
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin "asıl odak konusunun tamamen PKK" olduğunu söyledi; "Öcalan etkili olamazsa örgüt üzerinde, İsrail etkili oluyor" ifadelerini kullandı. Babacan ayrıca bayram ikramiyesinin "en az bir emekli maaşı kadar" olması gerektiğini belirtirken, yeni anayasa tartışmaları, nepotizm, Gazze-İsrail ve sanal kumar/bahis başlıklarında da değerlendirmelerde bulundu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TV5'te katıldığı "Liderler Özel" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Öcalan etkili olamazsa örgüt üzerinde, İsrail etkili oluyor"
"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, PKK üzerinde İsrail ve ABD etkisi olduğunu kaydederek, "Burada önemli olan devlet birimlerinin Öcalan'la da irtibat halinde, Türkiye'nin çıkarlarını koruyacak bir şekilde Öcalan'ın örgüt üzerindeki etkisini korumak, inşa etmek, güçlendirmek. Yani meselenin özü budur. Çünkü Öcalan eğer etkili olamazsa örgüt üzerinde, İsrail etkili oluyor" dedi.
Babacan, "Adına ne derseniz deyin, çok önemli değil de önemli olan İsrail'in oyun bozuculuğunu engelleyecek ne varsa yapmak ve bu coğrafyada, ne yapılacaksa biz kendi aramızda konuşup bitirelim. Başkalarının tesiri altına girmeyelim. Yani işin özü biraz bu" ifadelerini kullandı. Babacan, "Bu işler normalleştikçe terörden hüküm giymiş mahkûmlar nasıl bir görüşme trafiğindeyse benzer bir görüşme trafiğinin Öcalan için de sağlanmasıyla ilgili talepler var" diye konuştu.
"Sürece özel müstakil ve geçici yasa"
Babacan, "Eğer örgüt tamamen varlığına son verir silahların tamamını bırakırsa bu ilk olacak. Dolayısıyla komisyonun hazırladığı rapor ve daha sonra yapılacak yasal düzenlemelerde örgüte özel düzenleme olacak" ifadelerini kullandı.
Babacan, sürece ilişkin olarak şunları söyledi:
"Asıl odak konusu tamamen PKK. Sürece özel müstakil ve geçici yasa. Müstakil dediği PKK'ya özel, geçici dediği örgüt çözülene kadar, örgüt elemanları için çıkış yolu gösterilecek. Yasal düzenlemede bu var. Hükümlü, yaşlı, hastalar var. Adalet Komisyonu'nda ince ince çalışılacak. Bu işi buraya kadar getiren kurumlar bunun detaylarını da konuşmuşlardır, örgüt ile de bir şekilde paylaşım yapılmıştır. Uzun zamandır Öcalan'la bu konuda devlet birimlerinin, bir çalışması var. Zaten Sayın Bahçeli bu çalışmanın detaylarını bildiği için ve bu konuya gerçekten inandığı için destek verdi. Ve bir bakıma siyasi alanda bu işin hala öncülüğünü yapıyor. Amaç eninde sonunda bu şiddeti bitirmek, terörü bitirmektir. PKK'nın varlığına son vermek, feshetmek, silah bırakmasını sağlamak."
"Siyasi yük sıcak top gibi, kimse eline almak istemiyor"
Babacan, Terörsüz Türkiye amacıyla kurulan komisyonun hazırladığı rapora imza veren partilerin milletvekili sayısının anayasayı değiştirecek 400 rakamının da üzerinde olduğunu, buna rağmen yasal düzenlemeler konusunda adım atılmadığını ve bunun "garabet" olduğunu söyledi.
Babacan, "Rapor temennilerle dolu. Temenni edeceğinize gelin yapalım bunu. Buyurun Meclis burada, kimden temenni ediyorsunuz?" diye sorarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Aslında orada temenni diye ricacı olunan makam hangi makam? Yürütme organı, yani Sayın Cumhurbaşkanı. Aslında rapor diyor ki, ‘Ya doğrusu bu ama’ diyor, ‘Sayın Cumhurbaşkanı’ diyor, ‘Siz şöyle bir önümüzü açsanıza, şu doğruları yapabilsek’ diyor rapor yani. Çünkü kilit yerlerde sistemi kilitliyor. Çünkü bu işlerin siyasi yükü var ya... Onun için yani sıcak bir demir gibi bir top var. O sıcak topu kimse fazla elinde tutmak istemiyor, elimi yakar diye. O ona, o ona, o ona topu gezdiriyor yani. Ama biz ne yapıyoruz? Türkiye’nin en genç siyasi partilerinden birisi olarak, ‘Verin arkadaş, biz taşıyalım bunu’ diyoruz. Önden önce kendimizi ortaya attık bu meselede ya. Bu çok önemli. Biz buna destek vereceğiz dedik. Bu cesareti gösterdik. Şimdi kimse topa girmek istemiyor. Sıcak topu eline almak istemiyor, yakar diye. Ama bu er ya da geç olmak zorunda"
"Yeni Anayasa, Erdoğan'ın yeniden aday olmasını sağlayacak çerçeve"
Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin konuşan Babacan, iktidarın yıllardır yeni anayasadan bahsettiğini ancak "tek bir madde bile" ortaya koymadığını söyledi. Babacan, "Aslında yeni anayasa, yeni anayasa deyip durdukları var ya; sadece ve sadece anayasal olarak iktidarın sürdürülmesini sağlayan, yani Sayın Erdoğan’ın tekrar, tekrar, tekrar aday olmasını sağlayan bir çerçeve. Şimdi aslında kıvranıp kıvranıp da söyleyemedikleri, konuşamadıkları konunun özünde tam da bu var." ifadelerini kullandı.
