BIST 100
12.937,87 1,15%
DOLAR
44,4934 0,05%
EURO
51,6938 0,02%
GRAM ALTIN
6.828,32 0,36%
FAİZ
42,68 -2,82%
GÜMÜŞ GRAM
107,41 0,00%
BITCOIN
68.224,00 0,07%
GBP/TRY
59,4307 0,04%
EUR/USD
1,1592 0,03%
BRENT
101,16 -2,70%
ÇEYREK ALTIN
11.167,23 0,39%
Diyarbakır Parçalı Bulutlu
Diyarbakır hava durumu
8 °

Gençlere Sosyal Medya Yasağı Ters Tepebilir

The Economist

Rastî-İngiltere merkezli haftalık dergi The Economist, çocuk ve gençlerin sosyal medyadan tamamen yasaklanmasına yönelik girişimlerin “iyi niyetli ama yanlış” olduğunu savundu. Dergi, yaş sınırlarını yükseltmeye dönük politikaların “yarardan çok zarar getirebileceği” uyarısında bulundu.

Makale, son dönemde birçok ülkede 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirilmesi fikrinin güç kazandığına dikkat çekiyor. Aralık ayında Avustralya, 16 yaş altındakilerin Facebook, Instagram ve TikTok gibi platformlarda hesap açmasını yasakladı. Britanya ve İspanya dahil olmak üzere bir düzine ülke benzer düzenlemeleri tartışıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki birçok eyalette de yasa koyucular aynı yönde adımlar atmayı değerlendiriyor.

Kamuoyu desteği de güçlü. Britanya’da halkın yüzde 70’ten fazlası 16 yaş altının sosyal medyadan çıkarılmasını desteklerken, ABD’de bu oran üçte iki düzeyinde.

“Kanıtlar sınırlı, riskler büyük”

The Economist’e göre bu girişimler, ebeveynlerin yaşadığı trajediler ve artan kaygılar nedeniyle anlaşılır. Sosyal medyada kandırılarak müstehcen görüntü paylaşmaya zorlanan ya da kendine zarar verme içeriklerine maruz kaldıktan sonra intihar eden çocuklara ilişkin vakalar toplumda derin bir endişe yarattı.

Ancak dergi, sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığına toplu ve büyük ölçekli zarar verdiğine dair kanıtların sınırlı olduğunu vurguluyor. Artan araştırmalar bazı çocuklar için risklere işaret etse de genel bir “kitlesel zarar” iddiasının kesinleşmiş olmadığını belirtiyor. Bu nedenle, ihtiyati yasakların ters tepebileceği savunuluyor.

Yasaklar aşılabilir, riskler yer değiştirir

Makale, yasakların uygulanmasının pratikte zor olduğuna dikkat çekiyor. Avustralya’daki gençlerin yaş sınırını aşmak için çeşitli yöntemler geliştirdiği belirtiliyor. Ayrıca sosyal medyanın tanımının muğlaklığına işaret ediliyor: Mesajlaşma uygulamaları ve çevrimiçi oyunlar kapsam dışı bırakıldığında siber zorbalık gibi sorunların buralarda devam edebileceği ifade ediliyor.

Ana akım platformlardan menedilen çocukların daha az bilinen ve daha riskli sitelere yönelebileceği; yasakları aşan gençlerin ise karşılaştıkları zararlı içerikleri yetişkinlere bildirmekten çekinebileceği kaydediliyor. Yaş sınırını yükseltmenin sorunları sadece 16 yaşına erteleyebileceği ve gençlerin deneyimsiz biçimde bir anda tam erişim elde edebileceği de vurgulanıyor.

Sosyal medyanın göz ardı edilen faydaları

Dergi, yasak savunucularının sosyal medyanın olumlu yönlerini ihmal ettiğini savunuyor. Özellikle kendini izole hisseden gençler için sosyal ağların önemli bir iletişim ve dayanışma alanı sunduğu belirtiliyor. Farklı coğrafyalardan ve arka planlardan çocuklara yeni fikirler ve bakış açıları kazandırdığına dikkat çekiliyor.

Ayrıca sosyal medya, gençlerin güncel gelişmelere eriştiği başlıca kaynaklardan biri haline gelmiş durumda. Basılı gazetelerin ve televizyon haberlerinin gençler üzerindeki eski etkisinin artık bulunmadığı hatırlatılıyor.

Çözüm: Yasak değil, düzenleme

The Economist, yaş sınırlarını yükseltmek yerine platformların gençler için daha güvenli hale getirilmesini öneriyor. Teknoloji şirketlerinin, genç kullanıcıların platformları nasıl kullandığına dair daha fazla veri paylaşmaya zorlanması; sonsuz kaydırma ve otomatik oynatma gibi bağımlılığı artıran tasarım özelliklerinin yeniden düzenlenmesi; gençlere sunulan içeriklerin daha sıkı denetlenmesi çağrısı yapılıyor.

Bu çerçevede, Avrupa Birliği’nin TikTok’un bazı tasarım özelliklerini “bağımlılık yapıcı” bulduğuna dair ön değerlendirmesine ve değişiklik yapılmazsa para cezası tehdidine dikkat çekiliyor. ABD’de ise çocukken sosyal medyadan zarar gördüğünü iddia edenlerin açtığı büyük davaların görülmeye başlanacağı belirtiliyor. Son dönemde birçok platformun ek güvenlik önlemleri içeren “genç hesapları” uygulamasına geçmesi de kısmi bir ilerleme olarak değerlendiriliyor.

“Gençlerin teknolojiye erişim hakkı var”

Makale, siyasetçilerin yasakları “tek sorumlu seçenek” olarak sunmasını eleştiriyor. Sosyal medyanın yirmi yılı aşkın süredir hayatın parçası olduğuna dikkat çekilerek, düzenleyicilerin bu alanı daha güvenli hale getirmekte başarısız olması durumunda, yapay zekâ gibi yeni teknolojiler karşısında daha büyük sorunların ortaya çıkabileceği uyarısı yapılıyor.

Makale, gençlerin yeni teknolojilere erişim hakkı olduğunu vurguluyor ve yetişkinlerin görevinin yasak koymak değil, çevrimiçi ortamı mümkün olduğunca güvenli ve verimli hale getirmek olduğunu savunuyor.

 

/Kaynak: The Economist/

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?