
İngiltere, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası fiilen kapanan Hürmüz Boğazı için 40’tan fazla ülkenin katıldığı diplomatik toplantıya ev sahipliği yapıyor. ABD toplantıda yer almadı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İran’ı “uluslararası bir deniz yolunu kapatıp küresel ekonomiyi rehin almakla” suçladı; petrol ve gıda fiyatlarındaki artışın “sürdürülemez” olduğunu söyledi. Toplantıya Türkiye, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Japonya ve BAE de katılıyor.
Hürmüz’de trafik neredeyse durdu. Basra Körfezi’nde 106’sı yüklü petrol tankeri olmak üzere yaklaşık 2 bin ticari gemi bekliyor. Lloyd’s List Intelligence verilerine göre 28 Şubat’tan bu yana ticari gemilere 23 saldırı düzenlendi, 11 mürettebat öldü. Kalan sınırlı tanker trafiğinin önemli bölümü yaptırımları ihlal eden İran petrolü taşıyan gemilerden oluşuyor.
ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerin çağrısını geri çevirerek boğaz güvenliğinin petrol ithalatçısı ülkelere ait olduğunu söyledi: “Gidin petrolünüzü kendiniz alın.” Trump, NATO’dan ayrılmayı “ciddi şekilde değerlendirdiğini” de yineledi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, boğazın askerî operasyonla açılmasını “gerçekçi değil” diyerek reddetti; sürecin uzun süreceğini ve özellikle İran Devrim Muhafızları’ndan kaynaklı “kıyı tehditlerine” açık olacağını belirtti. Çözüm için ateşkes ve İran’la müzakere çağrısı yaptı; Trump’ın “çelişkili açıklamalarını” eleştirdi.
Almanya Dışişleri, Çin ile birlikte seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanmasını istedi; devletlerin deniz yollarını tek başına kontrol etmemesi ve geçişten ücret almaması gerektiğini vurguladı. Pekin ise krizin ana nedenini ABD ve İsrail’in İran’a yönelik “yasa dışı askeri faaliyetleri” olarak niteledi.
Uluslararası koalisyon arayışı, Avrupa’nın ABD’siz güvenlik ve enerji krizine yanıt üretme çabasının parçası olarak görülüyor. Uzmanlara göre, Körfez’deki enerji ablukasının etkilerini sınırlama sorumluluğu artık daha çok Avrupa ve Asya ekonomilerinin üzerinde
Kaynak:DW

