BIST 100
12.963,87 0,26%
DOLAR
44,3480 -0,01%
EURO
51,2725 -0,01%
GRAM ALTIN
6.422,21 0,71%
FAİZ
42,81 -1,13%
GÜMÜŞ GRAM
101,46 -0,13%
BITCOIN
70.983,00 0,00%
GBP/TRY
59,3638 0,13%
EUR/USD
1,1559 0,00%
BRENT
103,19 -1,24%
ÇEYREK ALTIN
10.500,29 0,71%
Diyarbakır Parçalı Bulutlu
Diyarbakır hava durumu
10 °

Filiz Deniz: İnsan yüklerinden nasıl kurtulur?

fe487a90-b619-485a-bfde-6d52fb74f804

Eşyalar, eşyaların dünyasında kendine yer edinenler, eşyalara saklanmış hayatlar, anılar...sonrası bir imtihan.

Her bir elbise ayrı ayrı tehditkâr bir gözle baktı bana. Yüklerimle yüzleşmemek, göz göze gelmemek için kendimle savaştım.

İnsan yüklerinden nasıl kurtulur? Ben ilk elbise dolabımdan başladım; güçlü bir cepheye karşı tüm zırhlarımı kuşanarak.

Eşyalar, anılar, nedensiz beklemeler… Beklerken alışmak, alışırken beklemek.

İnsanın sakladığı şeyin sadece bir eşya olmadığını anladım. Yükleri insanın…

İnsan yüklerinden bir günde kurtulmaz; önce onlarla yeniden yüzleşir, yeniden tanışır, yada yeniden tanımayı göze alır. Çünkü yük dediğimiz şey çoğu zaman bir eşya değil, ona sinmiş zamandır, duygudur, bir iç çekiştir.

Bir dolabı, bir çekmeceyi açtığında karşına çıkan yalnızca eşya değildir. Giyilmemiş günler, doğru yerde takılmayı beklemiş, ertelenmiş buluşmalar, yarım kalmış ihtimaller asılı ve saklıdır orada. Her elbise, her nesne bir ihtimali hatırlatır. İşte bu yüzden bakışları tehditkâr gelir; çünkü geçmişin sessiz sorgusudur onlar.

Sen dolabın önünde dururken aslında kendinle karşı karşıyasın. Çekmeceyi açtığında unutmaya yeminli düşler çıkar karşına…Kaçmak kolaydır; kapağı kapatırsın, ışığı söndürürsün, her şeyin yerli yerinde kalmasını tercih edersin. Ama bu içinde taşıdığın yükü hafifletmez; sadece zamanını uzatır. Aklının en kuytu yerine saklı bıraktıklarını, bir çekmeceye saklamaya çalışmak beyhudedir.

Çekmeceler daha sinsidir. Katlanmış eşyalar, düzenli görünen bir zihnin dağınıklığıdır. İçlerine sinen zaman, bekleyen sözler gibi karşılar seni; yarım kalmış vedalar, “belki bir gün”lerdir. İnsan, beklemeye alıştıkça yük taşımaya da alışır. Ve bir süre sonra, taşıdığını göremez olur.

Oysa insanın sakladığı şey eşya değildir. Eşya, hatırlamanın bahanesidir. Asıl saklanan, vazgeçemediği halidir kendisinin. Bir gömlekten değil, o gömleği giydiği andan kopamaz.

Yüklerden kurtulmak atmakla başlamaz. Önce bakmak gerekir; dürüstçe, kaçmadan. “Bu bana neyi hatırlatıyor?” sorusu, “Buna hâlâ ihtiyacım var mı?” sorusundan daha ağırdır. Çünkü ilki kalbe, ikincisi dolaba sorulur. Sonra bir şey olur. İnsan, bazı şeyleri artık taşıyamadığını fark eder. O zaman bırakmak mümkün müdür? sorusunu sorar kendine. Gürültüsüz, tören yapmadan, kimseye anlatmadan, onunla kurduğu bağı kesmek ister.

Ölmüş bir insanın eşyasıyla bir kutuda karşılaşmak ağır bir sancı gibi iner göğsünüze.

Birinin gidişiyle yetim kalmanın en sadık ve en acımasız şahitlerine dönüşür eşyalar. Hiçbir yere varmayacak bir yolculuğun biletini cebinde taşımak gibidir, eşyalar… zamanın o noktada durduğuna dair sessiz bir çığlıktır.

O eşyaya dokunmak, aslında olmayan bir ele dokunma çabasıdır. Bu, ruhu sürekli bir "yas arafında" tutar. Saklanan her nesne, vedayı ertelerken acıyı taze tutan birer anı kumbarasıdır.

En ağır yük, o eşyayı bırakmanın "ihanet" sayılacağı korkusudur. İnsan sanır ki, o hırkayı, o cüzdanı, o gözlüğü verirse, gidene ihanet olacak. Oysa asıl ağırlık, gidenin ruhunu bir nesneye kendinle beraber hapsetmektir.

O eşya seni geçmişin enkazına bağlayan bir halat olarak kalacaktır bilirsin…

Göz göze gelmemeye çalışıp, bir ömrün bütün hıncını tek bir hamle ile bir torbaya koymak.

Ve o an, bir saniye bile düşünmekten kaçıp can havliyle torbalara bakmadan, ağızlarını tek bir hamleyle kapatmaya çalışmak…

Büyük bir boşluk gibi değil; tek bir nefesin göğüs kafesinizi inlettiğini hissedersiniz...
Dursam, baksam, bir daha kaçamamanın korkusu sarar tüm benliğinizi.

İnsan yüklerinden kurtulurken aslında kendine yaklaşır. Çünkü en ağır yük, geriye bırakılan, geride kalan sensin. Sonunda sadece kendinin toplamıyla kalırsın. O toplamda yeni bir denklem çıkar önüne; eksiltilmiş, törpülenmiş, ama daha gerçek bir toplam. Ve o toplamın içinde yeni bir denklem kurulur. Bilinmeyeni sensin, çözülecek olan da.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?