BIST 100
14.610,92 0,95%
DOLAR
48,1353 0,05%
EURO
56,1665 0,15%
GRAM ALTIN
7.136,18 0,44%
FAİZ
39,91 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
106,46 1,01%
BITCOIN
78.838,00 0,50%
GBP/TRY
65,4781 0,07%
EUR/USD
1,1655 0,03%
BRENT
87,26 -0,66%
ÇEYREK ALTIN
11.667,66 0,44%
Diyarbakır Açık
Diyarbakır hava durumu
30 °
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Mahmut Berhudan: “YPG-SDG feshedilecek, özerk yönetim sona erecek”

Mahmut Berhudan: “YPG-SDG feshedilecek, özerk yönetim sona erecek”

IMG_1605

Türkiye Gazetesi yazarı Yılmaz Bilgen’e konuşan Berhudan, “Birkaç gün içerisinde YPG-SDG’nin feshini duyuracağız. Özerk yönetim yapısı da ortadan kalkacak” dedi.

Erdoğan ve Bahçeli için “Bin yılın hamlesini yaptılar” ve “Dâhiyane bir çözüm yöntemi ürettiler” ifadelerini kullanan Berhudan, “Ayrı Kürdistan talebimiz yok”, “Silahlarımızı gömdük” ve “İslam ümmeti çerçevesi hiçbir Kürdü rahatsız etmez” sözleriyle yeni döneme ilişkin dikkat çekici mesajlar verdi.

Türkiye’de yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecinin Suriye ayağına ilişkin şimdiye kadarki en çarpıcı açıklamalardan biri Kobani’den geldi.

Türkiye Gazetesi yazarı Yılmaz Bilgen’in Kobani’de görüştüğü PYD-SDG Kobani Sorumlusu Mahmut Berhudan, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonundan özerk yönetime, YPG’nin geleceğinden Erdoğan ve Bahçeli’ye kadar birçok başlıkta konuştu.

Berhudan’ın açıklamalarının merkezinde ise mevcut askeri ve idari yapının sona erdirileceği mesajı vardı.

“Birkaç gün içinde YPG-SDG’nin feshini duyuracağız”

Berhudan, Şam yönetimiyle yürütülen entegrasyon görüşmelerinde sorunların “yüzde 99 oranında” aşıldığını ileri sürdü.

YPG-SDG’nin mevcut yapısıyla devam etmeyeceğini söyleyen Berhudan, şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki birkaç gün içerisinde YPG-SDG’nin feshini duyuracağız. Özerk yönetim yapısı da ortadan kalkacak. Tek ordu, tek devlet, tek bir bayrak, ortak vatan çerçevesinde el ele yeni Suriye’yi inşa edeceğiz.”

Berhudan’ın sözleri, yıllardır Kuzey ve Doğu Suriye’de inşa edilen özerk yönetim modelinin geleceğine ilişkin yeni bir tartışmanın da kapısını açtı.

“Silahlarımızı gömdük, geri dönüş yok”

YPG’nin 2012’de kuruluşunun ilanında yer alan isimlerden biri olduğunu belirten Berhudan, askeri entegrasyonun teorik olarak tamamlandığını söyledi.

Çözülmeyi bekleyen başlıkların başında YPJ’nin statüsü ile Türkiye vatandaşı YPG mensuplarının durumunun geldiğini belirten Berhudan, bunların süreci durdurabilecek sorunlar olmadığını savundu.

Berhudan:

“Bizim açımızdan bu aşamadan geri dönüş yok. Bu bağlamda silahlarımızı gömdük. Artık Suriye’nin parçası ve asli unsuru olarak birlik ve beraberlik içinde varlığımızı sürdüreceğiz” dedi.

Özerk yönetimden “tek devlet”e

Berhudan’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici değişimlerden biri kullanılan siyasi terminoloji oldu.

Yıllardır “özerk yönetim”, “ademimerkeziyetçilik” ve yerel yönetim modeli üzerinden sürdürülen tartışmaların yerine Berhudan, açık biçimde “tek devlet, tek ordu ve tek bayrak” vurgusu yaptı.

Ancak bunun karşılığında Şam’dan yeni ve kapsayıcı bir anayasa talep etti.

Berhudan, Kürtlerin yanı sıra Türkmenlerin, Arapların, Süryani-Asurilerin, Ezidilerin, Ermenilerin, Dürzilerin ve Nusayrilerin haklarının anayasal güvenceye alınması gerektiğini belirterek Baas yönetim anlayışının tamamen tasfiye edilmesini istedi.

Erdoğan ve Bahçeli’ye sıra dışı övgü: “Bin yılın hamlesi”

Berhudan’ın Türkiye’de tartışma yaratması muhtemel sözleri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında oldu.

Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” süreci ile Suriye’de yaşanan gelişmelerin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini savunan Berhudan, Erdoğan ve Bahçeli için oldukça güçlü ifadeler kullandı:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli çok büyük riskleri olsa da belki de bin yılın hamlesini yaptı.”

Berhudan bununla da yetinmedi.

Erdoğan ve Bahçeli’nin üstlendiği rolü “gerçek bir vatansever sorumluluğu” olarak tanımladı ve:

“Dâhiyane bir çözüm yöntemi ürettiler. Zaten bundan başka çözüm de yoktu” dedi.

Berhudan, Kürtlerin yok sayılmasıyla bölgedeki krizden çıkılamayacağını Erdoğan ve Bahçeli’nin gördüğünü savunarak, “Böyle bir adımı ancak büyük devlet adamları atabilir ve tarihe geçebilir” ifadelerini kullandı.

Bu sözler, özellikle geçmiş yıllarda Ankara ile YPG-SDG arasındaki sert çatışma ve karşılıklı suçlamalar düşünüldüğünde dikkat çekici bir siyasi ton değişikliğine işaret ediyor.

