BIST 100
13.039,99 0,85%
DOLAR
44,3563 0,04%
EURO
51,4594 -0,05%
GRAM ALTIN
6.504,45 2,00%
FAİZ
43,30 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
104,36 2,72%
BITCOIN
71.143,00 1,54%
GBP/TRY
59,3559 -0,25%
EUR/USD
1,1598 -0,09%
BRENT
100,17 -4,13%
ÇEYREK ALTIN
10.623,62 1,90%
Diyarbakır Parçalı Bulutlu
Diyarbakır hava durumu
12 °
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • İSİG, Antep’te iş cinayetleri raporunu açıkladı: 13 yılda en az 555 işçi hayatını kaybetti

İSİG, Antep’te iş cinayetleri raporunu açıkladı: 13 yılda en az 555 işçi hayatını kaybetti

HEFy3EQX0AAawyk

İSİG Meclisi’nin raporuna göre Antep’te 2013’ten bu yana en az 555 işçi yaşamını yitirdi. Raporda ffMehmet Türkmen’in tutuklanması ve kentteki çalışma koşulları da ayrıntılı yer aldı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Antep’te iş cinayetlerine ilişkin hazırladığı tekstil sektörü eksenli raporu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, 2013 yılından 2026’nın ilk iki ayına kadar kentte en az 555 işçinin çalışırken hayatını kaybettiği belirtildi. Antep’in özellikle tekstil, inşaat, taşımacılık ve tarım işkollarında öne çıktığı kaydedilen raporda, kentteki üretim düzeninin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin önüne geçtiği vurgulandı.

Rapor, yalnızca sayısal verileri değil, Antep’teki emek rejimini, tekstil sektöründeki çalışma koşullarını, göçmen işçilerin durumunu, çocuk işçiliği ve sendikasızlaştırmayı da ele aldı. İSİG Meclisi, raporu aynı zamanda BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’le dayanışmanın bir parçası olarak hazırladığını duyurdu.

İSİG Meclisi raporunda, 2020-2022 yılları arasında gerek salgın koşullarına gerekse Kod-29 uygulamasına karşı fiili-meşru mücadele hattını savunan Türkmen’in, bu süreçte geleneksel sendikal anlayıştan koparak BİRTEK-SEN’İN kurucu genel başkanı olduğu hatırlatıldı. Raporda, Antep tekstil işçilerinin son yıllardaki mücadeleleriyle birçok kazanım elde ettiği, bu mücadelenin yalnızca kentte değil Türkiye’nin başka bölgelerindeki tekstil işçilerine de ses olduğu ifade edildi.

İSİG Meclisi, pandemi döneminden itibaren Gaziantep’teki tekstil işçileri ve BirTek-Sen’le “mücadele temelinde” dayanışma içinde olduğunu belirterek, işçi sağlığı mücadelesinin omuz omuza yürütüldüğünü kaydetti. Raporda, Mehmet Türkmen’in bir hafta önce tutuklandığı, bu nedenle dayanışmayı büyütmek ve kentteki işçi sağlığı mücadelesine katkı sunmak amacıyla “tekstil sektörü eksenli Gaziantep iş cinayetleri raporu”nun hazırlandığı ifade edildi.

Mehmet Türkmen neden tutuklandı?

Türkmen’in, ücretlerini alamadıkları için eylem yapan Sırma Halı işçilerinin direnişinde yaptığı konuşma nedeniyle 16 Mart’ta tutuklandığı belirtilen raporda, o konuşmaya da geniş biçimde yer verildi. Rapora göre Türkmen konuşmasında, Başpınar patronlarının işçilerin hakkını yediğini, işçilerin ücretlerine ve emeğine çöktüğünü söyledi; Şireci’de iki ay önce iki işçinin kolunun koptuğunu, işçilerin öldüğünü, buna rağmen sorumlulardan hesap sorulmadığını dile getirdi. Türkmen’in, “Bu memlekette patronsanız, zenginseniz işçinin hakkına çökebilirsiniz, güvenlik önlemi almayıp işçinin ölümüne sebep olabilirsiniz, cinayet işleyebilirsiniz, kimse size hesap sormaz” sözleri raporda özel olarak aktarıldı.

