
Almanya bugün, son yılların en geniş kapsamlı ulaşım krizlerinden birine sahne oluyor. Verdi sendikasını çağrısıyla bugün erken saatlerinden itibaren 48 saatlik dev uyarı grevi başladı.
Bugün, 27 Şubat Cuma sabaha karşı saat 03:00'te başlayan iş bırakma eylemi, sadece bir günlük bir aksama değil; Cumartesi gününü de kapsayarak Pazar sabahı saat 03:00’e kadar devam edecek.
Almanya'nın Aşağı Saksonya (Niedersachsen) eyaleti hariç bütün eyaletlerinin neredeyse tamamında belediye otobüsleri, metro hatları ve tramvaylar hareket etmedi. Berlin’de BVG, Münih’te MVG ve Hamburg’da Hochbahn gibi dev işletmelerin tamamen durması, milyonlarca çalışanın ve öğrencinin günlük planlarını altüst etti.
Özellikle Saksonya-Anhalt eyaletinde durum daha da kritik; burada grev süresi dört güne yayılarak ulaşımı hafta sonu boyunca tamamen devre dışı bırakabilir.
Deutshe Bahn’ın trenleri çalışıyor
Belediye işletmelerine ait araçlar kontak kapatırken, Alman Demir Yolları (Deutsche Bahn) bünyesindeki şehirlerarası trenler (ICE/IC) ve banliyö trenleri (S-Bahn) grev kapsamı dışında tutuldu. Ancak şehir içi ulaşımın durması nedeniyle S-Bahn hatlarında aşırı yoğunluk ve buna bağlı gecikmeler yaşanıyor.
Karayollarında ise özel araç kullanımının artmasıyla birlikte, özellikle büyük şehirlerin giriş ve çıkışlarında kilometrelerce uzayan trafik kuyrukları oluştu.
Sendikanın talepleri
Müzakerelerin merkezinde hem ücret artışı hem de çalışma koşullarının iyileştirilmesi yer alıyor. Verdi sendikası, çalışanlar için aylık yaklaşık 400 ila 500 Euro arasında bir maaş artışı talep ediyor. Ancak sendikanın asıl vurguladığı nokta, sektördeki personel yetersizliği nedeniyle ağırlaşan iş yükü. Bu kapsamda, haftalık mesai süresinin 36 saate düşürülmesi, vardiyalar arası dinlenme sürelerinin uzatılması ve yıllık izinlerin 32 güne çıkarılması gibi talepler masada duruyor.
İşveren cephesi ve tıkanan müzakereler
İşveren tarafı ise bu talepleri "ekonomik gerçeklikten uzak" olarak nitelendiriyor. Belediye işverenleri, özellikle çalışma saatlerinin kısaltılmasının hizmet kalitesini düşüreceğini ve maliyetleri karşılanamaz bir noktaya taşıyacağını savunuyor.
Bazı eyaletlerde işverenlerin, hastalık yardımı primlerini kesmek veya vardiya sürelerini uzatmak gibi karşı hamlelerde bulunması, daha fazla sendikanın tepkisini neden oldu.
Hafta sonu boyunca sürecek bu "uyarı" niteliğindeki grevin ardından tarafların önümüzdeki hafta yeniden müzakere masasına oturması bekleniyor. Eğer bu görüşmelerden de bir uzlaşı çıkmazsa, sendikanın eylemleri daha uzun süreli ve kalıcı grevlere dönüştürebileceği belirtiliyor.

