor ikinci İsrail’i. Üçüncü yol, ise demokratik entegrasyondur. Zoraki de olabilir ama en doğrusu gönüllü ve demokratik yani halkın iradesiyle olandır. Cumhuriyet ile yani onun toplumu ile bütünleşmek istiyoruz. Kadrolar olarak yoğun bir eğitim görüyorsunuz. Bu iki taslak yoğunlaşma için hazırlanmıştır. (Manifesto ve D. Entegrasyon belgesini kast ederek)

Diğer bir madde; PKK’nin varlık savaşı neden özgürlük savaşına dönüşemedi. Reel sosyalizmin çözülmesi vs…93’e geldiğimizde varlık kanıtlandı. Özal haber gönderdi. Düşündüm haklı çıktı. Demirel’de Midyat’ta söyledi. Kürt realitesini tanıyoruz dedi. Ahmet Türk ve Sırrı Sakık gelmişti, Halep’e. Ben görüştüm anlamadım neden geldiklerini. Çok sonradan dediler ki Demirel yönlendirmişti bizi. Ben işbirlikçilik mi yapmaya gelmişler diye düşündüm. O zaman haklı ve değerliydi onların tutumu. Ben siyasi olarak güçlü değildim. Zaten her gelene işbirlikçi yaftası vuruyorduk. Tıpkı sizin TUSAŞ sonrası söyledikleriniz gibi. Reel sosyalizm çözülünce bir arayışa girdim, ama sonra PKK raf ömrünü tamamladı tespitini yapmıştım. Kürt kimliğinin ispatını canımız kanımızla sağladık. Öyle Şara veya AKP ile başlayan bir şey değil. Hayri’nin meşhur sözü var. Ölüm orucuna karar verince ‘Başardık’ diyor. İşte başardık diyen bu gelenek Kürt varlığını ispatlamıştır. Meşhur Seyit Rıza’nın size dert olsun sözü de böyle bir şeydir. Diyarbakır direnişinin anlamı ve 92 çıkışımız, Botan’daki büyük direniş dahil. Ama devamını getiremedik. PKK ne siyasetini ne diplomasisini ne de savaşını hakkıyla veremedi bu geleneğin. 2000’li yıllarda zihinsel dönüşüm Demokratik Cumhuriyet ile başladı. 2012’de vücut bulmaya başladı ama sabote edildi. FETÖ bunu boşa çıkardı.

Birazdan açıklayacağım. Güçlerimiz var. Yasal güvence verilirse gelirler, siyasete dahil olurlar. Ama bunun için güvence lazım. Demokratik siyaset hakkı veren bir güvence verilmelidir. Bese arkadaş geldi diyelim. Silahlı, elebaşı karakol onu tutuklar. Mecburen yapar çünkü hukuk olmalıdır. Ağır müebbetlik, nasıl gelecek? Bese arkadaş değerli cesur. Savaşta ve barışta da cesurdu. Selam söyleyin. Bahçeli de keşke hukuk olsa da gelseydiler dedi. Meclise, komisyona gidin anlatın bunları.

Üçüncü madde; Cumhuriyette büyük tıkanma... Ulusalcılar 2000’lere doğru gelindiğinde o ideolojiden kalan bütün savaş kaynaklarını kullandılar bize karşı. Onların programı savaşta tıkanma yaşadı. Onların elebaşları da vardı. Erbakan bize yönelik formül geliştirdi. 5 yıllık siyasi yasaklama getirelim öncülere diye. Mektup geldi bana. Haddam’ın bürosunda görüştük. Mektubu aldım karşı bir mektup da yazdım. Sonra Erbakan iktidardan düşürüldü. Bu nettir. Ulusalcılar büyük tıkandı ve tıkattılar. Erbakan düştü ve AKP Londra kaynaklı bir operasyonla başa getirildi. Erbakan’a oyun oynadılar ve kan ter içinde bıraktılar. Liderlerinin son sözü ‘Siyonizm beni bu hale getirdi’ oldu. Oğlu şimdi başka telden konuşuyor. İngiliz Arap ilişkisi, Katar Barzani dahil edilebilir. Bunların ortak projesi beni ve PKK’yi bu formülün tamamen dışına itmek. Önce Apo’ya hayır PKK’ye evet ile başlatıldı. Tasfiye bunun üzerinden geliştirildi. Erbakan da bizim üzerimizden hedeflendi. Benim buraya alınmam MOSAD operasyonu. Pimi çekelim, bomba gibi orda patlasın dendi. Mikail Robin demişti ki Apo’nun üç aylık ömrü kaldı, asılacak dedi. Meşhur General Atilla geldi. Dedi ki 4 general seni bekliyor, bir metin yaz seni bekliyorlar. Zaten yoğunlaşmam daha 90’larda vardı. Demokratikleşme programını kısaca yazdım. Sonra gitti geldi idam durduruldu dedi. Çözüme Genel Kurmay da kapalı değildi. İdam olmayacak falan dediler. Bir çözüm kabul edebilirlerdi, tıkanmayı aşmak adına. Biliyorsunuz Kıvrıkoğlu’na bir suikast hazırlandı. Kıbrıs’ta sanırım bir asker yanında vuruluyor. Yine İsmail Karadayı Brüksel üzerinden gönderdiğiniz ilişki odur. Toplumla İlişkiler Birimi (TİB) adına ilişkilenmişti. Sabri arkadaş ile de içerde dolaylı ilişkilenmişlerdi.

Sabri Ark: Evet dolaylı olarak bizimle ilişkilendiler.

Başkan: O zaman dediler ki Erbakan yapamaz, ancak askerler yapabilir. Aslında biraz haklıydı. Sonra 11 Eylül saldırısı ile her şey bitti. Ecevit adına gelen biri vardı. Bir kez geldi bir daha gelmedi. Ecevit’in hastalığı gelişti. Ecevit zaten idam karşıtı idi. Hastalıktan gitti. Sonra çözüm rafa kaldırıldı. Yani Kürt Türk savaşı geliştirmekten kastım tam da budur. Koşullar olsaydı o zaman bu çözümü geliştirebilirdik.

