
Financial Times’ın yayımladığı yeni bir rapor, ABD ordusunun Orta Doğu'da devam eden düşük ve orta ölçekli çatışmalar nedeniyle, normal şartlarda yıllarca yetmesi planlanan mühimmat stoklarını tükettiğini ortaya koydu.
RASTÎ- Financial Times’ın üst düzey savunma kaynaklarına dayandırdığı habere göre, ABD ordusu Orta Doğu’daki operasyonlar ve İran destekli grupların saldırılarına verilen yanıtlar nedeniyle kritik mühimmat stoklarını "tehlikeli" seviyelere indirdi.
Özellikle Kızıldeniz'deki çatışmalar ve İsrail'in savunmasına verilen destek, Pentagon’un barış döneminde yıllarca kullanmayı öngördüğü füze rezervlerini sadece aylar içinde eritmiş durumda. Bu durum, Washington’un küresel askeri operasyonlarını sürdürebilme kapasitesi üzerinde ciddi bir lojistik baskı oluşturuyor.
Haberde, özellikle donanmanın "vazgeçilmezi" olan Tomahawk seyir füzeleri ve SM (Standard Missile) serisi hava savunma füzelerindeki azalmaya dikkat çekiliyor. Bu füzeler, hem saldırı hem de gelen tehditleri havada imha etme konusunda ABD’nin elindeki en sofistike araçlar.
Ancak sorun şu ki; bu silahların yerine konması, üretim süreçlerinin karmaşıklığı nedeniyle yıllar alıyor. Bir Tomahawk füzesinin siparişten teslimata kadar geçen süresi yaklaşık iki yılı bulabiliyor, bu da tüketim hızının üretim hızını kat kat aşması anlamına geliyor.
Asimetrik savaşın ekonomik ve lojistik yükü
Analistler, "pahalı savunma, ucuz saldırı" denkleminin ABD’yi bir çıkmaza sürüklediğini vurguluyor. İran destekli grupların fırlattığı birkaç bin dolarlık ucuz kamikaze İHA’ları durdurmak için ABD’nin her seferinde milyon dolarlık füzeler kullanması, sadece stokları tüketmekle kalmıyor, aynı zamanda savunma bütçesinde de devasa bir açık yaratıyor. Savunma uzmanları, mühimmatı harcamanın dakikalar sürdüğünü, ancak o boşluğu doldurmanın modern sanayi kapasitesiyle bile yıllar alabildiğini belirtiyor.
Pentagon içindeki en büyük korku, Orta Doğu'daki bu mühimmat erimesinin ABD’nin diğer bölgelerdeki caydırıcılığını zayıflatması. Özellikle Pasifik bölgesinde Çin’e karşı sürdürülen stratejik hazırlıklar, bu stokların varlığına dayanıyor. FT’ye konuşan yetkililer, eğer bölgedeki mühimmat sarfiyatı bu hızla devam ederse, ABD'nin bir başka büyük ölçekli krize (örneğin olası bir Tayvan gerilimine) yanıt verecek yeterli "hassas güdümlü mühimmatı" kalmayabileceği konusunda uyarıyor.
Sanayi kapasitesi savaş moduna geçemiyor
Raporun son kısmında, ABD savunma sanayisinin (Lockheed Martin, Raytheon gibi devler) barış zamanı üretim hızından savaş zamanı ihtiyaçlarını karşılayacak seviyeye geçmekte zorlandığı ifade ediliyor. Ham madde tedariki, kalifiye iş gücü eksikliği ve tedarik zincirindeki aksamalar, boşalan depoların kısa sürede dolmasını imkansız kılıyor. Bu durum, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını ve müdahale biçimini gelecekte değiştirmek zorunda kalabileceğine işaret ediyor.

