
101 Yıl Önce Bugün: Şeyh Said ve 47 Dava Arkadaşı İdam Edildi
Rastî-Kürt tarihinin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen 1925 ayaklanmasının lideri Şeyh Said ve 47 dava arkadaşının idam edilişinin üzerinden 101 yıl geçti. 29 Haziran 1925’te Diyarbakır İstiklal Mahkemesi tarafından haklarında verilen idam kararı, tarihe “kara bir gün” olarak geçti.
Yüzyılı aşkın süredir ailelerinin ve Kürt toplumunun en büyük taleplerinden biri olan “mezar yerlerinin açıklanması” ise halen gizemini koruyor.
Hukuki Süreçte “Arşiv Yok” Gerekçesi
Şeyh Said ve arkadaşlarının akıbeti, yakın dönemde de yargı gündemindeydi. Diyarbakır Barosu’nun, mezar yerlerinin tespiti ve açıklanması talebiyle başlattığı hukuki mücadele, geçtiğimiz günlerde Ankara 5’inci İdare Mahkemesi’nden dönmüştü.
Mahkeme, Türkiye İçişleri Bakanlığı’nın “mezar yerlerine ait herhangi bir arşiv kaydının bulunmadığı” yönündeki beyanını esas alarak davanın reddine karar verdi. Bu karar, yüz yıllık arayışı sürdüren aileler nezdinde “adaletin tecellisi değil, inkarın devamı” olarak nitelendirildi.
Bir Başkaldırının Anatomisi: Piran’dan Diyarbakır’a
Cumhuriyetin ilanı sonrası Kürtlere verilen sözlerin tutulmaması ve yürütülen inkar politikaları, bölgede büyük bir hoşnutsuzluğa yol açmıştı. 1923’te Albay Cibranlı Xalid Beg öncülüğündeki “Azadi Cemiyeti” ile temas kuran Şeyh Said, kısa süre içerisinde hareketin liderliğini üstlendi.
13 Şubat 1925’te Dicle’nin Piran köyünde bir grup Kürt ileri geleninin gözaltına alınmak istenmesi üzerine gelişen çatışma, planlanandan erken bir tarihte büyük bir ayaklanmanın fitilini ateşledi. Genç, Palu, Lice ve Hani’yi içine alan bölgede yayılan hareket, kısa sürede dönemin hükümetini derinden sarstı.
“Torunlarımız Mahcup Düşmesin”
29 Haziran 1925’te Diyarbakır İstiklal Mahkemesi’nde sonuçlanan yargılamalar, 47 ismin idam sehpasına gönderilmesiyle neticelendi. İdamından hemen önce boynuna ilmik geçirilirken tarihe geçen o sözleri söyledi:
“Dünya yaşantımın sonu geldi. Kendimi milletimin yolunda feda ettiğime hiçbir şekilde pişman değilim. İlerde torunlarımızın bizden dolayı düşman önünde utanç duymamaları bizim için yeterlidir.”

