
Rastî-ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerde son aşamaya gelindiğini belirterek, İran ile bir anlaşma yapmaya "çok yaklaştıklarını" ve sürecin her geçen gün daha iyiye gittiğini söyledi. Bölgesel müttefikler ve arabulucu ülkelerle yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü kaydeden Trump, anlaşmanın sağlanamaması halinde askeri seçeneklerin de masada kalmaya devam edeceğini vurguladı.
Trump, Türkiye, Suudi Arabistan, BAE, Katar, Mısır, Ürdün ve Bahreyn liderlerinin yanı sıra resmi arabuluculuk görevini üstlenen Pakistan'ın Genelkurmay Başkanı Asım Munir ile de telefonda görüştüğünü açıkladı. Görüşmelerde anlaşma taslağının son detaylarının ele alındığını ifade eden ABD Başkanı, olası bir mutabakat durumunda nükleer kısıtlamalara ek olarak şubat ayından bu yana kapalı olan Hürmüz Boğazı'nın da yeniden ticari geçişlere açılacağını duyurdu.
Seçenekler yarı yarıya: "Ya sert bir darbe ya da iyi bir anlaşma"
Süreci Beyaz Saray'da kurmaylarıyla birlikte yakından takip eden Trump, Amerikan basınına verdiği mülakatlarda ise askeri müdahale ihtimalini tamamen dışlamadı. Anlaşma şansı ile saldırılara dönme olasılığının eşit düzeyde olduğunu belirten Trump, "Bence iki seçenekten biri gerçekleşecek; ya onlara şimdiye kadar hiç görmedikleri kadar sert bir darbe indireceğim ya da iyi bir anlaşma imzalayacağız" ifadelerini kullandı. Kararını kısa süre içinde netleştireceğini söyleyen Trump, muhtemel bir taslağın 60 günlük bir geçici ateşkesi, İran limanlarına yönelik ablukanın gevşetilmesini ve dondurulmuş bazı varlıkların serbest bırakılmasını içerdiğini işaret etti.
Tahran: Anlaşmaya hem çok yakın hem çok uzağız
İran devlet televizyonu, ABD ile yürütülen müzakerelerde çerçeve metninde son aşamaya gelindiğini doğrularken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi temkinli bir açıklama yaptı. Görüşmelerdeki durumu "Anlaşmaya hem çok uzak hem de çok yakınız" sözleriyle özetleyen Bekayi, tarafların pozisyonlarının çözüme yaklaştığını ancak Washington’ın çelişkili açıklamaları nedeniyle sürecin henüz nihayete ermediğini belirtti.
Bekayi, Hürmüz Boğazı'nın statüsüne ilişkin Trump'ın açıklamalarına da yanıt vererek, "Hürmüz Boğazı'nın ABD ile bir ilgisi yok; bu konu tamamen bizim ve kıyıdaş ülkelerin egemenlik alanıyla alakalıdır" dedi. Tahran'ın önceliğinin savaşı tamamen sona erdirmek olduğunu hatırlatan Sözcü, nükleer programın geleceği ve yaptırımların kaldırılması gibi teknik ayrıntıların ancak bu mutabakat zaptı imzalandıktan sonraki 30 ila 60 günlük süreçte ele alınabileceğini sözlerine ekledi.

