
“Arap ve Müslüman gençler damgalanabilir” gerekçesiyle Kürt kızın tecavüzü Gençlik kulübü ve Gençlik Dairesi tarafından aylarca gizlendi
Almanya’nın başkenti Berlin’de bir gençlik merkezinde yaşandığı iddia edilen cinsel saldırı olayı büyük bir skandala dönüştü. Alman gazetesi Der Tagesspiegel’in araştırmasına göre, Berlin’in Neukölln semtindeki bir gençlik kulübünde 16 yaşındaki Kürt bir kız öğrencinin bir grup Arap gençleri tarafından cinsel istismara ve tecavüze uğradığı iddiaları hem tesis yönetimi hem de ilgili kamu kurumları tarafından aylarca bilinmesine rağmen polise bildirilmedi.
Olayın ortaya çıkması, çocuk koruma mekanizmalarının işleyişi ve kamu kurumlarının sorumluluğu konusunda Almanya’da ciddi tartışma başlattı.
Gazetenin ulaştığı bilgilere göre olay Berlin’in Neukölln ilçesindeki Wutzkyallee’de bulunan devlet destekli bir gençlik merkezinde yaşandı.
Sistematik İhmal ve "Sessiz Kalma" Kararı
Tagesspiegel’in ulaştığı belgelere göre, 16 yaşındaki Kürt bir kız öğrenci, Ocak 2026’da bir grup gencin saldırısına uğradı. Gençlerin mağdur çocuğu bir odaya kapatarak cinsel saldırıda bulunduğu, bir kişinin ise kapıda gözcülük yaptığı öğrenildi. Mağdur çocuk, daha sonra yaptığı açıklamada aynı grubun bir üyesi tarafından Kasım 2025’te de tecavüze uğradığını ve bu anların videoya çekilerek şantaj yapıldığını itiraf etti.
Ancak asıl skandal, bu ihbarların ulaştığı resmi kurumlarda yaşandı. Gençlik Dairesi yöneticilerinin, olayı polise bildirmek yerine "alttan alma" kararı aldığı ortaya çıktı. Kurum içi yazışmalara yansıyan bilgilere göre; soruşturma açılması durumunda Arap kökenli gençlerin "tipik Arap ve Müslüman" denilerek damgalanmasından endişe edildiği için adli makamlara başvurulmadı.
Koruma Yerine "Parola" Çözümü
Kurumun, tecavüz ve ağır cinsel saldırı gibi bir suç karşısında polisi aramak yerine, gençlik merkezindeki odaların kapılarını sökmek ve kız çocuklarına bir tehlike anında kullanmaları için "parola" (safeword) belirlemekle yetinmesi büyük tepki topladı. Mağdur genç kızın ancak dışarıdan bir yardım alarak ailesine açılması ve duyarlı bir kadın polis memurunun resen harekete geçmesiyle soruşturma başlayabildi.
Siyasiler Ayakta: "Faili Korumak Kabul Edilemez"
Olayın patlak vermesinin ardından Berlin siyaseti hareketlendi. Gençlik Müsteşarı Falko Liecke (CDU), durumu sert bir dille eleştirerek:
"Müslüman failler damgalanmasın diye kurbanın yüzüstü bırakılması bir skandaldır. Bu tutum tamamen kabul edilemez bir kırmızı çizgidir. Görünen o ki vaka siyasi nedenlerle halı altına süpürülmek istendi," açıklamasında bulundu.
İlgili Belediye Meclis Üyesi Sarah Nagel (Sol Parti) ise olayı "sarsıcı" olarak nitelendirerek, Gençlik Dairesi'nin tutumunun büyük bir hata olduğunu kabul etti ve olayla ilgili dışarıdan uzmanların katılacağı bir soruşturma başlattı.
Polis şu an yaşları 15 ile 19 arasında değişen 8 şüpheli hakkında soruşturma yürütürken, mağdurun babası da ihmali olan kurum yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Neukölln Belediye Meclisi'ndeki muhalefet grupları, "politik doğruculuk" veya "damgalanma korkusu" gibi gerekçelerin çocuk koruma yasalarının önüne geçemeyeceğini, gençlik merkezlerinin güvenli yerler olması gerektiğini vurguluyor.

