
Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP), 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden iki gün önce Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlediği mitinge yönelik IŞİD tarafından gerçekleştirilen bombalı katliamın üzerinden 11 yıl geçti. 5 kişinin yaşamını yitirdiği, yüzlerce kişinin yaralandığı saldırı, bölge siyasetinde kırılma noktası olan katliamlar silsilesinin ilk halkası oldu.
Katliam Nasıl Gerçekleşti?
5 Haziran 2015 günü yüz binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen "Büyük İnsanlık" mitinginde, saat 17.50 ile 17.55 arasında 5 dakika arayla iki ayrı patlama yaşandı.
İlki platformun sağ tarafındaki bir çöp kutusunda meydana gelen patlama kitlede büyük bir paniğe yol açmazken, asıl tahribat yüksek gerilim trafosunun önüne bırakılan ikinci düzenekle gerçekleşti. TNT ve amonyum nitrat ile hazırlanan, parça tesirini artırmak için yüzlerce çelik bilyeyle desteklenen bombanın uzaktan kumandayla patlatılması sonucu trafonun demir ve beton parçaları şarapnele dönüştü.
5 Can Kaybı, Yüzlerce Ağır Yaralı
Saldırıda Ramazan Yıldız (16), Necati Kurul (47), Şehmuz Kaçan (34), Civan Arslan (17) ve Ali Türkman hayatını kaybetti. Resmi verilere göre 400’ün, bağımsız kaynaklara göre ise 500’ün üzerinde yurttaş yaralandı. Sinemacı Lisa Çalan da dahil olmak üzere onlarca kişi parça tesiri nedeniyle bacaklarını ve uzuvlarını kaybederek kalıcı olarak engelli kaldı.
Patlamanın hemen ardından güvenlik güçlerinin alandaki kitleye göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etmesi, ambulansların meydana girişini geciktirdi. Yaralıların büyük kısmı miting katılımcıları tarafından sivil araçlarla hastanelere taşındı.
İstihbarat İhmali ve Yargılama Süreci
Katliamın faili olan IŞİD’in Adıyaman merkezli "Dokumacılar" hücresi üyesi Orhan Gönder, saldırıdan bir gün sonra Antep’te bir otelde yakalandı.
Dava dosyasına giren belgelere göre; ailesinin "IŞİD'e katıldı" ihbarı üzerine Orhan Gönder hakkında "Kayıp Şahıs" araması bulunuyordu. Saldırıdan iki gün önce, 3 Haziran'da Diyarbakır’da kaldığı otelde polislerin UYAP kontrolü yaptığı, ancak arama kararı "Terör" kodlu olmadığı için sadece imzasının alınarak serbest bırakıldığı ortaya çıktı.
Güvenlik gerekçesiyle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşınan dava, 2020 yılında sonuçlandı. Tutuklu sanıklar Orhan Gönder, İsmail Korkmaz ve Mustafa Kılınç’a "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "nitelikli öldürme" suçlarından 5'er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 336'şar yıl hapis cezası verildi. IŞİD'in Türkiye sınır sorumlusu İlhami Balı ve Mustafa Dokumacı gibi firari sanıkların dosyası ayrılırken, ihmali bulunan kamu görevlilerine yönelik yargılamalar ise etkin bir cezalandırma olmadan sonuçlandı.

