
Rastî-ABD ile İran arasında gerilimi düşürmeye dönük diplomatik temaslar sürerken, arabulucu rolü üstlenen Pakistan’ın tarafları Donald Trump’ın Çin ziyareti öncesi en azından “tek sayfalık” bir mutabakat metninde uzlaştırmaya çalıştığı belirtildi.
Diplomatik kaynaklara göre Washington ve Tahran arasında teklifler ile talepler karşılıklı iletilmeye devam ediyor ancak taraflar henüz nihai metin üzerinde anlaşmaya varamadı.
İslamabad yönetiminin öncelikli hedefinin, 14-15 Mayıs tarihlerinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştireceği ziyaret öncesi “savaşın sonlandırılması” ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin maddeleri içeren kısa bir çerçeve metni kabul ettirmek olduğu ifade ediliyor.
İran’ın söz konusu taslağa yaptırımların kaldırılması ve dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması gibi ek talepler sunduğu, bunun ise Trump cephesinde rahatsızlık yarattığı kaydedildi.
Taraflar arasındaki görüş ayrılıkları sürerken Pakistan’ın diplomatik süreç için üç ayrı senaryo üzerinde çalıştığı aktarılıyor.
İlk ve en güçlü senaryoya göre, tarafların tek sayfalık metinde uzlaşması halinde ABD temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin İslamabad’da bir araya gelmesi ve anlaşmanın Trump’ın Çin ziyareti öncesinde imzalanması gündeme gelebilir.
Bu çerçeve metinde ikinci aşama müzakerelere, özellikle nükleer dosya ve diğer ihtilaf başlıklarına ilişkin takvimin de yer alabileceği belirtiliyor.
İran’ın müzakerelerin 60 gün sürmesini istediği, ABD’nin ise sürecin 4 Temmuz Bağımsızlık Günü öncesi tamamlanması için 30 günlük takvimde ısrar ettiği ifade edildi. Pakistan’ın ise taraflar arasında ortak bir formül aradığı kaydedildi.
Düşük ihtimal olarak değerlendirilen ikinci senaryoda ise Trump’ın Çin ziyareti öncesi İslamabad’a uğraması ve mutabakatın Pakistan’da imzalanması seçeneği bulunuyor.
En kötü senaryo olarak değerlendirilen üçüncü ihtimal ise tarafların Trump’ın Çin ziyareti öncesi anlaşamaması. Bu durumda sürecin Haziran ayına sarkmasından endişe edildiği belirtiliyor.
Diplomatik kaynaklar, anlaşma sağlanamaması halinde ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda “Project Freedom Plus” adı verilen operasyonlarını yeniden devreye sokabileceğini öne sürüyor.
Öte yandan Katar’ın da son dönemde sürece dahil olduğu ve İran Devrim Muhafızları’na yakın kanatlarla temas yürüttüğü belirtiliyor.