İSİG Meclisi de Türkmen’in dile getirdiği tabloyu doğruladığını belirterek, Antep işçilerinin “mezbaha düzeni” diye adlandırdığı çalışma rejiminin giderek yaygınlaştığını kaydetti. Raporda, Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde onlarca işçinin çalışırken sakat kaldığı, patronların bunu olağanlaştırdığı, hatta panolara özel hastanelerin el cerrahisi reklamlarının asıldığı ifade edildi. El, kol, parmak, bacak ve göz kayıplarıyla sonuçlanan iş kazalarının sıklığına dikkat çekilen raporda, çok sayıda vakanın “kaza” olarak gizlendiği, tedavilerin özel hastanelerde kayıtsız ya da “bireysel kaza” biçiminde gösterildiği, hastane kaydı ve kolluk tutanağı olmayan işçilerin adalete ulaşamadığı belirtildi.

Raporda, Antep’in “Anadolu’ya rol model” diye sunulan üretim yapısının, gerçekte aşırı ve yoğun çalışmayı dayatan, hak arama mücadelesini baskılayan, işbirlikçi sendikacılığı yerleştiren baskıcı bir emek rejimine dayandığı ifade edildi. Kentte övünülen ihracat rakamları ve kar marjlarının, bu rejim sayesinde mümkün olduğu vurgulandı. Rapora göre, fiili-meşru mücadele hattını savunan sendikalar ise bu düzenin karşısında durdukları için susturulmak isteniyor ve Mehmet Türkmen’in tutuklanması da bu çerçevede ele alındı.

Görsel: İSİG Meclisi
Görsel: İSİG Meclisi

İSİG raporunda, Türkiye’de tekstil üretiminin yüzde 75’ini yapan Güney Anadolu havzasının merkez üssünün Antep olduğu belirtildi. Kentte yüzlerce fabrikanın bulunduğu, bunların önemli bölümünün makine halısı ve makine halısında kullanılan sentetik ipliklerin üretiminde faaliyet gösterdiği kaydedildi. Polyester, tekstürize polyester iplik, bükülmüş polyester iplik, akrilik iplik, polipropilen iplik, dokusuz kumaş, çuval, torba, pamuk ipliği, konfeksiyon ve triko üretiminin kent sanayisinde önemli yer tuttuğu aktarıldı.

Raporda, Antep’in Türkiye’de üretilen makine halısının yüzde 91’ini, polipropilen ipliğin yüzde 91’ini, dokusuz kumaşın yüzde 82’sini, akrilik ipliğin yüzde 77’sini, PE veya PP şeritten çuval üretiminin yüzde 40’ını ve pamuk ipliği üretiminin yüzde 36’sını tek başına gerçekleştirdiği belirtildi.

İstanbul Sanayi Odasının 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listelerinde Gaziantep’ten 29 şirketin yer aldığı, kentin il bazında beşinci sırada bulunduğu, 2024 yılı “İkinci 500” listesinde ise 36 şirketle üçüncü sıraya yükseldiği ifade edildi. Tekstil sektörünün kentin lokomotif alanı olduğu, özellikle “İkinci 500” listesindeki payının yüzde 41’in üzerine çıktığı vurgulandı.

Buna karşılık, kentte tekstil sektöründe ortalama işçi ücretinin 31 bin 600 lira, kompleci ücretinin 35 bin 300 lira, makineci ücretinin ise yaklaşık 42 bin lira olduğu kaydedildi. Raporda, BİRTEK-SEN öncülüğündeki grev ve iş bırakma eylemlerinin yalnızca bölgesel değil, tedarik zincirleri ve uluslararası rekabet açısından da kritik etki yarattığı; bu nedenle eylem ve grevlerin engellenmesinin, sendikal hareketin bastırılmasının daha da önemli hale geldiği ifade edildi.