Diğer bir madde… Tıkanmayı AKP ile aşmak... Bu çok önemlidir. AKP izliyor mu, anlamaya çalışıyor mu? Zaten 2015 sürecinde vardılar. Esad’ın tasfiyesinde ve gerek Şara ilişkisinde Kürtlerin tasfiyesinde bir mutabakat var. Dikkat edin Londra merkezli haberlerin hepsinde YPG suçlaması yapıldı. Bu sabah bile oradan kaynaklı olduğu anlaşılan söylem YPG teröristtir söylemidir. Bu bir İngiliz dayatması ve aklıdır. Bu coğrafyada tamamen etkisiz hale getirilmem isteniyor ve yerime Barzani ulus devletçiliğinin önünü açmak istiyorlar. Ben de sıkı bir tecride alındım. Hatta genel kurmay engellemezse idam bile gündeme getirildi. Sonucu tecrit oldu. İşbirlikçi Kürdün yaratılması hedeflendi. Daha geçenlerde Cizre’ye geldi silahlı adamlarıyla Barzani. Bahçeli eleştirdi onu, sonra Bahçeli’ye salladı. Sonra soğuttu. Eski kurt hortladı dedi. Bu öfkenin sebebi Bahçeli’nin bana, yani Öcalan’a verdiği önem ve anlamdı. Şimdi devlet ile diyalog içinde Suriye’yi takip ediyoruz. İngilizler Şara’yı getirdiler. Bu durum çok açık bir şekilde gözüküyor. İsrail’e Paris anlaşmasıyla ne verildi. Yeni topraklar verdi. AKP sözcüsüne söylüyorum, o zaman neden İsrail’in özerkliğine sözün yok, demek ki arkanda İngilizler var. Kürde terörist diyeceksin ama onlara ses etmeyeceksin. Senin ilişkin İngilizlerle var diyeceğim o zaman.

Şahin Cilo benim bir yoldaşım. O terörist ile anlaşma olmaz diyorlar. İmza atılır mı diyor. İmza atıldı. Şimdi ona diyorlar ki git Barzani’ye teslim ol. Bana da dediler bunu. Biz Barzani’ye teslim olmayız. Bir proje ve planlama önereceğim birazdan. Çerçeveye devam edeyim. Ulusalcılar Kürt çözümün konusunda ideolojilerini bitirdiler. Şimdi Kürt çözümünü laik maskeli bir ideoloji yerine İslami bir çizgi ile yapmak istiyorlar. Birçok tarikat oluşturdular. PKK kitlesini dönüştüreceklerdi.

Barzaniler ise benim demokratik Cumhuriyete önderlik etmeme öfkeliler. Barzani’nin bunun dışında bir planı yok. Bu savaş devam edecek, PKK içinde bazı kişilikler de bana karşı olabilir. Ama ben bu projeye devam edeceğim. AKP üzerinden PKK’yi etkisizleştirme planı da devam ediyor.

Dördüncü madde, tarihsel dip dalga, kapitalist modernitenin çözülmesi, demokratik modernitenin inşa edilmesi. Tarihte gerek Selçuklunun devlet yapılanmasında gerekse Osmanlıda incelenirse, Türk ve Türklerin Ortadoğu’daki varlığı iki sütun üzerinden yürüyen bir varoluş. Tarihe biraz anlamlı bakan bunu teslim eder. İlk Kürdistan tabirini kullanan da Sultan Sencer’dir. Bugün İran’daki Kürdistan eyaletinin isim babası da odur. Merkezinin Hemedan olması da önemli. Bir Türk sultanı ama üzerinde egemenlik inşa ettiği yer Kürt kültürüne sahip. Halen Hemedan iki kültüre beşiklik ediyor. Malazgirt’i de bu çerçevede anlamlandırdık. Ahlat, Mervaniler vb. de buna dahildir. 15 Mayıs’ta, Malazgirt savaşından önce 3 ay Alparslan nerede? İki ayını Silvan’da Mervanilerin başkentinde geçiriyor. Savaşa orada hazırlanıyor. Bu ortak bir Kürt-Türk savaşı değilse nedir? Yoksa Bizans onları Van Gölü’nün güneyine kadar sürer. Alp Arslan Türk lideri olduğu kadar Kürt lideridir de. Tarihin gerçek dip dalgası budur.

Bir Kürt reformu olsaydı, İngilizler gibi bir cihan imparatoru olması işten bile değildi. İngilizler bundan bir ders çıkardıkları için, Kürt ayağını mutlaka Türk devlet sistemine karşı çıkarmak istiyor. Başta ben de TC’ye sömürgeci, soykırımcı dedim, zaman içinde bunun daha büyük bir İngiliz planının bir devamı olduğunu anladık. Bana dünyada bir karış yer bırakılmaması bu planın bir parçasıdır. Buna karşı bizim demokratik modernite çözümü, demokratik entegrasyon çözümüdür.

Beşinci Madde, Devlet ile PKK diyaloğu. Şexmaqsut’tan başlayarak bir darbe mekaniği harekete geçirilmiştir. Bu iktidarda ve muhalefette oldukça örgütlüdür. Siyasal partiler bunun vurucu gücü durumundadır. Anahtar parti, Zafer Partisi ve iyi Parti gibi. Bunlar vurucu güçtür.

Devletle diyalog önemli ve değerlidir. Hatta buna özlü bir gelişim diyebiliriz. Şiddete dayalı bir örgütün devletle diyaloğu kendi başına bir gelişmedir. Bunu hafifsemeye, küçümsemeye hiç gerek yoktur. Bu ittifak sosyalizmin ruhuna da uygundur. Türk devlet aygıtına bu kadar kripto yerleşmişken, bu arayışın sahiplerinin çabası daha da değerlidir. Ancak stratejik hatanın da aşılması, yani benim icranın başına geçmem de zorunludur.

Öcalan’ın işin başında olması tarihi bir görevdir. Bu hamle en az ulusal kurtuluş savaşı kadar değerlidir. Çünkü bir Kürt dinamiği hareket geçmiştir. Bunun başında bulunmam zorunludur. Türk tarafı asimilasyonu, Kürt tarafı da isyanı bırakacak. Bunun başında da ben olacağım. Siyaseten bunu kabul ettirecek olan da sizsiniz. Darbe mekaniği gibi, devlet aklı da harekete geçmiştir. Çabamız bu norm dışı gücü etkisizleştirecektir.

Altıncı madde, Norm devleti ile norm dışı devletin çatışmasını anlattım.

Yedinci madde, Norm devleti ile ortak akılla çalışma devam etmektedir.

