
ABD Başkanı Donald Trump, 108 dakika süren Birliğin Durumu konuşmasında dış politika hamlelerini savundu. İran’ı “karanlık emellerin peşinde olmakla” suçlayan Trump, Venezuela operasyonunu ve NATO müttefiklerine yönelik baskıyı öne çıkardı.
ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’de yaptığı geleneksel Birliğin Durumu konuşmasında kürsüde 1 saat 48 dakika kaldı. Konuşmanın ağırlık merkezini iç politika başlıkları oluştururken, Trump dış politikaya ilişkin değerlendirmelere de geniş yer ayırdı.
Trump, Gazze’deki ateşkes süreci, Hamas’ın elindeki rehineler, Venezuela’ya yönelik operasyon ve NATO müttefiklerinin savunma harcamaları gibi başlıkları yönetiminin dış politika başarıları arasında sıraladı. ABD’nin küresel güvenlikteki rolünü vurgulayan Trump, özellikle İran’a yönelik mesajlarında sert bir dil kullandı.
Konuşmasında Tahran yönetimini hedef alan Trump, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin kaygılarını yineledi. İran’ın nükleer kapasitesinin daha önce “ortadan kaldırıldığını” savunan Trump, buna rağmen Tahran’ın “yeniden başlamak istediğini” öne sürdü. “Şu anda yine karanlık emellerinin peşindeler. Onlarla müzakere halindeyiz. Bir anlaşma yapmak istiyorlar ama şu ana dek ‘asla nükleer silah sahibi olmayacağız’ demediler” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamaları, İranlı yetkililerin son dönemde verdiği mesajlarla çelişen bir çerçeve ortaya koydu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, İran’ın hiçbir koşulda nükleer silah geliştirmeyeceğini belirtti. Tahran yönetimi uzun süredir nükleer programının sivil amaçlı olduğunu savunuyor.
Washington ile Tahran arasında diplomatik temasların sürdüğü de Trump’ın konuşmasında dile getirildi. ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in Cenevre’de İranlı yetkililerle yeniden bir araya gelmesinin planlandığı belirtildi. Ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının devam ettiği ifade ediliyor. İran yalnızca nükleer dosyanın müzakere edileceğini bildirirken, ABD yönetimi füze programı ve bölgesel silahlı gruplara verilen destek gibi başlıkların da masada olmasını istiyor.
Trump’ın uzun konuşmasında Ukrayna savaşı sınırlı yer buldu. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin dördüncü yılı geride kalırken, Trump savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaların sürdüğünü söyledi. “Her ay 25 bin askerin öldüğü bu katliamı sona erdirmek için çalışıyorum” diyen Trump, barış sürecine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
Venezuela başlığı ise konuşmada dikkat çeken bir diğer unsur oldu. Trump, geçen ay düzenlenen operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasını “önemli bir adım” olarak nitelendirdi. Venezuela’dan “yeni dostumuz ve ortağımız” diye söz eden Trump, Batı Yarımküre’de Amerikan güvenliğinin yeniden tesis edildiğini savundu.
Trump, dış politikada tartışma yaratan bir diğer konuya da değindi. ABD Yüksek Mahkemesi’nin gümrük vergilerine ilişkin kararı, konuşmanın öne çıkan iç siyasi başlıklarından biri oldu. Mahkeme, yeni gümrük vergileri belirleme yetkisinin Kongre’ye ait olduğuna hükmetmişti. Trump, kararı “talihsiz” olarak nitelendirdi ve gümrük politikasında geri adım atmayacağının sinyalini verdi.
Konuşma, yaklaşan ara seçimler öncesinde kamuoyunun dış politikaya bakışını da yeniden gündeme taşıdı. Son anketler, Amerikan seçmeninin önceliğinin ekonomi ve iç politika meselelerinde yoğunlaştığını gösteriyor. AP-NORC tarafından yayımlanan araştırmaya göre, ABD’li yetişkinlerin çoğunluğu Trump’ın dış politika yaklaşımını onaylamıyor.
Trump ise konuşmasını, başkanlık vizyonuna ilişkin genel bir çerçeveyle tamamladı. “Mümkün olan her yerde barış yapacağım, ancak Amerika’ya yönelik tehditlerle yüzleşmekten asla tereddüt etmeyeceğim” diyen Trump, yönetiminin hem diplomasi hem de askeri güç kullanımında kararlı olduğunu vurguladı.
Kaynak: DW

