
Almanya’da iç güvenlik birimleri, Tahran yönetiminin organize suç şebekelerini ve klan yapılarını terör faaliyetleri için taşeron olarak kullandığı konusunda alarm verdi. İstihbarat raporlarına göre, özellikle Yahudi, İsrail ve Amerikan kuruluşlarına yönelik saldırı hazırlıkları en üst düzeyde izleniyor.
RASTÎ- Almanya'da Federal hükümet, İran rejiminin Almanya'daki uzantılarının kriminel çevrelerle kurduğu tehlikeli bağlardan dolayı derin endişe duyuyor. Federal Kriminal Dairesi (BKA) ve Anayasayı Koruma Teşkilatı, bölgedeki faaliyetleri mercek altına almış durumda. Parlamento İçişleri Müsteşarı Christoph de Vries, İran’ın bölgedeki askeri hareketliliğinin ardından Almanya içerisindeki Yahudi ve İsrail kurumlarına yönelik tehdit seviyesinin kritik noktaya ulaştığını belirtti.
De Vries, özellikle organize suç yapılarının İran rejimi veya onun vekil güçleri tarafından görevlendirilme ihtimaline dikkat çekti. İçişleri Bakanlığı yetkililerine göre, İran istihbarat servisleri doğrudan devletle bağı bulunmayan ancak yasa dışı kriminel çevrelerden devşirilen taşeronları operasyonlarında kullanıyor. Bu noktada, özellikle uyuşturucu ticareti, fuhuş ve haraç gibi suçlarla anılan Arap kökenli klan ailelerinin hedef seçildiği ifade edildi.
Bu tehlikeli iş birliğinin en somut örneği olarak Ramin Yektaparast gösteriliyor. Eski bir motosiklet çetesi üyesi olan ve fuhuş/cinayet suçlarından aranan Yektaparast, İran’a kaçtıktan sonra Devrim Muhafızları için çalışmaya başlamıştı.
Güvenlik birimleri, Yektaparast’ın Almanya’daki bağlantılarını kullanarak Bochum ve Essen’deki sinagoglara yönelik saldırıları koordine ettiğini saptamıştı. Yetkililer, suç dünyası ile ideolojik terör arasındaki bu geçişgenliğin operasyonel takibi zorlaştırdığını vurguluyor.
Suça bulaşmış klan yapılarını seçiyorlar
Güvenlik verileri durumun vahametini ortaya koyuyor. Sadece Berlin’de yaklaşık 616 kişinin doğrudan klan suçlarıyla bağlantısı olduğu biliniyor. Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde ise bu sayı 4 binin üzerine çıkıyor. Uzmanlar, bu yapıların çevresinde kümelenen ve suça meyilli olan geniş kitlenin 100 bin kişiye ulaştığını tahmin ediyor. Bu devasa ağ, yabancı istihbarat servisleri için hem lojistik destek hem de eylemci devşirmek için uygun bir zemin oluşturuyor.
Alman Karşı Casusluk Birimi Başkanı Sinan Selen, casusluk ve suikast hazırlıklarının artık sadece izleme aşamasında olmadığını, somut hazırlık eylemlerinin tespit edildiğini açıkladı. Tehdidin boyutu sadece Almanya ile sınırlı değil; geçtiğimiz günlerde Çek Cumhuriyeti’nde İsrail bağlantılı bir savunma sanayi şirketine düzenlenen kundaklama girişimi de İran ve Hamas bağlantısı ekseninde soruşturuluyor. Benzer şekilde Hollanda’da rejim muhalifi bir polisin vurulması, Tahran’ın Avrupa’daki kriminel uzantılarını kullanarak operasyon alanını genişlettiğini kanıtlar nitelikte.
Almanya, bu tehditlerle mücadele kapsamında yakın zamanda İran rejiminin Avrupa'daki en önemli propaganda merkezlerinden biri olarak görülen Hamburg İslam Merkezi'ni (IZH) kapatmış ve faaliyetlerini yasaklamıştı. Güvenlik birimleri şimdi, bu tür resmi yapıların boşluğunu klan tabanlı suç örgütlerinin doldurmasından endişe ediyor.