13 yılda en az 555 işçi öldü

Rapora göre, Antep’te yıllara göre iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayısı şöyle:

  • 2013 yılında 29 işçi,
  • 2014 yılında 29 işçi,
  • 2015 yılında 33 işçi,
  • 2016 yılında 34 işçi,
  • 2017 yılında 34 işçi,
  • 2018 yılında 50 işçi,
  • 2019 yılında 49 işçi,
  • 2020 yılında 58 işçi,
  • 2021 yılında 55 işçi,
  • 2022 yılında 41 işçi,
  • 2023 yılında 27 işçi,
  • 2024 yılında 60 işçi,
  • 2025 yılında 45 işçi,

 

Grafik: İSİG Meclisi
Grafik: İSİG Meclisi

 

2026 yılının ilk iki ayında ise 11 işçi hayatını kaybetti.

Böylece 2013’ten bugüne Antep’te “en az” 555 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği belirtildi. İSİG Meclisi, verilerin yüzde 81’ini ulusal basından, yüzde 19’unu ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından derlediğini kaydetti.

Raporda kullanılan kavramlara da ayrıca açıklık getirildi. Yasalarda “iş sağlığı” kavramı kullanılsa da bunun işçinin değil, işin verimliliğini ve işletmenin karlılığını hedefleyen bir anlayışı ifade ettiği belirtilerek, bu nedenle “işçi sağlığı” kavramının tercih edildiği vurgulandı.

Benzer biçimde, bütün iş kazalarının önlenebilir olduğuna dikkat çekilen raporda, yaşananların bu yüzden “iş kazası” değil, işçi sınıfı mücadelesinin tarihsel bir kavramı olan “iş cinayeti” olarak tanımlandığı ifade edildi. İSİG Meclisi, kendi raporlarında ulaşılan sayıların sınırlı olduğunu, SGK verileriyle karşılaştırıldığında eksikler bulunduğunu, bu nedenle “en az” vurgusunu kullandığını belirtti.

En fazla ölüm inşaat, tarım, taşımacılık ve tekstilde

Antep’te iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı ise şöyle verildi:

  • İnşaat, yol işkolunda 122 işçi;
  • Tarım, orman işkolunda 102 emekçi (58 işçi ve 44 çiftçi);
  • Taşımacılık işkolunda 66 işçi;
  • Tekstil, deri işkolunda 64 işçi;
  • Ticaret, büro, eğitim, sinema işkolunda 41 emekçi;
  • Belediye, genel işler işkolunda 33 işçi;
  • Metal işkolunda 30 işçi;
  • Sağlık, sosyal hizmetler işkolunda 24 işçi;
  • Gıda, şeker işkolunda 19 işçi;
  • Petro-kimya, lastik işkolunda 10 işçi;
  • Savunma, güvenlik işkolunda 8 işçi;
  • Ağaç, kağıt işkolunda 6 işçi;
  • Enerji işkolunda 6 işçi;
  • Konaklama, eğlence işkolunda 5 işçi;
  • Madencilik işkolunda 4 işçi;
  • Basın, gazetecilik işkolunda 2 işçi;
  • Banka, finans, sigorta işkolunda 2 işçi;
  • İletişim işkolunda 1 işçi;
  • Çimento, toprak, cam işkolunda 1 işçi;
  • Çalıştığı işkolu belirlenemeyen 9 işçi.

Raporda, Türkiye genelinden ayrılan önemli noktalardan birinin, ilk dört sıradaki işkolları içinde tekstilin yer alması olduğu vurgulandı.

 

Grafik: İSİG Meclisi
Grafik: İSİG Meclisi

 

“Tekstil işçi ölümlerinin ve sakat kalmaların merkezi”

İSİG Meclisi, Antep’in İstanbul’dan sonra tekstil işkolunda işçi ölümlerinin en fazla olduğu şehir olduğunu belirtti. İstanbul’daki ölümlerin daha çok konfeksiyon atölyelerinde, Antep’tekilerin ise tekstil fabrikalarında meydana geldiğine işaret edildi. Antep’i Tekirdağ, Bursa ve Denizli’nin izlediği belirtilirken, kentin günümüzde tekstil sektöründe işçi ölümleri ve sakat kalmaların merkezi durumuna geldiği ifade edildi.

Başpınar Organize Sanayi Bölgelerinde “tam bir patron keyfiyeti”nin sürdüğü belirtilen raporda, patronların karlarına kar kattığı, işçilerin ise sefalet koşullarında, sağlık ve güvenlik önlemleri olmadan çalıştırıldığı kaydedildi. Sonuç olarak, tekstil işçi ölümlerinin yüzde 12 oranıyla Türkiye ortalamasının 4-5 katına ulaştığı aktarıldı.

