
Irak İslami Direnişi, hükümetin merkezi kontrol sağlama çabalarına sert çıktı: “Silahlarımız pazarlık konusu değildir, askeri kapasitemizi daha da artıracağız.”
Irak’ta tansiyonu yükseltecek bir çıkış geldi. Tahran çizgisine yakınlığıyla bilinen Irak İslami Direnişi, silahların devlet bünyesine alınması tartışmalarına noktayı koydu. Eski İran lideri Ali Hamaney’in cenaze törenlerine geniş katılımı "direniş çizgisine sadakat" olarak niteleyen grup, yayımladığı bildiride geri adım atmayacaklarını ilan etti.
“Kutsal topraklardan ilan ediyoruz”
İşgalcileri bölgeden çıkarma hedefinden sapmayacaklarını vurgulayan direniş grupları, "Savaş meydanlarında omuzlarımızı süsleyen silahlarımız hiçbir zaman pazarlık konusu olmadı. Bu, dini sorumluluğumuzun bir parçasıdır" mesajını verdi.
Askeri kapasiteyi artırma talimatı
Bağdat yönetiminin silahlı grupları tasfiye etme veya devlet ordusuna entegre etme planına karşı doğrudan bir direnç sergileyen yapı, mevcut gücüyle yetinmeyeceğini açıkladı:
Geliştirme süreci: Askeri ve güvenlik kabiliyetlerini hem nicelik hem de nitelik olarak artırmak için yoğun çalışma yürütülüyor.
Hazırlık mesajı: ABD ve İsrail’den gelebilecek olası tehditlere karşı "tam hazırlık" durumunda olduklarının altı çizildi.
Bağdat’ın eli kolu bağlı
Irak hükümeti, bir süredir silahlı grupların siyasi kanatlarıyla bağlarını kesip Heşdi Şabi bünyesindeki unsurları disipline etmeye çalışıyor. Seraya Selam ve Asaib Ehl el-Hak gibi bazı gruplar silah teslimi konusunda ılımlı sinyaller verse de, bugün yapılan bu açıklama, sahadaki parçalı yapının merkezi otoriteyle ciddi bir çatışma rotasına girdiğini gösteriyor.
Bağdat’ın "tek silah, tek devlet" stratejisi, direniş gruplarının "onurumuzu korumadan dinlenmeyeceğiz" şeklindeki meydan okumasıyla bir kez daha tıkanma noktasına gelmiş durumda.