Sekizinci madde, 27 Şubat Barış ve Demokratik Çözüm Bildirgesi eşittir Demokratik Cumhuriyet demokratik toplumu esas alır. Devletçi çözümden, demokratik toplum çözümüne. Demokratik toplum yasalarla demokratik cumhuriyete bağlanacaktır. Bağlanacağımız cumhuriyet demokratik olmak durumundadır. Çünkü Kürtler hukuk dışıdır. Bunun için hukuki düzenleme gerekir. Bu, Kürtleri demokratik cumhuriyetle bütünleştirecektir.

Dokuzuncu madde, pratik çözümün temel omurgası, (şimdiye kadar anlatılan teorik çözümdür) yasaların oluşturulmasıdır. Yasalar demokratik toplum siyasetinin temelidir.

Onuncu madde, bu süreç boyunca yürütülen tarz, benim konumumu sorunsallaştırmıştır. Öcalan’lı mı olacak, Öcalan’sız mı? Belki ben de saygıdan ötürü buna biraz geçit vermiş olabilirim. Yanlış yaptık, aslında Bahçeli ilk çağrı yaptığında bunun gereğini istemeliydim. Şimdi düğüm noktası burada: Öcalan’ın özgürlüğü olacak mı olmayacak mı? İcranın başında olmazsam bu işin yürümesi imkânsız hale gelmiştir. Bu entegrasyonu benim yapmam gerekir.

Helin: Başkanım, Kongre kararı, bu kararların uygulayıcısının Önder Apo olduğunu ilan etti.

Başkan: Evet icranın başı olmaktan ziyade, hedef haline getirilmişim. Bir Öcalan öcüsü yaratılmıştır. Bu operasyonu müthiş bir gizlilikle yürütüyorlar. Öcalan Kürtleri cumhuriyete entegre edecektir. PKK de bunu kabul ediyor. Yani bu engel de aşılmıştır. Kürdistan coğrafyasında bunu başaracak başka bir kişilik yoktur.

Abbas Ark: Yönetim kararımız da budur.

Başkan: Öyle değil mi Abbas arkadaş? Türk kızı Helin korkar mısın? Hayatlarını böyle adayan kişiler korkarlar mı? Öcalan’dan başkası bunu yapamaz. Pohpohlamak için değil. Entegrasyon yapacak başka bir kişi yok. Barzani’yi bu kadar desteklediniz. Kocaman bir lobisi var. Suriye dahil her yere el atmak istiyorlar. Bu cumhuriyete entegre mi yoksa büyük bir bela mıdır?

Ömer: Başkan’ı niye muhatap almıyorlar? Sorunu siyasal alana taşırmak istemiyorlar. Bunun için muhatap almıyorlar. Öcalan üzerinden sorunu çözmek değil örgütü çözmek istiyorlar. Devlet sorunu çözme kararı vermemiş. Burada devletin bir karar alması gerekiyor. Karar alırsa, Başkan’ı siyasal muhatap olarak kabul edebilirler.

Başkan: Bence bunu engelleyen siyaset kurumudur.

Ömer: Doğrudur. Bu başarılmadan havanda su dövmüş oluruz. Bütün yük bu yetkililerden oluşan ekibe bindiriliyor. Ama bu bir ekibin gidip gelmesiyle çözülecek bir şey değil.

Ergin: Mesele, Başkan olmadan işlerin yürüyemeyeceği noktaya gelmiştir. Harekette bir sorun olmadığı ortada. Bundan sonra bir format değişikliği gereklidir. “Elimi ayağımı zincirle bağlamışlar, Bir de havuz gösteriyorlar. Bana bu havuza gir, yüz diyorlar.” demiştiniz. Bu metafor durumu özetliyor. Heyetin çabası olmasaydı, durum daha da çıkmaza girerdi Halep’te. Hatta 10 defa tıkanmıştı şimdiye kadar.

Mahmut: Bu sürecin olabileceğine ihtimal vermiyorduk, ama böyle bir süreç yaşanıyor. Hareketin, devletin önemli bir kanadının, Önderliğin çabası devam ederken, yeni bir formatın devreye girmesi zorunludur. Bu toplantımız bile sorunun hangi aşamaya geldiğini göstermesi bakımından önemlidir. Devlet heyeti, Hareketin heyeti ve Önderlik aynı masada. Bildiğimiz TC’nin bunu yapmasına imkân yoktu, demek ki, devlette bir doktrin değişimi var. Bunu önemsemeliyiz. Burada günlük olarak da Başkan’ın yoğunlaşmasına tanık olmaktayız. Bütün bu çabaların berhava olmaması için sürecin format değişimine gitmesi zorunludur.

Raperin: Arkadaşların belirttiği noktalar önemlidir. Bu sürecin yeni bir biçimde devam etmesi gerekir.

Başkan: Süreçten rahatsız olan var mı? Kadın hareketi için…

Raperin: Gelişmelerin tek taraflı olduğunu gören genç arkadaşlarda duygusal yaklaşımlar olabiliyor. Basının, siyasetin dili çok tepki çekiyor. Rojava bunu biraz daha derinleştirdi.

Hamili: Ne diyorlar?

Raperin: Devlet yaptı diyorlar.

Sabri Ark: Türkiye içinde Arap kimliğine bürünmüş bir Türk ırkçılığı var diyorlar. Medya dili çok rahatsız edici. Bu bizi zorluyor.

Başkan: Kripto dediğim budur.

Hamili: Rojava’da Arap güçleri ayrıldı mı?

Sabri Ark: Kendileri aktarırlar gelince.

Ömer: Bizim sorumuz, bunu öngörememişler mi?

Sabri Ark: Kendileri gelince aktarmaları daha doğru olur.

Hamili: Bahoz’un çağrısı oldu mu? Burada Başkana dinlettiler.

Helin: Kararları yönetimler alır. Kişiler üzerinden yorum doğru olmaz.

Raperin: Derinlikli tahlil olmadığı için topyekûn bir devlet tanımı ve buna göre bir yaklaşım var. Ama bunun yanında bir istek ve irade de vardır. Yasal sürecin önü açılırsa, Türkiye’yi gül bahçesine de dönüştürebiliriz. Toplumsal çürümeyi durdurma gücümüz de vardır. Bir bütün olarak ülkeyi sahiplenme gücümüz ve irademiz vardır.

