BIST 100
14.446,42 3,64%
DOLAR
46,2933 0,00%
EURO
53,6794 0,02%
GRAM ALTIN
6.413,94 0,00%
FAİZ
41,76 -2,36%
GÜMÜŞ GRAM
104,19 0,00%
BITCOIN
66.443,00 -0,08%
GBP/TRY
62,1190 -0,01%
EUR/USD
1,1592 0,02%
BRENT
83,56 -4,32%
ÇEYREK ALTIN
10.486,80 0,00%
Diyarbakır Az Bulutlu
Diyarbakır hava durumu
22 °
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Dersim’de 9 yıllık karanlık: Onur Sefer intihar etmedi öldürüldü, korucular ya da özel harekat işin içinde

Dersim’de 9 yıllık karanlık: Onur Sefer intihar etmedi öldürüldü, korucular ya da özel harekat işin içinde

IMG_0022

Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Ergen köyü mevkiinde 7 Mayıs 2017 tarihinde meydana gelen ve kamuoyunda uzun süre intihar denilerek üzeri örtülmeye çalışılan Onur Sefer (25) cinayeti hâlâ aydınlatılmayı bekliyor. Dosyanın Hozat Cumhuriyet Başsavcılığından alınarak Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına devredilmesinin ardından gazetemize konuşan Sefer ailesinin avukatı Cihan Ezer, dosyada somut ve net deliller olmasına rağmen faillerin korunduğunu iddia etti. Ezer, cinayetin arkasında korucu ve özel harekat yapılanmalarının izi olduğunu ileri sürdü.

“İntihar değil, net bir insan öldürme dosyası”

Daha önce Hozat Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilen takipsizlik kararını, sundukları uzun itiraz dilekçeleriyle Tunceli Sulh Ceza Hakimliği üzerinden kaldırttıklarını belirten Avukat Cihan Ezer, “Bu olay net olarak belli bir insan öldürme dosyasıdır. İntihar iddiası kesin olarak çökmüştür. Bilirkişi ve adli tıp raporları da bunu kanıtlıyor. Ancak savcılık makamı bugüne kadar etkin bir soruşturma yürütmedi. Adeta karakoldaki görevliler kafalarına göre ifade alıp dosyayı gönderdi” dedi.

Sır dolu 3 gün

Avukat Ezer, Onur Sefer’in hayatını kaybetmeden önceki son 3 gününe dair dosyaya giren ancak soruşturulmayan önemli ayrıntıları şu sözlerle aktardı: “Onur, olaydan iki gün önce Sibel İskil ve Gülçiçek isimli bir kadınla beraber Gözeler tarafına gidiyor. Elazığ’da bir gün kaldıktan sonra Sibel’in teyzesinin evine geçiyorlar. Onur onları bırakıyor ve ardından yoğun bir telefon trafiği başlıyor. Sibel, teyzesi Tunay ve Gülçiçek arasında paralel ve bitmek bilmeyen konuşmalar var. Bu konuşmaların ardından Onur evinden ruhsatlı silahını alıp arabasına biniyor. Telefon trafiği sürerken aniden Onur’un telefonu kapanıyor. Bu kez Tunay isimli şahıs panikle Onur’un arkadaşı Ahmet Sefer’i arıyor. Ertesi gün ise Onur kırsalda aracının içinde vurulmuş halde bulunuyor.”

“Ateş dışarıdan açılmış, silah sonradan konulmuş”

Olay yerindeki delillerin cinayeti açıkça ortaya koyduğunu belirten Ezer, “Ölen bir insanın yanındaki av tüfeği, adeta birisi tarafından oraya bırakılmış gibi yan koltukta duruyordu. En önemlisi, şahsa ateş camın dışından açılmış. Yani dışarıdan bir başkası tarafından öldürüldüğü sabit. Savcılar bu kadınlara ‘Aralarında ne konuştunuz, neden paniklediniz?’ diye sormuyor. Ahmet Sefer’e, Onur’un kiminle görüşmeye gittiğini sormuyor” diyerek tepki gösterdi.

