
Suriye’de Alevi kadınlara yönelik kaçırma ve cinsel şiddet, sistematik olarak hız kesmeden devam ediyor. Kaçırılan kadınların İdlib merkezli köle pazarında satıldıkları, fidye karşılığında rehin tutuldukları, işkence ve tecavüze uğradıkları ve birden çok erkekle nikahlandırıldıkları defalarca raporlandığı halde HTŞ rejimi, bu vahim suçları engellemek yerine sadece inkar etti. Uluslararası toplumun Suriye’de kadınlara yönelik bu suçları görmezden gelmesi de, ne yazık ki cihatçı çeteleri daha çok cesaretlendirdi.
Alevi kadınlara yönelik şiddet yeni bir boyuta ulaşmış durumda. Bu kez, kadınları kaçırmanın ve cinsel şiddetin adı "Allah yolunda İslam için gönüllü kaçmak" olarak kamufle ediliyor. Alevi halkı,
29 Nisan 2026 günü kaçırılan Betul Suleyman Alluş gibi, kadınlar üzerinden Selefi din baskısı altına alınıyor... Alevi halkı üzerindeki soykırım, bu kez Betül’de görüldüğü üzere, “kaçırma, tehdit, işkence yoluyla selefileştirme” kuşatması şeklinde yeni bir boyut kazandı. El Kaide kökenli ve IŞİD uzantısı HTŞ’nin başta Aleviler olmak üzere farklı inanç gruplarına ve laik yaşam savunucularına selefi/Vahabi karanlığını dayatması asla kabul edilemez.
Betül Süleyman Alluş Alevi bir genç kız. Tişrin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıp Teknolojisi öğrencisi. Aynı zamanda Üniversitenin yurdunda kalıyor ve her hafta sonu Ailesini ziyarete gidiyor. 29 Nisan 2026 tarihinde öğrenim gördüğü Lazkiye Tişrin Üniversitesinden kaçırıldı.
Kızlarıyla bağlantıları kesilen anne ve babası yurt müdürünü arayıp Betül’ün akibetini sorduklarında, yurt müdürü, kızlarının Ceble’de olduğunu ve kendi isteğiyle gittiğini söyledi. Ailenin güvenlik kamera kayıtlarını ısrarla istemesi üzerine, sadece Betül’ün okula giriş görüntüleri veriliyor, ama çıkış görüntü kayıtları silinmiş.
Üniversitenin içinden zorla götürüldüğü, tanık ifadeleriyle sabit olduğu ailesi tarafından doğrulanıyor. Anne ve baba, sosyal medyadan kızları için yardım çağrısı yapınca ve bu çağrı duyarlılık sağlayıp yayılınca, Betül’ün telefonundan ailesine ve sosyal medya hesaplarına mesajlar gönderiliyor.
Gönderilen mesajda, genç kızın “evinden ve dininden kaçtığı”, “İslam’a geçtiği” ve kendisine “Allah yolunda hicret imkânı sağlandığı” öne sürüldü. Mesajda özellikle kullanılan “hicret imkânı” ifadesi, olayın organize bir Selefi/Vahabi eylemi olduğunu gösteriyor.
Kızları için yardım isteyen Babası, “Sünni katliamı yapan rejim uzantısı bir şebbiha” olmakla suçlanıp susturulmak istendi. Kızının peşini bırakmazsa, kendisi, ellerinde tutukları kızı ve ailesiyle tehdit edildi.
Sosyal medyadaki tepkiler üzerine, HTŞ’nin İçişlerine bağlı Genel Güvenlik merkezinde Betül ailesiyle görüştürüldü. Emniyetten, Betül’ün 10 Mayıs Pazar günü aileye teslim edileceği sözü verildi. Ancak, 10 Mayıs Pazar günü, HTŞ’nin bütün kurumlarının ziyaret edip telkin aldıkları Selefi şeyh Abdul Razzaq Al-Mahdi, Betül gibi bütün Alevi kadınların ve genç erkeklerin “İslam yolunu seçmesi için çalışma yapma” çağrısında bulundu. Bunu “Alevilerin selefileştirilmesi fetvası” olarak kabul eden HTŞ emniyeti, Betül’ü aileye teslim etmekten vaz geçti.
Ailesinden alınan son bilgiye göre, Betül Süleyman Alluş Ceble’de selefi/vahabi öğretisini dayatan HTŞ’nin bir kurumu olan “kız evi/okulunda” rehin tutuluyor. Betül için sessiz kalmak, inançlara yönelik el Kaideci gerici baskının yaygınlaşmasına neden oluyor. “İslam yolunu seçti” kamuflajıyla kadınların kaçırılmasının “meşrulaştırılmasına” izin vermeyeceğiz.
Bütün uluslararası topluma/ kurullara ve kadın örgütlerine çağrımızdır: Suriye’de Aleviler soykırım cenderesin, Suriye’de Alevi kadınlar kaçırılıyor, zorla selefileştirme kuşatması altında hürriyeti tahdit ve cinsel şiddete maruz kalıyor!...
Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, Uluslararası İnsan Hakları/Kadın Hakları örgütlerinden Acil Taleplerimizdir:
1. Betül Süleyman Alluş özgür bırakılsın ve derhal ailesine teslim edilsin!
2. HTŞ Rejiminin, başta Alevi kadınlar olmak üzere Suriye’de Kadınlara Yönelik Şiddeti durdurması ve suçluların cezalandırılarak caydırıcı önlemler alması için acilen uluslararası somut müdahalede bulunulsun!
3. HTŞ Rejiminin ve HTŞ ye bağlı güҫlerin Alevilere/Azınlıklara ve özellikle kadınlara yönelik suçlarının araştırılması için derhal bağımsız bir uluslararası heyet oluşturulsun ve Suriye’ye giderek inceleme başlatılsın!
Avrupa Arap Alevileri Federasyonu
Australian Syrian Association inc.
AABK, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
ABF, Alevi Bektaşi Federasyonu
ADFE, Türkiye Alevi Federasyonu
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı
Alevi Kültür Dernekleri
Pir Sultan Abdal Kültür Derneĝi
Alevi Egitim Merkezi „ Şah Ibrahim Veli“ e.V.
AFA, Alevi Federation of Australia
ASKD, Akdeniz Sosyal Kültür Yardımlaşma Dernği
Kamer Vakfı
Bodrum Kadın Dayanışma Derneĝi
TAAKB, Türkiye Akdeniz Alevileri Kültür Birliĝi, Hollanda
Kadav, Kadınlarla Dayanışma Vakfı
Bodrum Yurttaş İnisiyatifi
Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinasyonu
Karya Kadın Derneĝi
Mor Dayanışma
Reservoir Markaz, The Alawai Islamic Social Centre, Australian
Mannheim Konferans Heyeti
İlerici Kadınlar derneği
AHRS, Suriye İnsan Hakları Topluluğu e.V.
Contact: AHRS.desk@proton.me