Başkan: Biz eskiden devleti homojen bir yapı olarak biliyorduk. Ama bu görüş aşıldı. Devlet toplumun bir özetidir. Ben bile her gün yeni yeni şeyler keşfediyorum. Devlet yetkililerine bile öğretecek kadar teorik bir derinliği yakaladığımı söyleyebilirim. Ucu belli değil, mekânı belli değil. Marx’ın devlet tahlili, burjuvazinin emrindeki bir komite biçimindedir. Ama işin aslı böyle değildir. Devlet yapısını doğru çözemeyen doğru bir savaş veya barış da geliştiremez. Heyetin üyeleri de en az bizim kadar kendi davalarına bağlıdır. Bu en nitelikli kadrolar oluyor. Biz PKK’yi de yekpare bir güç gibi algıladık. Ama bizim bile hakim olamayacağımız, homojen olmayan bir PKK gerçekliği var. Şu anda bize en çok bağlı olan arkadaş Abbas’tır ama en büyük savaşı ona karşı veriyoruz. Her gün onu baş sorumlu olarak eleştiriyorsak, diğerlerini siz düşünün. Devlet ise homojen, yekvücut bir yapı değildir. Bunu bilerek yaklaşmak gerekir.

Raperin: Sizin “Sosyalist olmanın ölçüsü kadına yaklaşımdır” ve “Devletle ilişki geliştirmeyi bilmeyen sosyalist olamaz” sözünüzü tartışıyoruz.

Başkan: Bir sosyalist, kadınla ve devletle nasıl ilişki kurduğunu bilecek. Bunu başaramayan sosyalist olamaz. Sosyalist, eğer önündeki sorunlara hâkim olmazsa, sonu felaket olur. İşte Ali Haydar bana en bağlı arkadaştı, ama pratikte dereden geçerken boğuldu. Kadın boyutuyla da bunu aşmak gerek. Kadına on bin yıl önce kader diye yazılanı reddetmek gerekir. Bütün çabam, bu kızların düşünce gücünü, yürüme gücünü artırmaktır. Dersimli bir kızımız teleferikle Zap suyunu geçerken, tam ortasında düşüp boğuluyor. Bu kızlarımıza biraz yüzme öğretelim dedik. Böyle boğulma olmaz. Neydi ismi?

Raperin: Çiçek’ti ismi başkanım.

Başkan: Evet hatırladım. Geliştirilen sahte aşka fazla anlam vermedik. En iyi bağlılık pratikte yaşayabilmek, o acımasız koşullara nasıl dayanabiliyorlar; bunu anlamlandırmaktır.

Rahime arkadaşın şehit olmasından sonra, bir binbaşı arkadaşın bekaretini kontrol ettiriyor ve sonuçta bakire olduğunu anlayınca, “Bunlar başarmıştır” diyor. Kadın arkadaşların bize bağlılığı olmasaydı, erkek yapımızın çoğu kaçardı. Gerçek bağlılık budur. Erkek egemen düzen kadın yaşamını inanılmaz bir işkenceye dönüştürmüştür. Bunun için bu koşullarda aşk olmaz dedim. Bu ilişkilerle arkadaşın dediği gibi barış çiçek gibi açılırdı. En iyi anlayan bu kızlar. Barışın gerçek inşacıları kadın arkadaşlardır. Barış ve demokrasi insanıdırlar. Üretim, gelişim var. Yeni yaşamı kadınlar daha iyi kuruyor. Yaşamı işkenceye dönüştürmez. Bunun için aşk olmaz. Nazım da şiir yazıyor. Adorno’nun acılar çekilirken şiir yazılamaz yaklaşımını önemsedim. Ondan esinlenerek burada aşk yaşanmaz dedim. Bir erkeğin yapması gereken şey şiir yazmak değil, kadının itibarını iade etmek gerekir. Erkek arkadaşların bu yolda daha çok su içmesi gerekir. Platonik de olursa bir fikir ideolojisi geliştirmek gerekir. Teorik aşk kadını geliştirir. Jineoloji çok etkili olmalı, değil mi?

Helin: Bizim içimizde ve dışımızda çok etkilidir. En evrensel sorun kadın sorunudur. Alternatif oluşturulamıyor. Esas dinamizm jineolojide ve onun kadın dinamizminde bulunuyor.

Abbas Ark: Jineoloji bizim dışımızda da birçok çevrede etkilidir.

Başkan: Bu coğrafyada İnanna kültünün en az 30 bin yılda inşa edilmesi, Toros-Zagros silsilesindedir. Gılgameş destanında kadına karşı geliştirilen hamle incelenmeli. Kadınlar Tanrıyken kitabını okudum, size de öneriyorum. Kadının nasıl düşürüldüğü kutsal kitaplardan, tabletlerden ve elde edilen bulgulardan iyi anlaşılmaktadır. Babil dönemini kast ediyor. Büyük bir silahlı güçle Marduklar Hindistan’ı işgal ediyor. Semitik Arap kültürü sanıyorduk. Meğer Marduk kelime anlamı itibarıyla Kürtçeymiş. Merd, mer yani erkek. Merdo neydi? Tiamat bu kelimenin kökeni de Met yani hala anlamına geliyor. Kadının erk gücü Babil’de sıfırlanmış. Mutlak kadın düşüşü Zebur, Tevrat, Kuran’a yansıması Babil etkisidir. Hazreti İbrahim de Babil’den çıkmadır. Ennuma Eniş, İncil, Tevrat ve Kuran versiyonu. Muazzez İlmiye Çığ Sümerceyi bilen ilk kişidir. Ondan okudum. Kuran ve diğerleri Sümer yazıtlarından esinlenmiş. Babil’de kadın tanrıça yenilir ve geriye Marduk kalır. Mitoloji din kadar değerlidir. Mitolojiye söylenti deyip geçemeyin. Kadına mitolojiyle itibarını iade etmek gerekir.

Tanrıçalar tasfiye edilir ve adım adım tek tanrılı dinlere geçilir. Bununla paralel olarak da kadın düşürülür. Bu, tarihsel sosyolojik yorumdur.

Bugün için bir erkeğin yapacağı şey kadına aşkını ilan etmek değil, onun özgürleşmesine hizmet etmektir. Buda’nın ünlü bir örneği var. Bir taraftarı, sana daha fazla nasıl bağlı olabilirim diye soruyor. Kadınını da bırak diyor. Buda’nın ikinci örneği de sırtındaki hançer örneğidir ki, bunu Manifestoda verdik.