"Anayasa masasına otururuz"
Babacan, "Anayasa değişikliği teklifi gelirse iktidar partisi ile masaya oturur musunuz?" sorusuna da şu yanıtı verdi:
"Biz anayasayı konuşuruz; yani iktidarla da konuşuruz, başka partilerle zaten konuştuk. Biz altı partiyle dediğim gibi seksen dört madde üzerinde mutabık kaldık zamanında yani. Şimdi biz çok farklı damarlardan gelen partilerle anayasa konuşmuşuz da benim kurucusu olduğum partiyle, yani AK Parti’yle niye anayasayı konuşmayacağız ki? Ama konuşmak demek, getirdiklerini onaylamak, aynen hizaya dizmek demek kesinlikle değil... Bizim kendi hazırlığımıza, biz hazırlığı masaya koyarız, onlar da koyar; bakarız, konuşuruz. Eğer o madde doğru bir maddeyse destekleriz. Yanlış bir şeyse destek vermeyiz. Ama çok önemli bir konu var ki o da şu: Mevcut anayasaya uymayan ve anayasayı bağlayıcı bir hukuk normu olarak görmeyen bir iktidarın biz samimiyetine inanmıyoruz."
"Bilal Erdoğan olayı nepotizm"
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın devlet protokolünde sıkça görülmesi ve isminin Erdoğan sonrası lider adayı olarak anılmasına ilişkin soruya yanıt veren Babacan, "Bu nepotizm, yani yakın akrabayı devlet yönetiminde önemli görevlere getirme ve devlet yönetimini bir aile şirketine çevirme" dedi; bunun "toplumdaki adalet hissini" ve "fırsat eşitliğini" zedelediğini savundu.
"Netanyahu'ya meşruiyet zemini veren hiçbir platformda Türkiye olmamalı"
Dış politika başlığında İsrail'e ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, "Bu soykırımı yapan, insanlık suçu, savaş suçu işleyen Netanyahu'ya meşruiyet zemini veren hiçbir platformda Türkiye olmamalı, destek vermemeli" ifadelerini kullandı.
Babacan, ayrıca "1967 sınırlarına hâkim, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasına ilerlemeyen hiçbir plan desteklenmemeli" dedi.
"Sanal kumar ve bahis için kararnameyi yayınla"
Sanal kumar ve bahis konusuna da değinen Babacan, çözüm için "tek bir kararname" vurgusu yaptı ve şu ifadeleri kullandı: "Ramazan'da 'Milyonlarca insan için bir sevap işleyelim' de, kararnameyi yayınla, izinleri iptal ettim de. Bitti bu iş."
"Ekonomimizi mahvettiler, milletimizi perişan ettiler"
Başkanlık sistemine geçilmesinin ardından ekonominin kötüleştiğini savunan Babacan, "Ekonomimizi mahvettiler, milletimizi perişan ettiler" dedi. Babacan, "Bazen kuru inatla, bazen iş bilmemezlikten, bazen de tamamen Türkiye’yi okuyamayıp yanlış politika uygulamaktan milletimizi bu kötü tabloya mahkûm ettiler" ifadelerini kullandı.
"Bayram ikramiyesi emekli maaşı kadar olmalı, bir kurban kesilebilmeli"
Bayram ikramiyesi tartışmasına da değinen Babacan, "Bayram ikramiyesinde ölçümüz kurban parasıydı. Bize göre bayram ikramiyesinin en az bir emekli maaşı kadar olması lazım. Bir kurban parasını alabilmesi lazım. İşin ruhu buydu. Bugün Türkiye'yi biz yönetiyor olabilsek rahatlıkla her bir emeklimiz hem çok rahat geçinir hem de bayram ikramiyesi ile kurban kesebilirdi" diye konuştu.
Kaynak: T24

