BIST 100
14.610,92 0,95%
DOLAR
48,1353 0,05%
EURO
56,1665 0,15%
GRAM ALTIN
7.136,18 0,44%
FAİZ
39,91 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
106,46 1,01%
BITCOIN
78.838,00 0,50%
GBP/TRY
65,4781 0,07%
EUR/USD
1,1655 0,03%
BRENT
87,26 -0,66%
ÇEYREK ALTIN
11.667,66 0,44%
Diyarbakır Açık
Diyarbakır hava durumu
30 °
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Alevilerden “masada kim temsil edecek?” çıkışı: Hacıbektaş’ta Birlik Meclisi için buluşacaklar

Alevilerden “masada kim temsil edecek?” çıkışı: Hacıbektaş’ta Birlik Meclisi için buluşacaklar

IMG_1515

Türkiye’de yeni anayasa ve barış süreci tartışmaları devam ederken, Türkiye ve Avrupa’daki önde gelen Alevi kurumları ortak bir çıkış yaptı. Alevilerin devlet ve siyasi aktörlerle kurulabilecek müzakere masalarında kim tarafından ve hangi taleplerle temsil edileceği tartışmaya açıldı. Kurumlar, herhangi bir kamu kurumunun, siyasi partinin ya da dış yapının etkisinden bağımsız bir “Temsilciler Meclisi” oluşturulması için 15 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta buluşacak.

Türkiye’de Alevi toplumunun temsili konusunda uzun süredir devam eden tartışmalar, yeni siyasi süreçle birlikte farklı bir aşamaya taşınıyor.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), ortak bir “Birlik Meclisi” oluşturulması amacıyla çağrı yayımladı.

“Daha Güçlü Bir Gelecek İçin: Ortak İradeye, Birlik Meclisine Çağrı” başlıklı metinde, özellikle devlet ve siyasi aktörlerle yürütülebilecek görüşmelerde Alevileri kimin temsil edeceği sorusu öne çıkarıldı.

“Aleviler hangi taleplerle, kimlerin temsilinde masada olacak?”

Çağrı metninin en dikkat çekici bölümlerinden birinde, Türkiye’de devam eden yeni anayasa ve barış süreci tartışmalarına işaret edilerek şu sorular yöneltildi:

“Devletle ya da siyasal aktörlerle olası bir müzakere sürecinde Aleviler hangi taleplerle, nasıl bir ortaklık zemininde, kimlerin temsilinde masada yer alabilecektir?”

Alevi kurumları, bu sorulara toplumun ortak iradesini yansıtan bir yapı üzerinden yanıt verilmesi gerektiğini belirterek, mevcut temsil biçimlerinin yeterliliğini de tartışmaya açtı.

Metinde Aleviliğin “içeriden ve dışarıdan” tanımlanmasına yönelik girişimlere sert eleştiriler yöneltildi. Alevi inancı, erkânları ve süreklerinin tek bir kalıba sokulmasına yönelik yaklaşımların giderek yaygınlaştığı savunuldu.

Devletin belirlediği temsil yerine “özgür irade” vurgusu

Çağrıda kurulması hedeflenen Temsilciler Meclisi’nin herhangi bir kamu kurumu veya siyasi merkezin etkisi altında olmaması gerektiği özellikle vurgulandı.

Alevi kurumları hedeflerini, kendi tüzel kişiliklerini ve tarihsel geleneklerini koruyarak, “hiçbir kamu kurumunun, siyasi partinin, özel yapının ya da dış müdahalenin etkisi altında kalmadan” ortak bir temsil mekanizması oluşturmak şeklinde tarif etti.

Böylece Alevilerin devletle kurulacak olası temaslarda temsilinin yukarıdan belirlenmesi yerine, Alevi toplumunun kendi kurumları ve bileşenleri tarafından oluşturulacak ortak iradeye dayanması gerektiği mesajı verildi.

Yeni anayasa ve barış süreci vurgusu

Çağrının zamanlaması da dikkat çekiyor.

Metinde Türkiye’nin “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında” yeni anayasa, barış süreci ve bölgesel savaş ihtimalleri gibi önemli siyasi gelişmelerden geçtiği belirtilerek Alevi toplumunun bu süreçlerdeki konumu sorgulandı.

Alevi kurumları, seçimli demokrasi, anayasal düzen, temel hak ve özgürlükler, laiklik ve çoğulculuk alanlarında yaşandığını düşündükleri aşınmanın Alevilerde kaygıyı artırdığını ifade etti.

Bu nedenle kurulması planlanan Meclis yalnızca Alevi kurumları arasındaki koordinasyon için değil, devlet ve siyaset karşısında ortak taleplerin belirlenebileceği bir temsil zemini olarak da tarif ediliyor.

“Tektipleşme değil, farklılıklarla birlik”

Kurumlar, kurulması hedeflenen yapının Alevilik içerisinde yeni bir merkezi otorite yaratmayı amaçlamadığını da vurguladı.

Temsilciler Meclisi’nin ocakları, dergâhları, cemevlerini, dernekleri, vakıfları ve federasyonları tek bir yapıya dönüştürmeyeceği; kurumların kendi tüzel kişiliklerini ve geleneklerini koruyacağı belirtildi.

Çağrıda, “Yol bir, sürek bin bir” anlayışı hatırlatılarak farklı dillerin, erkânların, ocakların ve Alevilik yorumlarının aynı yapı içerisinde temsil edilmesi gerektiği ifade edildi.

Kurumlar, “Bugün ihtiyaç duyulan şey ayrışma değil rızalıkta buluşmadır; rekabet değil dayanışmadır; dağınık sesler değil, çokluğu koruyan ortak sözdür” mesajını verdi.

İlk adres Hacıbektaş

Temsilciler Meclisi’nin nasıl kurulacağı, hangi kurum ve kesimlerden oluşacağı, temsil esasları ve temel ilkeleri 15 Ağustos Cumartesi günü saat 15.00’te Hacıbektaş Belediyesi Konferans Salonu’nda yapılacak “Alevi Birlik Meydanı” toplantısında tartışılacak.

Toplantıya Alevi kurumlarının yanı sıra inanç önderleri, ocak temsilcileri, akademisyenler, aydınlar, sanatçılar, kadınlar ve gençler de davet edildi.

Çağrının merkezinde ise Alevilerin Türkiye’de şekillenen yeni siyasi dönemde kendi adına konuşacak iradeyi kendisinin oluşturması talebi bulunuyor:

“Gelin canlar bir olalım; birlikte yol alalım, yolda birliği kuralım.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?