Berhudan: Ayrı Kürdistan talebimiz yok

Kobani’nin geleceğine ilişkin de konuşan Berhudan, Suriye içerisinde bağımsız bir Kürt devleti hedeflemediklerini söyledi.

“Ayrı bir devlet, Kürdistan talebimiz yok” diyen Berhudan, böyle bir hedeflerinin hiçbir zaman olmadığını savundu.

“Kobani müstakil devlet olacak demek akıl dışı bir çılgınlıktır” ifadesini kullanan Berhudan, Suriye Kürtlerinin ülkenin farklı bölgelerine yayıldığını ve Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Berhudan aynı durumun Türkiye açısından da geçerli olduğunu belirterek Türkiye’de çok sayıda akrabasının bulunduğunu ve sınırların insanlar arasındaki bağları kopardığını ifade etti.

“Brüksel hattı bizi bıçakla doğrar gibi ayırdı”

Türkiye-Suriye sınırına ilişkin tarihsel göndermede bulunan Berhudan, Kürtlerin sınırlarla parçalandığını söyledi.

“Bizi 1926 Brüksel hattı ile bıçakla doğrar gibi ayırdılar” diyen Berhudan, artık bu dönemin kapatılması gerektiğini savundu:

“Şimdi bu parantezi kapatma ve barış zamanı.”

Kobani’ye yönelik IŞİD saldırıları sırasında kent halkının Türkiye’ye geçtiğini hatırlatan Berhudan, Kürtlerin Türkiye’de gördüğü desteği unutmadıklarını söyledi.

Berhudan, geride kalan 15 yıllık süreçte hatalar yapıldığını da kabul ederek “Artık barışı, birliği ve birlikte geleceğimizi inşa etmeyi konuşmak zorundayız” dedi.

“İslam ümmeti çerçevesi Kürtleri rahatsız etmez”

Berhudan’ın röportajdaki en tartışmalı çıkışlarından biri de Kürtlerin kimliği ve İslam üzerinden yaptığı değerlendirme oldu.

Kamu kurumlarının ve petrol sahalarının Şam yönetimine devredilmesinin de tamamlanma aşamasında olduğunu söyleyen Berhudan:

“Kürtler öz itibarı ile Müslüman bir topluluk ve Suriye’de ya da yaşadığımız coğrafyalarda İslam ümmeti çerçevesi hiçbir Kürdü rahatsız etmez” dedi.

Berhudan bunu Kürtlerin “doğal sosyolojisi” olarak tanımladı.

Bu sözler, PYD’nin yıllardır öne çıkardığı seküler yönetim modeli ve farklı inanç topluluklarının ortak temsili söylemi düşünüldüğünde yeni bir ideolojik tartışmayı beraberinde getirecek nitelikte.

Petrol kuyuları ve kamu kurumları da Şam’a devredilecek

Berhudan, değişimin yalnızca askeri alanla sınırlı kalmayacağını da açıkladı.

Askeri entegrasyona paralel şekilde kamu kurumlarının ve petrol kuyularının Şam yönetimine devredilmesi sürecinin de son aşamaya geldiğini söyledi.

Böylece Berhudan’ın çizdiği tabloya göre YPG-SDG’nin askeri yapısının feshedilmesi, özerk yönetimin sona ermesi, savaşçıların Suriye ordusuna katılması ve stratejik ekonomik kaynakların merkezi yönetime devredilmesi aynı sürecin parçaları olacak.

SDG’nin gerçek savaşçı sayısını da açıkladı

Berhudan, SDG-YPG’nin savaşçı sayısıyla ilgili yıllardır dile getirilen rakamları da reddetti.

70, 80, 100 hatta 130 bin kişilik güç bulunduğu yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını belirten Berhudan, şimdiye kadar yaklaşık 10 bin savaşçının Suriye ordusuna entegre edildiğini söyledi.

Bu rakamın 12 bine ulaşabileceğini belirten Berhudan:

“Bizimle ilgili geçmiş dönem dahil yapılan 70-100 bin kişilik ordu yorumları gerçeği yansıtmıyor” dedi.

Berhudan ayrıca mevcut yapı içerisinde Arap savaşçıların büyük ölçüde kalmadığını, Kamışlo-Cezire bölgesinde sınırlı sayıda Arap unsur bulunabileceğini söyledi.

Kobani’den verilen mesaj yeni bir dönemin ilanı mı?

Berhudan’ın açıklamalarının gerçekleşmesi halinde Kuzey ve Doğu Suriye’de 2012’den bu yana kurulan siyasi ve askeri yapının en kapsamlı dönüşümlerinden biri yaşanacak.

YPG-SDG’nin feshi, özerk yönetimin sona ermesi, petrol kaynakları ile kamu kurumlarının Şam’a devri ve askeri güçlerin Suriye ordusuna entegrasyonu, mevcut yönetim modelinin temel unsurlarının yeniden tanımlanması anlamına geliyor.

Ancak Berhudan aynı zamanda Şam’ın önüne önemli bir şart koyuyor: Kürtler başta olmak üzere Suriye’nin bütün etnik ve inanç topluluklarının haklarını güvence altına alan yeni ve “adil” bir anayasa.

Bu nedenle Kobani’den verilen mesaj yalnızca “YPG feshediliyor” açıklamasından ibaret değil.

Asıl tartışma, silahların ve kurumların Şam’a devrinden sonra Kürtlerin hangi anayasal ve siyasi statüyle yeni Suriye’de yer alacağı sorusunda düğümleniyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/sdgnin-kobani-sorumlusu-berhudan-ile-suriyede-gorustuk-silahlari-gomduk-ypgyi-feshedi-1809485

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?