
Gözaltında gördüğü kötü muamele sonrası intihar eden Onur Yaser Can'in davasında belgeleri yok ettikleri iddiasıyla yargılanan polisler hakkında 6 yıl hapis cezası verildi.
Gözaltında gördüğü kötü muameleden sonra 2010 yılında yaşamına son veren Onur Yaser Can ile ilgili davada karar çıktı.
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, "resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme" suçlarından haklarında 13'er yıla kadar hapis cezası istenen 6 polise, 6'şar yıl hapis cezası verildi.
Davada daha önce 4 sanık polis, "resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme" suçundan 6'şar yıl hapis cezasına çarptırılmış, istinaf mahkemesinde karar bozulmuştu.
GÖZALTINDA ÇIPLAK ARAMA VE İŞKENCEYE MARUZ BIRAKILMIŞTI
ODTÜ Mimarlık Fakültesi mezunu Onur Yaser Can, "esrar satın aldığı" iddiasıyla 2 Haziran 2010’da İstanbul'da Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Ailenin aktardığına göre gözaltı yakınlarına haber verilmedi ve Can'ın ifadesi alınırken yanında avukat bulundurulmadı. Can'a ifade sırasında kendisine imzalatılan tutanaklar da verilmedi.
Ailesi, Onur Yaser Can'ın nezarette çıplak arama ve işkenceye maruz bırakıldığını ifade etti, yine ailenin anlatımına göre Can, nezarethaneden çıktıktan sonra takibe alındı.
YENİDEN İFADEYE ÇAĞRILINCA YAŞAMINA SON VERDİ
Bir gün sonra Narkotik Şube tarafından tekrar ifadeye çağrıldı. Kısa süre sonra, imzasının eksik olduğu gerekçesiyle üçüncü kez ifadeye çağrıldı.
Can, arandığı günün akşamı (23 Haziran 2010) tarihinde 28 yaşındayken yaşamına son verdi.
ANNESİ İNTİHAR ETTİ, BABASI YAŞAMINI YİTİRDİ
Ölümünün ardından ortaya çıkan ve yarım kalmış bir notunda, “gözaltında çırılçıplak soyulduğunu, çömeltilerek bekletildiğini, tokatlandığını, kendisine polislere yalvaran bir kişinin sesinin dinletildiğini, kendisinden muhbirlik yapmasının istendiğini” yazdığı ortaya çıktı.
Onur Yaser Can’ın annesi Hatice Can, hukuki süreç devam ederken 2014 yılında intihar etmiş, baba Mevlüt Can ise sağlık sorunları nedeniyle 2019’da hayatını kaybetmişti.

