BIST 100
12.937,87 1,15%
DOLAR
44,4945 0,06%
EURO
51,6844 0,00%
GRAM ALTIN
6.808,75 0,07%
FAİZ
42,68 -2,82%
GÜMÜŞ GRAM
107,47 0,05%
BITCOIN
68.406,00 0,34%
GBP/TRY
59,3566 -0,09%
EUR/USD
1,1587 -0,02%
BRENT
100,27 -3,56%
ÇEYREK ALTIN
11.132,31 0,07%
Diyarbakır Parçalı Bulutlu
Diyarbakır hava durumu
9 °

1991 büyük Kürt göçünün üzerinden 35 yıl geçti

IMG_7642

Saddam Hüseyin liderliğindeki Baas rejiminin saldırılarından kaçarak Rojhılat ve Türkiye sınırına göç etmek zorunda kalan 31 Mart 1991 tarihli büyük Kürt göçünün üzerinden 35 yıl geçti.

Güney Kürdistan’da 5 Mart 1991’de başlayan Raperîn’in ardından, aralarında Kerkük’ün de bulunduğu birçok Kürdistani bölge kısa sürede kontrol altına alınmıştı. Ancak 27 Mart 1991’de Irak ordusu karadan ve havadan geniş çaplı bir saldırı başlatarak sivilleri hedef aldı. Aynı gün Kerkük, 31 Mart’ta ise Erbil yeniden rejim güçlerinin kontrolüne geçti.

Bunun ardından yüz binlerce kişi kitlesel biçimde göçe başladı. 1991 baharında bir milyondan fazla Kürt, korunaklı bir sığınak bulmak amacıyla Rojhılat ve Türkiye sınırlarına yöneldi. Hakkari ve Şırnak hattında kaydedilen görüntüler, kitlesel çaresizliği gözler önüne serdi. Türk yetkililer ilk aşamada sınır geçişlerine izin vermezken, artan uluslararası baskı sonrası sınırlar açıldı.

Yaklaşık 1,5 milyon Kürt, Enfal sürecinin tekrarlanacağı endişesiyle sınır bölgelerinde toplandı. Birleşmiş Milletler verilerine göre 750 bin kişi Rojhılat sınırına, 280 bin kişi Hakkari ve Şırnak hattına ulaştı; yaklaşık 300 bin kişi ise Güney Kürdistan içinde yer değiştirmek zorunda kaldı.

Göç sürecinde temel ihtiyaçlara erişim büyük ölçüde sınırlıydı. Çadır, temiz su ve gıda eksikliği nedeniyle en ağır bedeli çocuklar ve yaşlılar ödedi. Tıbbi destek yetersizliği sonucu binlerce kişi soğuk, açlık ve hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı ve uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına göre, Hakkari-Şırnak sınır hattında bazı günlerde yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

Göç eden sivillerin bir kısmı Baas rejimine bağlı unsurların hava saldırılarında yaşamını yitirirken, bazıları da İran-Irak Savaşı döneminden kalma mayınlar nedeniyle hayatını kaybetti ya da yaralandı. Salgın hastalıklar ve yetersiz beslenme özellikle çocuklar arasında yaygınlaştı.

Uluslararası medyanın bölgedeki insani durumu dünyaya aktarmasıyla birlikte küresel kamuoyu baskısı arttı. Bu süreçte United Nations Security Council, 5 Nisan 1991’de aldığı 688 sayılı kararla Irak’ın kuzeyinde güvenli bölge oluşturulmasının önünü açtı. Karar, rejim güçlerinin 36. paralelin kuzeyine geçişini yasakladı ve uçuşa yasak bölge uygulamasını başlattı.

Bu gelişme, Kürtlerin güvenli biçimde geri dönüşünü sağlarken aynı zamanda fiili bir özerk yapının oluşmasının da zeminini hazırladı. 1991 yılı sonunda Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) öncülüğünde siyasi birlik arayışları hız kazandı.

1992’de gerçekleştirilen seçimlerin ardından hükümet kuruldu ve 4 Ekim 1992’de Kürdistan, Irak içinde federal bir yapı olarak ilan edildi. Bu yapı, 2003 yılında Saddam rejiminin devrilmesine kadar ekonomik ve siyasi baskılara rağmen varlığını sürdürdü.

688 sayılı karar, Birleşmiş Milletler belgelerinde Kürtlerin ilk kez doğrudan baskı ve zulme maruz kalan bir topluluk olarak yer alması açısından da dönüm noktası oldu. 1991 göçü sonrasında Kürtlerin uluslararası alandaki görünürlüğü artarken, uçuşa yasak bölge uygulaması yaklaşık 12 yıl boyunca Kürtlerin kendi idari yapılarını geliştirmesine olanak sağladı.

35 yıl sonra, 1991 büyük göçü, yalnızca bir insani felaket değil; Kürtlerin siyasal statü arayışında belirleyici bir tarihsel eşik olarak anılmaya devam ediyor

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?