Kadın da erkekle yaşamak için ince bir politika yürütüyor. Erkeğe karşı kadın da bir erkek politikası geliştirir: Erkekle baş edemiyorsan, kadın oyunlarıyla onu idare et. Kadının da bu politika yerine gerçek bir etik-estetik ilişki geliştirmesi gerekir. Özel ilişki politiktir diye bir sözü var feministlerin. Bu bir meşru savunmadır.

Başkan: Dinde, kadının elini tutmak haramdır meselesi, kadının köleleştirilmesinin derecesini gösterir. Kadın bir hayvandır, köledir, onun elini tutmak haramdır. Buyurulan budur. Kadın da sınırsız bağlılık taktikleri uyguluyor; makyaj, güzelleşme vs... yine de erkeğin elinden kurtulamıyor.

Helin: Bu katliam politikası olmazsa, kadınlar kontrol altına alınamaz.

Başkan: Kadın üzerindeki baskı tanrı adına yapılıyor, kutsal din adına yapılıyor. Kapitalizm öyle bir özgürlük çarpıtması yarattı ki, o kadar metaların kraliçesi haline getirildi ki, her yönüyle sömürü aracına dönüştürülmüştür. Kadın nesneleştirilerek bir meta kraliçesi olarak her türlü metayı çeken konuma getirilmiştir. Bir yatırım aracına dönüştürülmüştür. Sömürü kelimesi bile eksik kalır. Sömürülmedik bir saç teli bile kalmamıştır. Kadının da erkeğe dönük politikalarını hafife almamak lazım. Öldürmez, ama erkeğe uyguladığı bir politik sistematiği var.

Helin: Ayakta kalma stratejisi diyelim.

Başkan: Evet. Kendisini en çok kullanacak erkeğe satma. Bunu jineolojide işlemeniz gerekir.

Helin: Kandil’i ayakta tutan kadınlardır dediniz. Şimdi Kürt toplumunu da ayakta tutan kadın hareketidir. En barışçıl ve aktif olan kadın hareketidir. Her tarafta bu böyle. Bu durum dünya kadınlarını da çok etkiliyor. İdeolojik çizgimiz, kadın özgürlük duruşudur. Bu olursa, biz ideolojik duruşumuzu koruyoruz demektir. Hareketin geneli için böyledir.

Başkan: Nesrin arkadaş daha cezaevinde iken mektup göndermişti. Her bakımdan size katılıyorum ama bedenen size katılmaya hazır görmüyorum kendimi demişti. 24 saatinizi benimle yaşayabilecek misiniz? Ben dünyaya nasıl bakıyorsam, öyle yaşayacaksınız. O da 24 saatin içinde gecesi var. Öyle yorumlamış her halde. Bunu başaramayacağını gördü. Bizi bile hizaya getirecek bir bakış açınız olmalı. Hala kadını mal-mülk olarak görme var. Tek taraflı aşk ilanı vahşi bir yaklaşım. Kastik katil ilk bıçağı kadına vurmuş. Kadının ruhu elinden alınmış. Beş paralık bir kocaya yaranmak için yalvarıyor. En büyük zulüm budur. Kadın da bunu intikam vesilesi yaparak bir erkek politikası yaratmış, bu yanlış. Gülten arkadaşa bir dörtlük okumuştum şöyleydi: Fahişeler gibi gülme… Köleler gibi ağlama…. Özgür kadın gibi gülümse…. Böyle bir şeydi.

Helin: Genel olarak kadın yapımızda sürece dair kaygılar var. Bu da sizin konumuzla ilgilidir. Süreci çok önemsiyoruz. Kadının tartışma masasında olması gerekir. Biz bu harekette sizin sayenizde bir özgürlük alanı elde ettik. Kadın Hareketi, bizden niye bir temsilci burada yok diyor. Kadının şimdiye kadar kazandığı düzeyin geriye itilmesi kaygımız var, yeniden eve kapatılma kaygımız var. Buna ilişkin yasa çıkarılacak mı, alan açılacak mı, bu sorunlar gündemimizi belirlemektedir.

Başkan: Tüm gücümü, kadının sorununu politikleştirerek harcıyorum. Yakın zamanda buna ilişkin bir çabamız olacak. Yakında “Fahişeyi öldürmek” isimli bir kitap yazabiliriz. Kadınla Sokratesvari bir diyalog olmazsa olmaz. Fikir pirimiz Sokrates biliyorsunuz onun diyalog yöntemi var. İlham kaynağı ise Diotima’dır. Kadın hep müzakere masasında olmak durumundadır.

Yetkili: Biz önce siyasal sorunları konuşalım ve bitirelim. Kadın sorununu sonra da konuşabiliriz.

Helin: Bence gündemle doğrudan bağlantı bir konu.

Yetkili: Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’e, Erdoğan’a her zaman küfredenler oluyor, Türkeş faşistlikle suçlanıyor ama bir kesim de onu yüceltiyor. Yani bazı söylemleri değiştirmek süreçle ilgilidir. Öcalan’ın da Kürt toplumu içinde karşılığı belli bir orandadır. Bazı yakıştırmalar var örneğin siz Şara’ya Colani ve HTŞ diyorsunuz. Bu yaklaşımları komik de görüyoruz. TC tarihinde görülmedik bir komisyon bile kuruldu. Bir yığın tartışmayla üç kişilik bir komisyon buraya geldi. Bu muhatap almak değil midir?

Başkan: Komisyon kuruldu ama mühim olan ne çıkaracağıdır?

Yetkili: İkincisi biz elçiyiz. Biz de istiyoruz ki yeni şeyler olmalı. Ama bunu yapacak olan siyasilerdir. Zamanla bunların hepsi olacak. Sürecin bozulmaması için elimizden geleni yapmalıyız. Basından bazı kesimlerle diyaloğumuz oluyor ama herkesi etkileyemiyoruz. Bu tarz tarihi adımları sanki hiç yokmuş gibi görmemek gerekir. Bu süreçte en az bine yakın arkadaş çıkarıldı. Bize listesi verilen arkadaşların çoğu bırakıldı. Bir gün bile bu olumlanmadı.

Suriye konusunda söylemi değiştirmek lazım. Yapılanları dile getirmek bile önemlidir. Anayasal çalışma içinde Kürtlerin haklarını dile getirmek başarıldı. Bundan sonrasını siz yaparsınız, devlet de destekler. Bazı karşıt eylemler durdurulabilir, Rojava çözümü coşkuyla kutlanabilir. Başkan’ın çözüm stratejisine bağlıyız, ama hukuki süreç de önemlidir diyebilirsiniz. Türkiye tarafını da düşünerek bazı olumlu adımlar atabilirsiniz.