Tecavüz iddiasından PKK milisi iftirasına kadar her şey var

Şüphelilerin ifadelerindeki çelişkilere dikkat çeken Ezer, hedef şaşırtmak için her yola başvurulduğunu belirtti: “Sibel isimli şahıs önce ‘Bana tecavüze kalkıştı’ dedi. Bu iddia tutmayınca ve dosya yeniden açılınca facia ortaya çıktı. Olaydan 6 yıl sonra verdikleri ifadede ‘O zaten PKK milisiydi, yardım ediyordu’ demeye başladılar. Bu, kişiyi düşmanlaştırarak cinayeti meşrulaştırma ve dosyayı kapattırma çabasıdır. Bunlara arkadan akıl veren bir güç var.”

Tıpkı Gülistan Doku dosyası gibi

Cinayetin neden aydınlatılmadığına dair en çarpıcı iddiayı dile getiren Avukat Cihan Ezer, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu olay İstanbul’da, Ankara’da olsaydı bu telefon trafiğiyle ilk gün herkes tutuklanmıştı. Benim hukuki ve kişisel kanaatim nettir: Bu olayda, tıpkı Gülistan Doku olayındaki gibi korucuların ya da özel harekatın parmağı var. Bu şahısların o yapılarla bağlantıları olduğu için dosya yukarıdan bir güçle engelleniyor, failler tutuklanmıyor. Sıradan bir vaka neden aydınlatılamasın? Eğer işlem yapılmıyorsa, ucu başka yerlere dokunduğu içindir.”

Bilirkişi raporundaki çelişkiler

Onur Sefer’in ölümüne ilişkin dosyada yer alan adli tıp ve bilirkişi raporları, olayın intihar olmadığını bilimsel olarak kanıtlıyor:

  • Sefer’in vücuduna sol göğüs üstü ve sol koltuk altı olmak üzere en az 2 adet ateşli silah mermisi isabet etti. Atışların bitişik mesafeden yapıldığı iddia edilse de; tüfeğin boyutları, Sefer’in araç içindeki yatış pozisyonu ve sol ön kapıdaki saçma giriş delikleri arasındaki dağılımın birbiriyle uyumsuz olduğu tespit edildi.
  • Aracın sağ ön koltuk sırt kısmında “el parmakları şeklinde” sürüntü kan lekeleri bulundu. Ancak bu izlerin, Onur Sefer’in araç içindeki yatış pozisyonu ile uyumlu olmadığı raporda açıkça belirtildi.
  • Aracın sol arka tekerlek bölgesinde bulunan yoğun kan lekelerinin nasıl oluştuğuna ilişkin ise uzmanlar tarafından hiçbir “teknik izahat” yapılamadı.

Ağabey Özer Sefer: Olay bir cinayet

Onur Sefer’in ağabeyi Özer Sefer, kardeşinin ölümünün başından beri planlı bir cinayet olduğunu ve faillerin korunduğunu vurguladı. Dosyanın Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına geçmesiyle HTS kayıtlarının yeniden incelenmeye başladığını belirten ağabey Sefer şunları paylaştı: “Olayın başında ‘intihar’ deyip geçiştirmeye çalıştılar ama bu kesinlikle bir cinayet. Kardeşimin son 3 gününü birlikte geçirdiği Sibel ve arkadaş çevresi doğrudan bu işin içinde. Zaten olaya bakan YASA (Jandarma Yapay Zeka Soruşturma Analiz) timleri de ‘Olay artık net bir cinayet’ diyor.”

“Korucunun kızının telefonunu kullandılar”

Sibel’in, teyzesinin ve yanında bulunan Gülçiçek isimli arkadaşının ifadeleri yeniden alındığını hatırlatan Sefer, “Sibel, son gün kendi cep telefonunu hiç kullanmıyor. Bütün iletişimini arkadaşı Gülçiçek’in telefonu üzerinden yürütüyor. İşin dikkat çekici boyutu ise Gülçiçek denilen kadın bölgedeki bir korucunun kızı.”

“Onur’un annesinin ahını aldınız”

Gülçiçek isimli kadının daha sonra evlendiği, bir çocuğunu 2-3 yaşlarındayken kaybettiği ayrıntısını da paylaşan Sefer, Gülçiçek’in annesinin torunun mezarı başında kızının ve yanındakilerin yüzüne, ‘Siz Onur’un annesinin ahını aldınız. Siz artık gün yüzü görmezsiniz, hayatınız boyunca gün görmeyeceksiniz’ dediğini belirtti. Sefer son olarak şunu söyledi: “Kendi annesi bile her şeyi biliyor. Bu işin içinde hep beraberler, faili uzaklarda aramaya gerek yok, her şey ortada ama adalet işlemiyor.”
Kaynak/ Evrensel

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?