
Hamburg’da düzenlenen "Mykonos Tuzağı" adlı kitabının tanıtım etkinliğinde konuşan yazar Perwer Armed, "Dr. Şerefkendî bu tuzaktan sağ kurtulsaydı, bugün Rojhilat çok daha farklı bir konumda olabilirdi" dedi.
İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-İ) lideri Dr. Sadıq Şerefkendî’nin üç arkadaşıyla birlikte katledildiği suikastın perde arkasına ışık tutan kitabın tanıtımı, Almanya’nın Hamburg kentinde gerçekleştirildi. Azad Irmak’ın moderatörlüğünü üstlendiği etkinlik, Almanya Kürt Toplumu (KGD) Hamburg Eyalet Teşkilatı tarafından Mut! Theater’da organize edildi.
Etkinliğe katılan gazeteci-yazar Perwer Armed, uzun yıllar süren araştırmalar sonucu tamamlanan kitabının serüvenini okurlarıyla paylaştı. Eserine sadece Kuzey Kürdistanlı okurların değil, Rojhilatlıların da yoğun ilgi gösterdiğini belirten Armed, bundan dolayı da kitabın Kürtçe-Soranî çevirisinin Nisan ayında yayımlanacağını duyurdu.
“Dr. Şerefkendî ‘kardeş savaşı’na son verdi”
İran devletinin son iki yüzyıldır suikast, komplo ve ihanetlerle Kürt liderlerini tasfiye etmeye çalıştığını ifade eden Perwer Armed, Rojhilat’ın (Doğu Kürdistan) yakın tarihinde yaşanan kritik gelişmeleri ve önemli şahsiyetleri anlattı.
Yolları birçok kez kesişen ve tıpkı Dr. Şerefkendî gibi 1989’da Viyana’da İran devletine bağlı tetikçilerin saldırısında hayatını kaybeden Dr. Ebdurrehman Qasimlo ile olan dostluk hikâyelerini paylaşan Armed, şunları söyledi:
“İran devleti, Dr. Qasimlo’yu ortadan kaldırarak PDK-İ’nin mücadelesini bitirmeyi ve Rojhilat özgürlük hareketine büyük bir darbe vurmayı umuyordu. Ancak ardından partinin başına geçen Dr. Şerefkendî, Qasimlo’nun anısına bağlılık yemini ederek onun yıllarca öncülük ettiği mücadeleyi başarıya ulaştırma sözü verdi. Dr. Şerefkendî’nin üç yıllık liderlik dönemine baktığımızda; PDK-İ mücadelesinin kesintisiz sürdüğünü, hatta onun inisiyatifiyle Komale güçleriyle yıllardır devam eden ‘kardeş savaşı’nın sonlandırıldığını, hem Kürt güçleri hem de İran muhalefetiyle önemli bir birliktelik sağlandığını görüyoruz.”
Hedefi tüm İran muhalefetini birleştirmekti
İran İstihbarat Bakanı Ali Fallahiyan’ın, Mykonos suikastından 17 gün önce PDK-İ ve Komale’yi kastederek sarf ettiği, “İçeride hepsini bitirdik; sadece biri büyük, diğeri küçük iki ayrılıkçı örgüt kaldı, onların da dışarıda peşlerindeyiz” sözlerini hatırlatan Armed; “Dr. Şerefkendî o tarihlerde Avrupa gezisindeydi; bu sebeple Stockholm ve Kopenhag’da sıkı polis koruması altındaydı. Ancak nedense Berlin’de işler ters gitti. Bunun nedenlerini ‘Mykonos Tuzağı’ kitabımda ayrıntılarıyla ele aldım” dedi.
Dr. Şerefkendî’nin Berlin’den sonra Köln’e geçmeyi ve orada tüm İran muhalefetini bir araya getirecek bir konferansa öncülük etmeyi planladığını belirten Armed, şu bilgileri paylaştı:
“Dr. Şerefkendî, bu konferansın ön hazırlıkları kapsamında Berlin’deki Mykonos restoranında İranlı muhaliflerle bir araya gelmişti. Ancak bu kritik buluşma, bir Kürt liderine kurulan hain bir tuzağa dönüştü. Şunu açıkça söyleyebilirim ki; eğer Dr. Şerefkendî bu tuzaktan kurtulabilseydi, bugün çok daha farklı bir Rojhilat ve İran görebilirdik. Zira İran rejimi bu suikastla adeta bir taşla birkaç kuş vurdu: Hem PDK-İ’ye ağır bir darbe indirdi hem de Kürtler ile İranlı muhalifler arasında derin bir güven krizi yaratarak muhalefetin parçalanmasına yol açtı.”
Etkinliğin sonunda yazar Perwer Armed’in dinleyicilerin sorularını yanıtladı ve okurları için kitabını imzaladı. Etkinlik, sanatçı Hêja Netirk’in, Dr. Şerefkendî’ye de atıfta bulunan ünlü Kürt şair Arjen Arî’nin “Şêrgele” şiirini okumasıyla son buldu.

“Mykonos Tuzağı” kitabının bir sonraki tanım etkinliği ise 15 Mart 2026 Pazar günü Frankfurt’ta gerçekleşecek. Hochtaunus Alevi Kültür Merkezi'nin ev sahipliği yapacağı bu etkinlik, bir kitap tanıtımı ve sohbet formatında düzenleniyor. Programın moderatörlüğünü Ümit Kaya üstlenecek.