Başkan: Siyaseten bu adımlar atılmasaydı, süreç çok daha farklı işlerdi. İ. Bey ile bunları tartıştık. İcrayı yönetmek ayrı bir şey. Size de açtım bir araya gelin ve bunu gerçekleştirin.

Yetkili: Sizinle çözeceğimize inanmazsak burada olmazdık. Bu zamanla olacak. Ölümü kutsama, şehit ilan etme vb. retorik olarak var.  Ölümün değil, yaşamın kutsanması gerekir. Hedefimiz insanı yaşatmaktır. Bahçeli bu çıkışı yapmasaydı, ölümler devam edecekti. Sokak eylemleri vb. sönümlenmeli. Bu, kanunların çıkmasını da kolaylaştıracaktır.

Başkan: Entegrasyon sürecini ancak ben yönetebilirim. Bunun görülmesi gerekir. Tarihi bir proje var. Sağlığıma bile bu temelde değer veriyorum. Bunun yarattığı korkunç bir baskı var. Mesuliyet duygusu insanın en temel duygusudur diyor Levinas.

yetkili: İnsanları kaybettikten sonra değerini daha iyi anlıyoruz. Sırrı Süreyya Bey’in ölümünden sonra önemini daha iyi kavradık. Yaşarken de kıymetini bilmek gerekir.

Başkan: Doğru. Benimle biraz samimi sohbet etmek istemişti, ama ben konuyu biraz siyasi hatta tuttum. Yarenlik etmek istedi biraz. Sert yüklendim gündeme. Bitirdik toplantıyı. Vedalaşırken, seninle daha sonra geniş geniş sohbet ederiz dedim, ama gidip dönemedi bir daha.

Abbas Ark: Buraya gelişin anlamını, süreci anlamaya çalışan hareketimiz katkı sunmada sorun yaşamıyor. Sorunun ağırlığı da ortada. Fakat süreç uzuyor. Sabır gerekiyor, sabırlı olalım ama her an riskleri çok. Milliyetçilikler geliştiriliyor, dış güçlerin planları da ortada. Zamanı iyi değerlendirmek gerekir. Basın tartışıldı. Bir yıl oldu, hala basın üzerinde bir çalışma yapılmadığı anlaşılıyor. Sorun silah bırakıp eve gitme biçiminde açıklanıyor. Buna tepki var. Sürece ve Önder Apo’nun süreci yürütmesine güven ve katılım var. Bu olmadan zaten süreç ilerleyemezdi. Herkes Önder Apo’nun yürüttüğü demokratik sürece hazır ama silah bırakıp eve gitme gibi söylemlere kimse itibar etmez. Herkes biz özgürlük savaşçısıyız diyor. Önder Apo’nun önünün açılması tek gerçek çözümdür. Hareketimizin tek tutumu budur.

Suriye’deki olayları sonuçları itibariyle henüz değerlendiremedik. Rojava yönetimi açıklama yaptı. Biz henüz açıklama yapmadık, ama biz olumlu görüyoruz. Yanlışlıklar vardı, biz de rahatsızdık ama görüş birliği oluşturma ve orayı etkileme yeterince olmadı ve sonuç buraya geldi. Gelinen aşamayı olumsuz görmüyoruz. İlerde Hareket olarak açıklamamızı yaparız. İlgili yönetimin iradesini çiğnemeyelim diye henüz açıklama yapmadık.

Bir de önerimiz var: Rojava’yı sahiplenme konusunda Kürtlerde müthiş bir duyarlılık oluştu. Bunu milliyetçi çizgiye çekmek isteyenler var, önemli bir eylemsellik ortaya çıktı. Talebimiz, buna dair Önder Apo’nun bir selamlama mesajı yayınlamasıdır. Bu olursa etkili olur.

Başkan: Bunu bir bildiriyle aşmak zor. Daha farklı bir müdahale gerekir. İcraya hüküm etmem gerekir. Bunlar artık mesajla mektupla olmuyor.

Abbas Ark: Önderlikle iletişimimizde zayıflık var. Süreci çok yavaşlatıyor. Görüşlerimizi yeterince aktaramıyoruz. Suriyeli olmayan PKK’lilerin çıkması deniyor. Suriye’de herkes var. Suriye’de tek yabancı onlar değil. Gazi, hasta neredeyse hepsi çıksın diyorlar.

Başkan: Bazı savruk siyasetçiler böyle yapıyor. Ama öyle herkesi kapsayan bir çekilme olamaz. Bazı öne çıkmış isimler olabilir, onun dışında mümkün değil. Burada da beni tahrik etmek için 80 yaşında kadını cezaevine alıyorlar, infazını yakıyorlar. Bu gibi konularda intikamcılık yaparım, hesap sorarım.

Abbas Ark: Taslakta Enternasyonal dile getirilmişti. Bu çalışma yürütülüyor. Bir girişim komitesi çalışması var. Bunu başarırlarsa, bir hazırlık konferansı çağrısı yapılacak. Konferansta yol haritası oluşturulacak. Fuat arkadaş var. Ertuğrul var.

Başkan: Avrupa sosyalist örgütü kurulabilir. Bir sosyalist esas olarak enternasyonaldir. Bu ilkeye hayatiyet kazandırmak için bir kurumlaşma olmalıdır. Çeşitli milletlerden milyonlarca sempatizan var, dostlarımız var. İhtiyaç var, ortam da uygun. Böyle bir çalışma yürütülebilir. Yabancı arkadaşlar da olabilir. Sosyalist kitlemizi bir eğitime tabi tutalım. Derme çatma da olsa bir çatıya ihtiyaç vardır. Nazan Üstündağ da var içinde akademisyendir. Uluslararası tecrübesi güçlü. Fuat ne kadar aydın ve sosyalist yeteneğe sahip bilemiyorum.

Abbas Ark: Yabancılar var. Alman Erdal arkadaş var, Tolhildan arkadaş var. Onun dışında bazı arkadaşlar var.

Başkan: Çeşitli milliyetlerden sosyalist bir örgütün Avrupa’da kurulması yapılabilir. Oradaki kitlemizi sosyalist bir temelde örgütlemek gerekir. Buradaki yetkililer benim için obsesif (takıntılı) ve septik diyorlar. Gerekli takip ve duyarlılık sende yoktur. Sürekli dikkat etmek ve sürekli takip etmek gerekir.

yetkili: HBDH ne i

Abbas Ark: Entegrasyon komitesine Türk sol örgütlerini de dahil etmek gerekiyor mu.

