
Diyarbakır’da kuruluşunu ilan eden “Kürt Milli Platformu” 13 maddelik deklarasyonunu açıkladı.
Diyarbakır’da dün toplanan platform, Kürtlerin taleplerini içeren 13 maddelik deklarasyonu kamuoyu ile paylaştı. Deklarasyonda, Kürt siyasetinin “temsiliyet krizi” yaşadığı belirtildi, krizin aşılması için, demokratik ve çoğulcu bir ‘merkezi sivil siyasete’ ihtiyaç olduğu kaydedildi.
Deklarasyonda öne çıkan 13 maddelik yol haritası özetle şöyle:
1. Statü ve Kürtçe: Kürtlerin bir "millet" olmaktan kaynaklanan siyasi, coğrafi, idari ve hukuki bir statü kazanması ve Kürtçenin resmi dil olması uluslararası hukukun gereği olarak talep ediliyor.
2. Sivil siyaset: Mücadele yönteminde meşruiyet, şeffaflık, legal ve sivil siyaset esas alınacak.
3. Şiddetin reddi: Mevcut şartlarda şiddet, hak arama mücadelesinde meşru bir araç olarak görülmüyor. Silahların bırakılması olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
4. Ortak tarih: Kürt siyasi tarihindeki tüm olumlu pratikler ilham kaynağı, olumsuzlar ise ders çıkarılacak bir gerçeklik olarak kabul ediliyor.
5. İnanç özgürlüğü: Her türlü inanç ve düşünce özgürlüğü esastır. Platform, tüm inançlara eşit mesafede duracak, inançların araçsallaştırılmasına karşı çıkacak.
6. Vesayete hayır: Siyasette her türlü vesayet reddediliyor. Hiçbir grup veya parti platform üzerinde tahakküm kuramayacak.
7. Eleştiri hakkı: Hakaret içermemek kaydıyla her türlü görüş ve düşüncenin baskı altında kalmadan ifade edilmesi temel ilkedir.
8. Geniş iş birliği ve dayanışma: Toplumsal barışı tehdit eden tekçi ve asimilasyoncu sisteme karşı net bir tutum benimsemeyen kişi ve gruplarla bile ortaklık ve dayanışmaya her zaman açık olunduğu belirtiliyor.
9. Karşıtlık üzerinden siyaset yapmamak: Siyaset, bir kişi veya grubun karşıtlığı üzerine bina edilmeyecek. Başkalarının eksikleri üzerinden değil, kendi milli çizgisi üzerinden politika üretilecek.
10. Ulusal birlik: Kürt ulusal birliğinin sağlanması temel stratejidir. Platform dışındaki "Kurdistani" gruplarla ilişkilerde kardeşlik hukuku ve etik değerler korunacak.
11. Yapıcı dil: Siyasetin dili aşağılamadan ve ötekileştirmeden uzak, çözüm odaklı ve yapıcı olacak.
12. Kürtlerin acılarının istismarı: Kürt halkının tarihsel ve milli acılarının başka partilerce kendi çıkarları için istismar edilmesine ve Kürtlerin bu amaçlara alet edilmesine müsaade edilmeyecek.
13. Çalışma sahası: Öncelikli saha Kuzey Kürdistan ve Türkiye’dir. Ancak dünyanın neresinde olursa olsun hak mücadelesi veren tüm Kürt şahsiyet ve kurumlarla "Ulusal Birlik" çerçevesinde meşru ilişkiler geliştirilecek.
/Amida/

