
Haseke-Şam ile SDG arasında yürütülen sürecin hız kazandığı bildirildi.
SDG ile yürütülen “entegrasyon” sürecinden sorumlu Şam Cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü Ahmed El-Hilali, yaklaşık 4 bin 500 SDG savaşçısının Suriye ordusuna bağlı 60. Tümen bünyesindeki tugaylara dahil edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Sana Haber Ajansında yer alan haberde; El-Hilali, Cezire bölgesinin zengin doğal kaynaklarına rağmen yıllardır krizlerin etkisi altında kaldığını belirterek, hizmet kurumlarının yeniden inşası ve altyapının rehabilitasyonu için acil adımlar gerektiğini söyledi. Şam yönetiminin son bir aydır bölgede devlet kurumlarını yeniden tesis etmek için hızlandırılmış bir çalışma yürüttüğünü ifade etti.
Haseke ile Kamışlo ve çevre bölgeler arasındaki bazı ana yolların yeniden açıldığını belirten El-Hilali, İç Güvenlik güçleri ile bazı Asayiş unsurlarının ortak geçici kontrol noktaları kurduğunu söyledi. Asayiş güçlerinin varlığının, SDG unsurlarının devlet kurumlarına dahil edilmesi tamamlanana kadar geçici olacağını vurguladı.
Bölgenin yaklaşık 14 yıl boyunca farklı bir yönetim altında kaldığını hatırlatan El-Hilali, bu nedenle toplumun yeni sürece uyum sağlamasının zaman alacağını ancak halk içinde yeniden ulusal aidiyet duygusunun güçlendiğini savundu.
Sürecin yalnızca askeri alanla sınırlı olmadığını belirten El-Hilali, Türk etkisi altındaki Rasülayn hattı da dahil olmak üzere bazı bölgelerde sağlık, eğitim ve hizmet kurumlarının kademeli olarak Şam yönetimine devredildiğini söyledi. Haseke’de Merkez Bankası şubesi ile eğitim ve sağlık müdürlüklerinin yeniden faaliyete geçirildiği belirtildi.
Eğitim alanında ise yıllardır kapalı kalan Haseke ve Kamışlo’daki bazı okulların yeni akademik dönemde yeniden açılmasının planlandığı, Suriye müfredatının bölgedeki okullara gönderildiği ve bu süreci yönetmek üzere yeni bir İl Milli Eğitim Müdürü atandığı bildirildi.
El-Hilali ayrıca Rümeylan petrol sahalarının Suriye Petrol Şirketi’ne devredilmesinin ulusal ekonomiye katkı sağlayacağını belirterek, petrol gelirlerinin bir bölümünün doğu bölgelerinin kalkınmasına ayrılması gerektiğini söyledi. Cezire bölgesinin zengin yer altı ve tarımsal kaynaklarına rağmen halkın ağır yaşam koşullarıyla karşı karşıya olduğunu da sözlerine ekledi.