Rapora göre, son 13 yılda Antep’te en az 66 göçmen işçi hayatını kaybetti. Bunların 64’ünün Suriyeli olduğu, ayrıca 1 Sudanlı ve 1 Nepalli işçinin de yaşamını yitirdiği belirtildi. Göçmen işçi ölüm oranının yüzde 12 ile Türkiye ortalamasının iki katından fazla olduğu kaydedildi.

İş cinayetlerinde ölen Suriyeli işçilerin 22’sinin inşaat, 17’sinin tekstil, 10’unun tarım, 6’sının metal, 3’ünün genel işler, 2’sinin gıda, 2’sinin ticaret, 1’inin kimya ve 1’inin konaklama işkolunda çalıştığı ifade edildi.

Deprem sonrası yeniden inşada 31 inşaat işçisi öldü

Raporda, Antep’in 6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen şehirlerden biri olduğu anımsatıldı. Deprem sonrası başlayan yeniden inşa faaliyetlerinde ise 31 inşaat işçisinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Bu verinin, kentte inşaat sektöründeki ölüm tablosunu daha da ağırlaştırdığı vurgulandı.

Antep’te iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle sıralandı:

  • Trafik, servis kazası nedeniyle 138 işçi;
  • Ezilme, göçük nedeniyle 96 işçi;
  • Yüksekten düşme nedeniyle 78 işçi;
  • Covid-19 nedeniyle 38 işçi;
  • Patlama, yanma nedeniyle 36 işçi;
  • Şiddet nedeniyle 35 işçi;
  • Zehirlenme, boğulma nedeniyle 30 işçi;
  • Kalp krizi, beyin kanaması nedeniyle 27 işçi;
  • Elektrik çarpması nedeniyle 26 işçi;
  • İntihar nedeniyle 18 işçi;
  • Nesne çarpması, düşmesi nedeniyle 15 işçi;
  • Kesilme, kopma nedeniyle 3 işçi;
  • Diğer nedenlerden dolayı 15 işçi.

 

Grafik: İSİG Meclisi
Grafik: İSİG Meclisi

 

Raporda, servis kazaları, ezilme-göçük ve yüksekten düşmenin Türkiye geneliyle paralel biçimde ilk üç sırada yer aldığı, ancak Covid-19, patlama-yanma ve işyerinde şiddet kaynaklı ölümlerin Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiği belirtildi.

Sağlık emekçilerinin yanı sıra tekstil işçileri, büro çalışanları ve güvenlik görevlileri başta olmak üzere çok sayıda işçinin salgın döneminde önlem alınmadan çalıştırıldığı, bunun sonucu olarak en az 38 işçinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiği kaydedildi.

İş yerinde şiddet vakalarının da kentte sık görüldüğü belirtilen raporda, Dr. Ersin Arslan’ın öldürülmesi, Sudanlı Atta Almanan’ın alacağını istediği için bıçaklanarak yaşamını yitirmesi ve işçilerden haraç almaya çalışan çetelerin saldırıları örnek gösterildi. Metal, tekstil, gıda ve kimya atölyelerinde alınmayan önlemler nedeniyle meydana gelen patlama ve yangınlar da ayrıca sıralandı.

22 kadın, 533 erkek işçi öldü

Raporda, Antep’te iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin 22’sinin kadın, 533’ünün erkek işçi olduğu belirtildi. Kadın işçi ölümlerine ilişkin örnekler de ayrıca paylaşıldı.

Nepalli ev işçisi Monna Rai’nin, Şireci Tekstil patronu Ahmet Şireci’ye ait evde terasta ölü bulunduğu, ölümünün intihar olarak kayda geçtiği ancak olayın şüpheler doğurduğu ifade edildi. Arkeolog Merve Kaçmış’ın intihar ederek yaşamına son verdiği, geride bıraktığı mektupta mobbingi anlattığı, ağabeyinin ve Kültür Sanat-Sen’in bu olayı mobbing kaynaklı bir ölüm olarak değerlendirdiği aktarıldı. Sözleşmeli Türkçe öğretmeni Saadet Harmancı’nın da bıraktığı mektupta mobbinge dikkat çekerek yaşamına son verdiği belirtildi.

