BIST 100
14.029,54 -2,35%
DOLAR
45,5928 0,03%
EURO
52,9089 -0,03%
GRAM ALTIN
6.542,81 -0,40%
FAİZ
43,50 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
107,91 -0,11%
BITCOIN
76.697,00 -0,35%
GBP/TRY
61,1088 0,03%
EUR/USD
1,1599 -0,05%
BRENT
110,70 -0,52%
ÇEYREK ALTIN
10.697,49 -0,40%
Diyarbakır Açık
Diyarbakır hava durumu
14 °
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Samira Dersimi: Amedspor’un Sarayla imtihanı: Sadece spor mu “aparat” olma teslimiyeti mi?

Samira Dersimi: Amedspor’un Sarayla imtihanı: Sadece spor mu “aparat” olma teslimiyeti mi?

IMG_9257

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı ve Amedspor Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Kaya’nın  “Yakında Amedspor olarak Cumhurbaşkanı’nı ziyaret etmeyi planlıyoruz" açıklaması, kulübün şampiyonluk coşkusuyla örtmeye çalıştığı derin siyasi yaraları ve çelişkileri yeniden gün yüzüne çıkardı.

Süper Lig kapısını aralayan Amedspor’un, yıllardır maruz kaldığı sistematik dışlanma, ırkçı linçler ve fiziki saldırıların ardından bu kez de Ankara’nın "yeni siyasi tasarımına" bir dekor olarak eklemlenme riski, tribünlerden sokağa kadar büyük bir kaygı dalgası yaratıyor.

Dün "terör" parantezine alınarak taşlanan bir kulübün, bugün "Terörsüz Türkiye" projesinin vitrin malzemesi yapılma girişimi, Amedspor’un sırtındaki tarihsel yükle taban tabana zıttır.

Amedspor’un uğradığı ırkçı saldırıların kronolojisininde sadece yakın zamanı sıralarsak Kaya’nın "Süper Lig’de Amedspor’a yönelik olumsuz bir olay kara leke olur" sözü, geçmişte yaşananların üzerini örtmeye yetmiyor. Amedspor, sadece bir futbol takımı olduğu için değil, temsil ettiği kimlik nedeniyle Türkiye futbol tarihinin en sistematik mobbingine maruz kaldı:

2015 : Kulübün adının "Amedspor", renklerinin yeşil-kırmızı-beyaz olarak değiştirilmesiyle birlikte TFF ve siyasi irade tarafından adeta bir "güvenlik tehdidi" muamelesi başlatıldı.

Aralık 2015 - Başakşehir Deplasmanı: Tribünlerden yükselen ırkçı tezahüratların ötesinde, Amedsporlu futbolcular sahada ve soyunma odası koridorlarında fiziki şiddete maruz kaldı.

Ocak 2016 - Ankara’da Ankaragücü yöneticileri tarafından Amedsporlu yöneticiler protokol tribününde linç edilerek hastanelik edildi. Aynı dönemde kulübün Diyarbakır'daki binası polis baskınlarına uğradı.

2016-2023 - İl ve İlçe Güvenlik Kurulları, hiçbir hukuki dayanak olmaksızın yüzlerce maçta Amedspor taraftarına "güvenlik" gerekçesiyle deplasman yasağı uyguladı. Amedspor, Türkiye liglerinde kendi taraftarından en uzun süre mahrum bırakılan kulüp oldu.

Mart 2023 - Bursaspor Deplasmanı ("90'lar Hortladı"): Türk futbol tarihine utanç vesikası olarak geçen maçta, Bursa tribünlerinde 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetlerin sembolü olan "Yeşil" (Mahmut Yıldırım) kod adlı katilin ve JİTEM'in simgesi olan "Beyaz Toros"ların resimleri açıldı. Futbolcular sahada linç edilmek istendi, otobüsleri taşlandı.

