
Kürt Akademisyen Dr. Veysi Dağ, son günlerde sosyal medyada dolaşıma giren ve 3 Kasım 2025 tarihli olduğu belirtilen bir İmralı görüşme notunda isminin geçmesine ilişkin bir kamuoyu açıklaması yayımladı.
Kudüs İbrani Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde araştırmalarını sürdüren Kürt akademisyen, söz konusu notta Abdullah Öcalan’ın İmralı heyetiyle yaptığı görüşmede Berlin’de düzenlenen Kürt-Yahudi kongresi ve bu alandaki çalışmaları hakkında yazdığı makalelerden birine atıfta bulunduğunu belirtti.
Dağ, açıklamasında Öcalan’ın makalesi hakkındaki değerlendirmesini “takdirle karşıladığını” ifade ederken, isminin bazı yorumlarda sanki “muğlak bir projenin parçasıymış” gibi sunulmasına da açıklık getirdi. Bağımsız bir araştırmacı olduğunu vurgulayan Dağ, çalışmalarını şeffaf ve akademik ilkeler doğrultusunda yürüttüğünü söyledi.
Araştırma alanlarının siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, Orta Doğu çalışmaları ve antropoloji gibi disiplinleri kapsadığını belirten Dağ, bugüne kadar iki kitap ve çok sayıda akademik makale yayımladığını, ayrıca araştırma bulgularını görsel olarak aktarmak amacıyla üç belgesel hazırladığını ifade etti. Dağ, İsrail ve Avrupa’da düzenlenen çeşitli çalıştay, panel ve konferanslarda da yer aldığını belirtti.
Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki güncel araştırmalarının Kürt-Yahudi ilişkilerinin tarihsel kökenlerine odaklandığını kaydeden akademisyen, bu ilişkilerin izlerinin MÖ 720’deki Asur sürgünleri ve yaklaşık MÖ 700’e tarihlenen Kürt takviminin başlangıcı gibi erken dönemlere kadar uzandığını belirtti.
Dağ’a göre Kürt ve Yahudi toplulukları arasındaki tarihsel bağların izleri bugün Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki Erbil, Akrê ve Zaho; İran Kürdistanı’ndaki Sakız ve Bukan; Türkiye’de Diyarbakır, Mardin ve Urfa ile Suriye’de Kamışlo gibi kentlerde görülebiliyor. Aynı şekilde Kudüs’te de sokak, meydan ve sinagog isimlerinde Kürt izlerinin bulunduğunu ifade etti.
Bağımsız bir akademisyen olarak insan onuru, adalet, dürüstlük, doğruluk ve şeffaflık gibi etik standartlara bağlı olduğunu vurgulayan Dağ, çalışmalarının farklı topluluklar arasında anlayış ve diyaloğu geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.
Açıklamasının sonunda Dağ, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşmasını temenni ederek, böylece akademik tartışmalara katılabileceği ve araştırma topluluğuyla bilimsel diyalog yürütebileceği ortamların oluşmasını umut ettiğini dile getirdi.