Çocuk işçi ölümleri ortalamanın çok üzerinde

Yaş gruplarına göre dağılımda ise 14 yaş ve altı 24 çocuk işçi, 15-17 yaş arası 25 çocuk/genç işçi, 18-29 yaş arası 124 işçi, 30-49 yaş arası 227 işçi, 50-64 yaş arası 109 işçi, 65 yaş ve üstü 19 işçi ile yaşı bilinmeyen 27 işçinin hayatını kaybettiği açıklandı.

İSİG Meclisi, çocuk işçi ölümlerinin Türkiye ortalamasının neredeyse iki katı, 14 yaş ve altı çocuk işçilerde ise üç katı düzeyinde olduğunu vurguladı. İş cinayetlerinde ölen çocuk işçilerin 26’sının tarım, 7’sinin tekstil, 6’sının inşaat, 3’ünün gıda, 3’ünün metal, 2’sinin ticaret, 1’inin ağaç ve 1’inin taşımacılık işkolunda çalıştığı aktarıldı. Sanayide çocuk işçiliğin özellikle Ünaldı’da yoğunlaştığı kaydedildi.

Raporda, 30 yaş altı işçi ölümlerinin tüm ölümlerin üçte birini oluşturduğu, göçmen işçilerin de etkisiyle Gaziantep’te genç bir işçi sınıfı yapısının bulunduğu ifade edildi.

 

Grafik: İSİG Meclisi
Grafik: İSİG Meclisi

 

555 işçiden sadece 8’i sendikalıydı

Antep’te iş cinayetlerinde ölenlerin yalnızca 8’inin sendikalı, 547’sinin ise sendikasız olduğu belirtildi. Raporda bu tablo, kentte işçilerin büyük ölçüde örgütsüz olduğunun göstergesi olarak değerlendirildi.

Öte yandan, kentte örgütlü görünen sendikal yapılar içinde de işbirlikçi sendikacılığın hakim olduğu, bu sendikaların kendi üyelerinin taleplerine bile kulak tıkadığı ifade edildi. İSİG Meclisi, işçi sınıfının fiili ve meşru mücadele hattında güncel sorunları örgütleyen sendikaların desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

En fazla ölüm Şehitkamil’de

İlçelere göre dağılımda 234 ölüm Şehitkamil’de, 125 ölüm Şahinbey’de, 72 ölüm Nizip’te, 43 ölüm Nurdağı’nda, 35 ölüm İslahiye’de, 22 ölüm Oğuzeli’nde, 11 ölüm Yavuzeli’nde, 10 ölüm Araban’da, 3 ölüm ise Karkamış’ta meydana geldi.

Raporda, özellikle tekstil, metal, gıda ve ağaç sektörleri ile lojistiğin merkezinin Şehitkamil olduğu; Şahinbey’in de sanayi ve inşaat başta olmak üzere belediye ve hizmet sektöründeki ölümler açısından öne çıktığı ifade edildi. Diğer ilçelerde ise sanayi ağırlığının azalırken tarım işkolundaki ölümlerin arttığı kaydedildi.

 

Grafik: İSİG Meclisi
Grafik: İSİG Meclisi

 

"İş cinayetleri bilinenin çok üzerinde"

Raporun sonunda, 2013-2026 döneminde Antep’te iş cinayetlerinde hayatını kaybeden 555 işçi tek tek anıldı. İSİG Meclisi, internet arama motorlarının kısıtları, kayda geçmeyen ölümler ve neredeyse hiç kayıt altına alınmayan meslek hastalıkları dikkate alındığında, Antep’te iş cinayetlerinin bilinenin çok üzerinde olduğuna işaret etti.

Hazırlanan rapor, kentte bir yandan üretim ve ihracat merkezi olarak öne çıkan Antep’te, diğer yandan işçi sağlığı, sendikal haklar, göçmen emek, çocuk işçilik ve güvencesiz çalışmanın yarattığı ağır tabloyu bütünlüklü biçimde ortaya koydu.

Kaynak: Evrensel

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?