Şampiyonluk her şeyi temizler mi? Sponsor kuyrukları ve hafıza silimi

Mehmet Kaya, “Eskiden maddi destek bulmak zordu, bugün sponsorluk için sıraya giriyorlar" diyerek ticari bir başarı tablosu çiziyor. Ancak sormak gerekir: Bugün sıraya giren sermaye, dün Bursa’da taşlar altından çıkan futbolcuların, ırkçı küfürlere maruz kalan Kürt gençlerinin acısını silebilir mi?

Amedspor’un Süper Lig’e çıkması, Türkiye’deki egemen futbol ikliminin ve Kürtlere yönelik tribünsel şovenizmin son bulduğu anlamına gelmiyor. Aksine, bugünkü "kabullenme" tamamen popülist ve dönemsel bir pragmatizmin ürünüdür.

Erdoğan ziyareti: Kürt halkı adına mı, ticari ilişkiler için mi?

Ankara’ya yapılması planlanan ziyaret, Amedspor’un sportif başarısının Kürt halkının kolektif hakları veya temsiliyetiyle ilgili bir kazanım olarak görülmediğini, aksine ticari ve siyasi entegrasyon için bir manivela olarak kullanıldığını gösteriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapılacak bir fotoğraf karesi, Kürt halkının taleplerini veya kulübün uğradığı haksızlıkları tazmin etmeyecektir. Bu hamle, kulübün endüstriyel futbol çarkları arasında eritilerek ehlileştirilmesi, ekonomik olarak merkeze bağımlı hale getirilmesi sürecidir.

Bir sonraki durak neresi?

Eğer ölçü devletin zirvesiyle "barışmak" ise, Amedspor yönetimi yarın benzer gerekçelerle, Devlet Bahçeli’yi de ziyaret edecek midir? Bu sorunun cevabı, kulübün kimliksel çizgisinin nerede durduğunu belirleyecektir.

"Terörsüz Türkiye" projesine aparat olma kaygısı

Ankara’da son dönemde fısıldanan ve iktidar bloku tarafından örülen "Terörsüz Türkiye" anlatısı, sadece askeri ve hukuki bir tasfiyeyi değil, kültürel ve sportif alanın da yeniden dizayn edilmesini içeriyor. Amedspor’un Saray'a çıkarılması, tam da bu projenin en kullanışlı aparatına dönüştürülme riskini barındırıyor.

Saray’ın "Makbul Kürt" Vitrini:

İktidar, Amedspor üzerinden bölge halkına "Bakın, sistem kurallarına uyduğunuzda en tepede ağırlanabiliyorsunuz" mesajı vermek istiyor. Kulüp, Kürtlerin demokratik muhalefet alanını daraltmak ve her şeyin normalleştiği illüzyonunu yaratmak için bir halkla ilişkiler (PR) malzemesi yapılmak isteniyor.

Kendi Kitlesine Yabancılaşma: Amedspor’u var eden şey, kazandığı kupalar veya aldığı zengin sponsorluklar değil; uğradığı haksızlıklara karşı gösterdiği direnç ve taraftarının kimliksel aidiyetidir. Yönetimin, geçmişin hesabını sormadan, özür diletmeden atacağı bu adım, kulübü kendi tabanına yabancılaştıracaktır.

Sonuç olarak; Amedspor yönetimi, şampiyonluk sarhoşluğu ve Süper Lig’in ışıltılı dünyasına kapılarak hafızasını satılığa çıkarmamalıdır. Saray koridorlarında verilecek bir el sıkışma fotoğrafı, Bursaspor deplasmanındaki Beyaz Torosları, yıllarca süren deplasman yasaklarını ve tribünlerden yükselen ırkçı uğultuları unutturamaz. Amedspor, egemen siyasetin yeni projelerine meze olacak bir "aparat" değil; halkın hafızası, sokağın sesidir. Bu sesin Saray'da boğulmasına izin vermek, tarihsel bir kırılma ve teslimiyet olacaktır.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?