Başkan: Türkiyeli sol örgütleri dahil etmek istiyoruz. Çağrımız onlara da yönelikti. Gerekirse onlar için de bir toplantı yapılabilir. Siyasal süreç gelişirken onları da dahil etmek istiyoruz. Gerekirse bir grup buraya gelir. İletişimimiz kaçınılmaz.

yetkili: Onların bazıları problem, Avrupa’da yaşıyorlar gelmeleri sorun olur.

Abbas Ark: Burada olanlar var.

yetkili: MLKP karşı.

Sabri Ark: Bazıları karşıdır.

Başkan: Pratikte normalizasyon komitesini oluşturduk. Suriye ile de benzer bir komite oluşturduk. Asıl büyük pratik komite ise evirip çevirip uygun bulduğum bir öneri. Yeni komite önerim: Demokratik Entegrasyon komitesi. Bu, sadece bizlerden oluşmayacak; devlet yetkilileri, iktidar ve muhalefet partileri, gerekirse başka devletlerden de olabilir, bu şart değil, sivil toplum örgütleri olabilir. Devletle siyaset olan icrayı ben yürüteceğim. Bu komite entegrasyonu yürütecektir. Şimdiye kadar yapılan çalışmalar yüzde elli ise, bu komite kalan çalışmaların yüzde ellisini yürütecektir. Alt komitelerde tartışmaları olgunlaştıracak, bu komitede sonuca ulaştıracağız. Siyasi koordinatör size yakın akademinin başkanı olabilir, Mahir Kaynak’ın kızı olabilir, Süleyman Seyfi olabilir. Siyaset koordinatörü 2-3 kişiden oluşabilir, siz görevlendirin. Size yardımcı olacaklar, isimlerini siz belirleyin. Siyaset ve güvenlik dengesi kurulacak. Katkı sunacaklar.

Sürece dair şunu net vurgulamak gerek. Biz silahı bıraktık. Bu teslimiyet değil, devlete katılımdır. Bunun sosyalist literatüre uygun olduğu da kanıtlanmıştır. Basına bir balans ayarı gerekir. Ardından entegrasyon komitesi kurulursa, toplumun beklentilerine cevap olunabilir.

Meclis uygun yasalar çıkarır mı çıkarmaz mı? Büyük ihtimalle eksik, beğenmediğimiz yönleri olacaktır. Bunu bir ara çözüm olarak görebiliriz. Tıkanan siyasetin karşılığı olarak çatışmanın olmaması için, çatışmasızlığın devam etmesi için diyalog devam etmeli. Bu arada tekrar siyaset ikna turlarına başlanır. Bu bir ara çözümdür. Temeli, çatışmasızlığın devam edip sürecin sürdürülmesidir.

Ayrıca sürecin kadrolarını hazırlamak için uygun yer bulunmalıdır. Mahmur olabilir, ilk kafile 100 kişi gelecek. Eğitim ve entegrasyon için Mahmur, Suriye veya başka bir yerde bu olabilir. Ben de bunların birkaç toplantısına katılabilirim. Ara çözüm dediğim budur. Tek tek gelmelerini beklemek çözümsüzlük istemek demektir. Bu olmayacaktır. Bunu aşmak için ara çözüm öneriyoruz. Besê arkadaşın grubunu 90’a çıkaralım. Bu türden sürece hazırlanacak kadrolar toplantısı, eğitim çalışması olabilir. Ben burada da kalabilirim. Ama yasa bütün arkadaşları kapsamalı. Bazı arkadaşlar için sınırlı bir siyaset yasağı da olabilir. Örneğin 5 yıl gibi. Meclise gelmeyeceğiz, ancak diğer siyasi haklarımızı koruyacağız. Sürekli siyaset yapacağız. Bunların hepsini kapsayan bir Demokratik Siyaset gerekir. Bunu kanıtlamak için ilk grubumuz gelir, geçici bir bölgede tutabiliriz. Gelenlerin hepsini alacak geçici bir kamp yeri gibi bir alan oluşturulabilir.

Meclis buna dair bir karar alırsa, süreç uzamaz. Bahçeli’nin çağrısı bunu da içermektedir. Bahçeli kilim için ’27 Şubat Barış ve Demokrasi Kilimi’ dedi. Bunu bütün ülkeye taşımalıyız. Şunu da dedi A noktası Türkiye ise B noktası kurucu önderdir. A noktası merkezi ise B noktası yereldir. Savunmasız değiliz; en otoriter, en kurallı, kanunları en çok bilen bir demokratik cumhuriyet grubuyuz. Bu sürecin yaratıcısı, bu kadar kitlenin yol göstericisi olarak ben de devletim; ama devletin demokratik kanadı. Süreç bir sonuca ulaşırsa bağlılık daha da artar.

Sabri Ark: Yasa bölük-pörçük olsa, kategorize eden, alt üst ifadeler barındıran bir yasa kabul edilemez.

Başkan: Üst yönetim için sembolik olarak bazı siyasi kısıtlamalar gerekebilir. AKP veya CHP bu süreçte su koyuverirse suyun dibine batar. İbrahim beyi mutlaka görmeliyim. Suriye’yi engel olmaktan çıkardık. Ertelemek tehlikeli, görüşmek şart.

Helin: Sizin Türkiye toplumuna hitap etmenizinkoşullarının oluşturulması gerekir.

Başkan: Yeni binaya henüz geçmedim. Bunun kanuni altyapısının oluşturulması gerekir. Tek başıma yapamam. Üç kişilik bir temizlik vb. yardımcı arkadaş grubu da olmalı. Bunun yanında bazı heyetlerle görüşme de sağlanacaktır. Yeğenim gelecekti buraya.

Helin: Evet Asmin hazırdır. Gelebilir.

Başkan: Asmin, Fatma. Ama o da tek başına yetmez, 1-2 yardımcı olmalı.

Helin: Başkanım devlet politikası olarak size dönük bir dil oluşturulduğu için saldırı oluyor.

