
ABD Dışişleri Bakanlığı, Rûdaw’a yaptığı açıklamada Iraklı siyasi aktörlere dikkat çekici bir mesaj verdi. Bakanlık, Nuri el-Maliki’nin yeniden Irak Başbakanı seçilmesi halinde ABD hükümetinin Washington ile Bağdat arasındaki ilişkileri “baştan sona gözden geçirmek zorunda kalacağını” bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Rûdaw’ın Washington Temsilcisi Diyar Kurda’nın sorusuna verdiği yazılı yanıtta, ABD Başkanı Donald Trump’ın konuya ilişkin tutumunun net olduğunu belirtti. Açıklamada, Maliki’nin yeniden başbakan olmasının “Irak halkı için kötü sonuçlar doğuracağına” inanıldığı ifade edildi. Washington’un, bölgede stratejik hedefleriyle aynı vizyonu paylaşan ortaklarla çalışmak istediği vurgulandı.
ABD’nin Irak’taki öncelikleri
Dışişleri Bakanlığı, ABD açısından öncelikli görülen stratejik başlıkları da sıraladı. Buna göre Washington yönetimi:
- İran destekli milislerin Irak siyasetindeki hegemonyasının sona erdirilmesini,
- Bu grupların ABD, Irak ve bölge ülkeleri için oluşturduğu tehditlerin ortadan kaldırılmasını,
- İran’ın Irak üzerindeki etkisinin ve nüfuzunun kırılmasını,
- Irak, ABD ve bölgesel ortaklar arasında güçlü ve ilerici ticari ilişkilerin geliştirilmesini
temel öncelikler arasında görüyor.
Açıklamada, Maliki’nin olası dönüşünün bu hedefler açısından bir tehdit olarak değerlendirildiği mesajı verildi.
“Veto” tartışmalarına açıklık
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bu net mesajı, 13 Şubat’ta Rûdaw’ın Başkan Trump’a yönelttiği sorunun ardından geldi. Rûdaw muhabirinin, “Maliki’nin dönüşüne karşı hâlâ veto hakkınız var mı?” sorusuna Trump, “Bazı fikirlerimiz var, neler olacağını göreceğiz” yanıtını vermişti.
Trump’ın bu ucu açık açıklaması Iraklı siyasi çevrelerde ve kamuoyunda farklı yorumlara yol açmıştı. Ancak Dışişleri Bakanlığı’nın son açıklaması, Washington’un tutumunu daha açık bir çerçeveye oturttu.
Açıklama, Maliki’nin yeniden başbakanlık görevine gelmesinin ABD açısından “kırmızı çizgi” olarak görüldüğüne işaret ederken, böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde ABD–Irak ilişkilerinde diplomatik ve stratejik düzeyde köklü değişikliklerin gündeme gelebileceği mesajını veriyor.
/Kaynak Rûdaw/