Başkan: Doğru. Yasal durum oluşturulmalı. Bilim insanları ve medya ile iletişimim olmalı.  Yoksa o yeni binaya geçmenin bir anlamı yoktur. Yüzde elli icranın başında olmalıyım ki işleri yürütebileyim. Demokratik entegrasyon komitesini tasavvur ediyoruz. Siyasi koordinatör güvenlik ve siyaset arasındaki dengeyi kuracak. Bir liderler toplantısı olmalıdır. Siyasi liderlerin buna onay vermesi gerekir. Bir liderler toplantısı bunun önünü açacaktır. Bu şekilde özgürlüğüm bir problem olmaktan çıkacaktır. Umut ilkesi bir ayrıntı. 27 yıldır cezaevindeyim, umut ilkesine göre bırakılmam gerekiyor. Türkiye’nin Haziran ayına kadar verdiği bir söz var. Bunu yapmazsa ihraç edilir.  Özgürlüğümün nasıl olacağına ancak ben karar verebilirim. Genelkurmayın bir sözü vardı, ancak Apo kendisi için bir şey yapar. Benim özgürlüğüm üzerinden kendi özgürlüğünüzü ifade ediyorsunuz. Öcalan’ı kendisinden başka kimse kurtaramaz.

Raperin: Kadın Hareketinin hem sizinle görüşme hem de yanınızda kalma istemi var.

Başkan: Başlangıçta bunu yapmak zor. İlk önce üç kişi gelecek.

Raperin: Heyet için, sekretarya için isim sunabiliriz.

Başkan: İlerde bunu yapabiliriz. Eğitiminizi derinleştirin.

Son olarak bu bir mücadele, uzlaşmaya dayalıdır. Devlet Kürtleri resmi olarak kabul etmiyor. Zamanla Kürtleri anayasal olarak tanıyan bir devlet gerçekliğine ulaşmak gerek. Kürtler hukuk kapsamında değil. Suriye’de ve Türkiye’de Anayasa kapsamına almak istiyoruz. Bunu Anayasaya nasıl taşıracağız. Savaş yerine yasayı düşüneceğiz. Demokratik siyaset yasalaşacak. Yasanın olduğu yerde silah olmaz. Demokratik siyaset olarak bu konuştuklarımız yasalaştıktan sonra hukuk olur. Ortadoğu’da Kürt dinamiği harekete geçti. 60 milyon Kürt var. Eskiden Şia ile olabilir diye düşünüyorduk, ama İran kaybedecek gibi. Ama İsrail yani emperyalizm bunu dizayn etmek ister. Türkiye devlet aklı, güvenlik aklı şimdiden bunu düşünmelidir. Tek çare demokratik entegrasyondur. Bu sonuca ulaştık.

Kırk yıldır ihmal ettiğiniz bir görev; demokratik birlik problemini yerine getirmek gerekir. Demokratik Kürt Birliği gibi bir oluşuma gidilebilir. Milliyetçiliği değil, demokrasiyi öne alan bir birlik. Direk olarak Öcalan ile görüştük değil dolaylı olarak söyleyebilirsiniz. Bafil ve Nêçirvan’ın mesajlarını aldık. Değerli bulduğumuzu söylersiniz. Suriye’de olup bitenler gösterdi ki demokratik birliğe gitmek şart. KNK gibi demokratik Kürt birliği öne çıkarılabilir. Demokratik birliğin esprisini öne çıkaracağız. KDP, YNK ve diğer örgütlerle orada konferans hazırlığı olur. Güney, Kuzey demeden birliğe ihtiyaç var. Kolektif bir karar, icra olmalı. 40 yıldır bunu yapmamanız zaten sorundur. Birlik ekmek, su kadar önemlidir. İran’da bir diktatör, Irak’ta yine bir Saddam, Türkiye’de bir faşist çıkabilir. Bunun için Demokratik Birlik ekmek ve su kadar gereklidir. Türkiye’de bir sürece gidiyoruz, tepe taklak gidersiniz dersiniz. FKÖ tipi bir şey olabilir. Demokratik Birlik temel maddeniz ve olmazsa olmanız olmalıdır.  Bu temelde bu çalışma yürütülmeli. Görev olarak önünüze koyuyorum. Çözüm olmazsa herkes altında kalır. Sabri arkadaş, senin bu konuda deneyimlerin var zaten. Diplomasiyi doğru yapacaksın. Nasıl başarırsan başar. Bradost, Şengal, Mahmur, Garê üzerinden zorla. Güneyli güçlerin bunu hissetmesi gerekir. Başur’da çalışma yürütmenize izin verilmeli. Birlik bunun üzerinden gelişir. Miting ve gösterilerle olmaz. Demokratik birlik olmadan başka türlü çözemeyiz. 93’te Talabani ile ve 80’lerde Barzaniler ile protokoller yapmıştık. Bunu çoktan başarmamız gerekiyordu.

Abbas Ark: KDP bir ara niyetlendi, daha sonra vazgeçildi.

Başkan: İngilizler devreye girdi. Bu temelde örgüt yapısındaki tüm arkadaşlara ve halka selamları iletin. Ayrıca PAJK’a hepsine aşk sevgisiyle selamlar. Aşkım PAJK’adır. Kolektiftir.

Hamili yönetimin kongrede gösterdiği tutum ve Önderliğin düşüncesine sahip çıktığı için teşekkürlerini sundu. Ayrıca ayrılmadan önce bütün arkadaşların çok selamları vardı.

Raperin arkadaş Önderliğe götürdükleri çiçeği tüm kadın arkadaşlar adına getirdiğini ve kadınların selamlarını söyledi. Önderlik çiçeği nereden getirdiklerini ve çiçek hakkında sorular sordu. Ayrıca arkadaşları sordu, Pelşin Tolhildan, Jiyan Deniz, Tekoşin Ozan arkadaşları sordu. Durumlarının iyi olduğu ve çalıştıkları belirtildi. Ayrıca kadın hareketinin yeniden yapılanma komitesinde olan arkadaşların isimleri aktarıldı. Esma arkadaşı hatırladı. Şener döneminde kaldığını, Şener’in o zaman tüm kadınları kendisine bağladığını iddia ettiğini ve Esma arkadaşa sorulmasını istedi. Esma arkadaşla ilgili tartışma kısmına Abbas arkadaş da katıldı.

Raperin arkadaş kadın heyetinin ve bir sekretarya hazırlığı olduğunu, sunmak istediklerini belirtti. Önderlik çarpıcı gelişme yaratan arkadaşlar var mı, burası için değil, dışarda olacaklar, onlarla çalışacağım (kelimeler tam böyle olmayabilir ama bu anlamda) diye söyledi.

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?